19 Temmuz 2007 Perşembe

TOPLU SÜRÜŞ TEKNİĞİ

GRUP SÜRÜCÜLERİNİN VE LİDERLERİNİN SORUMLULUKLARI

Bu yazının amacı: Herkesin güvenli bir şekilde birlikte sürüş yapabilmesi ve sağ salim evine dönebilmesine yardımcı olabilmektir. Kimsenin özgürlüğünü kısıtlamak değildir. Genel bir bilgilendirmedir ve karşılaşabileceğiniz her duruma bir açıklama getirmez. Bu yüzden herkesin bu yazıyı okumasını ve kendi yargılamaları ışığında uygulamasını tavsiye ederim. Unutmayın kendi güvenliğinizden öncelikle kendiniz sorumlusunuz bu yüzden yetenekleriniz, bilginiz ve motorunuzun kapasitesi oranında sürüş yapınız.

Sürücülerin sorumlulukları:

Gruptaki herkesin, gurup dışındaki herkesin, civardaki diğer yayalar ve araçların güvenliğini ve mal varlığını gözetmekle sorumlusunuz. Bu yüzden ana hatlara ve hedeflere dikkat ediniz.

Her durumda liderin talimatlarına uyunuz. Tek istisna bu talimatların sürücüyü yada herhangi bir bireyi tehlikeli bir duruma sokmasıdır.

Motosiklet ve diğer sürüş ekipmanlarını güvenli sürüşe uygun durumda hazır tutunuz.

Farlar açık sürüş yapınız.

Önce güvenlik tavrı ile sürüş yapınız. Tüm bireylerin, guruptan olsun olmasın, güvenliği evrensel bir önemdedir.

Hem sürücünün hem de artçısının(yolcusunun) kask takmaları gerekir.
Alkollü sürüş kesinlikle yapılmamalıdır.

Hedefe varmadan ayrılacaklar varsa bu durumun önceden gurup liderine bildirilmiş olması gereklidir.

Toplanma yeri ve hareket zamanı:

Belirtilen toplanış mahallinde yakıtlar dolu olarak ve önceden bulununuz.
Hareketten evvel durulacak yerler, ikmal noktaları, gidilecek yol hakkında guruba temel işlemler ve formasyonlar hakkında bir brifing verilir, hatırlatmalar yapılır.
Tüm üyeler önceden belirlenmiş hareket zamanında grubun hareket etmesini engelleyecek davranışları sergilemekten kesinlikle kaçınmalıdırlar.

Sürüş formasyonu ve bireysel pozisyonlar:

Photobucket

Standart iyi hava şartlarında fermuar düzeni uygulanır. Öndeki motorla aranızda 2 saniye çaprazınızdaki motor ile aranızda 1 saniye mesafe bırakılır.

Lider gurubun başında olmalıdır ve gidiş hattının merkezinin solunda sürüş yapacaktır. Gurup artçısı formasyonun arkasında olur.

Yeni üyeler, misafirler ve tecrübesi az sürücüler gurubun ön tarafında liderin hemen arkasına yerleştirilir.

Her sürücü bir sonraki hedefe varıncaya kadar başlangıç pozisyonunu muhafaza eder. Bu sürücülerin önlerindeki ve arkalarındaki sürücülerin sürüş alışkanlıkları ve davranış biçimlerini tanımasına yarar. Bilhassa yeni tecrübesiz sürücüler için bu çok yaralıdır.

Bazı şartlar oluştuğunda lider gurubun tek sıra formasyonuna geçmesini talimatını verebilir. Sinyal sol kolun tek parmak açık yukarıya kaldırılıp tutulmasıdır. Bu işareti gördüğünüzde önünüzdeki sürücüden güvenli bir mesafe geri kalarak tek sıraya girin. Soldaki sürücüler sağ sıradakilerin önüne girerler.

Eğer gurup çok kalabalıksa küçük guruplara ayrılmak daha güvenlidir. Oluşan gurupların sayısı kadar yeni lider ve gurup artçısı oluşturulması gerektir.

Üç tekerlekli motorlar daima gurubun arkasına yerleştirilir ve sürekli tek sıra olarak sürüş yapmalıdırlar.

Yolculu motorlar fermuar düzeni sürüşte sağ tarafta toplanmalıdırlar.

Hız, aralar ve mesafeler:

Lider bir sürat oluşturup bunu muhafaza etme işlevini sağlayacaktır. Bu sürat tecrübesiz sürücülerinde uygulayabilecekleri bir seviyede olmalıdır. Ayrıca çevre şartları, izin verilen hız limitleri ve güvenli sürüş pratikleriyle uyumlu olmalıdır. Lider arkasındaki gurubun formasyonunun durumunu aynalarından sürekli kontrol etmelidir.

Liderler başlarında tecrübeli bir başka lider ve gurup artçısı olmak kaydıyla tecrübesizleri bir ayrı gurup formasyonuna ayırabilirler.

Tüm sürücüler arkadaki sürücülerin düzensiz hızlara girmesini düzenlemek üzere aynı hızı tutturmaya gayret göstermelidirler.

Tüm sürücüler liderle ve diğer sürücülerle aralarındaki uygun güvenli mesafe ve hat pozisyonlarını mevcut yol, trafik ve hava şartları ile uyumlu olabilmek için muhafaza edeceklerdir.

Asgari güvenli takip mesafesi:

Gurup içinde 2 saniye öndeki sürücüden ve 1 saniye çaprazdaki sürücüden aynı noktadan gecikmeli geçiş. Tek sıralı formasyonda direk öndeki sürücüden asgari 2 saniye gecikmeli geçiş. Sürücüler arasındaki aralar fazla açılırsa buraya diğer araçlar girip gurubu ayırabilir bu da liderin görevini engelleyecektir.

Sürücüler arası bırakılacak aralar hız ve yol şartlarınca belirlenmelidir. Sürüşe başlamadan önce her yol için bu mesafeler belirlenmelidir. Ne kadar hızı artırırsanız mesafeleri de o kadar büyütmelisiniz. Tüm guruptaki ara mesafeler aynı tutulmalıdır.

Liderin hemen önündeki araçlarla lider arasındaki mesafe kesinlikle asgari 3 saniye gecikmeliden az olmamalıdır. Gurubun önüne bir araç geçtiğinde bu ayarlamayı yeniden yaptığınızdan emin olunuz. Bu gecikme süreleri asgari süreler olup tam durma mesafeleri değildir.

Güvenli hat pozisyonları:

Hattın merkezinin solu ve sağıdır. Bu sürücüyü ortada biriken yağ lekelerinden uzak tutarken fermuar düzeninin oluşmasına doğru aralarla gerekli hat şeklinin sağlanmasıyla da olanak sağlayacaktır.

Trafik hatları:

Lider gurubu şu durumlarda tek sıraya sokar:

Trafik akış sürati gurup sürati ile aynı tempoda ise bu durumda hat değiştirmek beklenmeyen bir tehlike oluştuğunda yada trafik sizden daha yavaşladığında yapılır. İki gidiş iki geliş otobanlarda gurup yavaş hatta ise ve fermuar düzeninde giderek hızlı akan trafiğin soldan geçişine, sağdaki yavaş akan trafiği sollama durumunda değilse izin verir. Üç veya daha fazla gidiş ve aynı sayıda geliş hatlı otobanlarda soldan ikinci yavaş hatta fermuar düzeninde gidilerek sağ yandan giriş çıkışlara boş bir hat bırakılmış olur ve soldan geçişlere izin verilir. Hatlar soldan sağa sayılır. En sol hat en hızlı hat yada sollama hattıdır ve bir numaralı hat olarak sayılır. Buradan sağa doğruda en sağdaki en yavaş hatta doğru hatlar numaralandırılır.

Hat değiştirmek ve sollamak:

Tek yönlü otobanlarda fermuar düzeni normal olarak muhafaza edilir.

Lider pozisyonunu muhafaza ederek hat değişimi için işaret verecektir.

Tüm sürücüler pozisyonlarını muhafaza ederek işareti arkalarına iletirler.

Grup artçısı ilk güvenli pozisyonda hat değiştirerek liderin hattın açık ve korunduğunu görmesini sağlayacaktır. Lider grup artçısını aynasından kontrol ederek hat değiştirdiğinden haberdar olmalıdır. Grup artçısı formasyonun arkasında herhangi bir araba olmadığından emin olmak için başı ile omuz üzerinden arkasını kontrol eder.

Formasyon liderin beni takip edin tavrı üzerine değiştirilir. Lider el işareti verir, ilk olarak kendisi değiştirir ve gurup sürücüleri önden arkaya doğru sırayla hat değiştirirler. Grup artçısı dışında liderden önce kimse hat değiştirmemelidir. Hat değiştirirken omuz üzerinden başınızla bakarak arka kontrol mutlaka herkes tarafından yapılmalıdır. Uygun, güvenli aralar muhafaza edilmelidir. Trafiğin müsait olduğu zamanlarda lider sinyal verip hat değiştirme yapabilir.

Tüm gurubun sollamayı tamamlayamayacağı veya hat değiştirmeyi bitiremeyeceği durumlar olabilir. Bu durumda lider dönüş işareti verir. Gruba tek parmağı yukarıda olacak şekilde sol kolunu kaldırarak işaret verir. Bu grup olarak hat değiştirmenin mümkün olmayacağı anlamını taşır. Bu durumda güvenli olunca lider işaret vererek hat değiştirir ve takiben diğer sürücüler de başlarıyla kontrol ettikten sonra işaret vererek güvenliyse hat değiştirmeyi yaparlar. Grup dağılırsa mümkün olan en uygun yerde tekrar kurulmalıdır.

Çift yönlü yollarda sollama işlemi tek sıralı formasyon halinde yapılmalıdır. Lider bir aracı geçtikten sonra düzenli bir sürati muhafaza ederek geriden sollama yapan sürücülere yeterli boş alanı bırakmalıdır. Tüm geçişlerde herkes kendisinin güvenliği için omuz üzerinden başla kontrol bakışı işlemini kendisi mutlaka yapmalıdır.

Grupta dağılma olduğu zaman tekrar birleşim için gerekeni yapın. Aynı yerinizi alın. Ancak bunu yaparken kara hız rekorunu kırmaya kalkmayın. Lider durumun farkındadır ve sollama tamamlandığında kopanların toplanabilmesi için gerekli ayarlamayı yapacaktır.

Yakıt, yiyecek, ihtiyaç ve dinlenme molaları:

Hareketten önce bu tip şeyler kararlaştırılmış olmalıdır. Seyahat boyunca değişen şartlara göre önceden karalaştırılan şekliyle plana sadık kalınmaya mümkün olduğunca çalışılmalıdır.

Plandan sapmalar değişen hava, trafik, sürücülerin yorulması, beklenmeyen olaylar yüzünden gereke bilebilir. Yakıt duruşları 15 dakika ile sınırlı olmalıdır. Paralı geçişler için gişelere gelmeden önce bozuk paralar hazır edilmelidir. Lider tek sürücülere, gişelerde artçılı sürücülerde artçının yapacağı işi yapmak üzere gişede duracak ve gişeden ilk geçenin geçici olarak liderlik yapmasına izin verecektir. Gişe geçişlerinde ortadan gitmeyiniz. Çok kaygan olurlar.

Plan dışı ve acil durmalar:

Planlananın dışında durmalar grupta karışıklıklara bu karışıklıklarda kazalara sebep olabilir. Lider durma gerektiği konusunda bilgilendirilmeli ki grubu bir formasyon içinde ilk güvenli yerde durdurabilsin.

Problemi olan bir sürücü lidere, görevliye yada artçıya en kısa zamanda durumu bildirmelidir. Haber verilince lider ilk güvenli yerde grubu durduracaktır. Eğer hemen durmak zorunda ise sadece artçı yada tayin edilmiş formasyon mekanik eri duran sürücüye eşlik edecektir. Bu mekanik erlerin grubun arkasında olması gereklidir. Lidere durum bildirildiğinde güvenli ilk yere grubu çekerek durduracaktır.

Başka bir sürücünün ekipmanlarında problem olduğunu gören diğer bir sürücü durumu problem yaşayan sürücüye bildirecektir. Lidere bildirilecek o da ilk güvenli yerde grubu durduracaktır.

Lider güvenli yer seçerken tecrübesini ve sağ duyusunu kullanarak tehlike arz edebilecek kırık camlar, çöp, kum, mıcır olan yada taze asfaltlı yerlerden uzak duracaktır.

Trafik ışıkları ve işaretleri:

Kırmızı ışık hattında fermuar düzeninde kalmayıp sürücüler kırmızı ışığı gördüklerinde çiftli sıra oluşturmak için sağındaki yada solundaki motorun yanına çekmelidirler.Fermuar şeklinde kalınmamalıdır. Işık değişince bir defada ikişerli gruplar olarak hareket edip kavşağı geçince tekrar fermuar düzenine geçilmelidir.

Grup dur işareti ile karşılaştığında gene yan yana ikili sıra oluşturulmalı, fermuar düzeninde kalınmamalı ve durduktan sonra kalkış ikili grupların sırayla eş zamanlı hareketleri olarak gerçekleştirilmelidir. Kavşak geçildikten sonra fermuar düzenine tekrar geçilmelidir.

Bu ikişerli eş zamanlı geçiş düz yada dönüşlü kavşaklarda aynıdır değişmez.

Kazalar:

Bir kaza mahalline gelindiğinde yada grupta bir kaza oluşursa lider grubu durduracaktır. Gerekli güvenli şekiller içinde ve gerekiyorsa grup dağılarak güvenli alanlarda park edecektir.

Grup üyeleri ihtiyacı olanlara yardım ederken aşağıdaki işlemleri yapabilirler ancak bunlarla sınırlı değildirler.

. Trafiğin yönünü değiştirmek, yavaşlatmak yada durdurmak. Güvenli yöntem ve araçlar kullanılmalıdır. Gerekirse işaret fişekleri kullanmak gibi.
. İlgili yaralıları rahatlatıp yardım etmek.
. Polis tahkikatı için kaza mahallini muhafaza edip düzeni sağlamak.
. Mümkünse fotoğraf çekmek.
. Mümkünse ruhsat ve ehliyetleri toplamak. (Bu Türkiye de kanunsuz sayılabilir.)
. Şahitlerin isim ve adreslerini almak.
. Otoriteler gelinceye kadar kontrolü sağlamaya çalışmak.


Güvenlik ekipmanları:

Tüm bireyler hareket noktasına sağlam, sürüş için yeterli bakımda, yakıt deposu dolu bir motorla ve hareket saatinden ½ saat önce gelmiş olacaklar.

Tüm sürücüler hava şartlarına ve sürüş güvenlik şartlarına uygun giyinmiş olacaklar.

Yeterli araç gereç, gerekirse başkaları içinde fazladan getirilecektir.

İlk yardım malzemesi getirilecektir.

Lider ve grup artçısı herkesin yol haritası, cep telefonu ve ilk yardım çantası taşıdığından emin olacaklardır.

Telefon numaraları alınacak ve haritalarda yollar işaretlenmiş olacaktır.

Uyarı.: Virajlı dağ yollarında çift sıra halinde sürüşler terk edilerek her bir motor arasında minimum iki saniye kuralına riayet edilerek tek sıra halinde sürüşe geçilmelidir.

El İşaretleri:

SOLDA TEHLİKE: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

SAĞDA TEHLİKE: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

SOLA DÖNÜŞ: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

SAĞA DÖNÜŞ: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

MOTORLARI ÇALIŞTIRIN HAREKET EDİYORUZ: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

TEK SIRA DÜZENİ: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

YAVAŞLA: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

HIZLAN: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

DURUN: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

SAFLARI SIKLAŞTIRIN: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

FERMUAR DÜZENİNE GEÇİN: Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

SAĞLIK RİSKLERİ

SICAK HAVALARDAKİ RİSKLER

Isı İle İlgili Rahatsızlıkların Dereceleri:

1. Derece Erken Uyarılar: ( Derhal vücudunuzu dıştan serinletin ve bol sıvı için)

. Baş ağrısı
. Yüzde kızarma ve terleme(arkasından kül rengi solgunluk ve terleme)
. Bacak ve mide krampları
. Mide bulantısı
. Baş dönmesi ve halsizlik
. Bitkinlik
. Az miktarda koyu sarı idrar(koyuluk)


2. Derece Yaşam Tehdit Altında: (Ambulans çağırın- kalbe elektroşok gerekebilir)

. Zonklamalı baş ağrısı
. Kırmızı, pancar gibi kuru cilt(terleme artık olmuyor)
. Vücut ısısı hızla yükselir
. Zihinsel durum değişir(şaşırma, koordinasyon eksikliği, tepkilerde yavaşlama)
. Kusma
. Şiddetli kramplar
. Hızlı ve zayıf nabız atışı
. Hızlı, sığ nefes alma(nefes daralması)


Öncelikle Yapılması Gerekenler:

Kişiyi hemen gölge bir yere almak.
Soğuk su içine koymak, daldırmak. Bu imkan yoksa ıslak bezle baş, boyun ve vücuduna bilhassa eklem yerlerine soğuk kompres uygulamak. Vücudu hortumla ıslatmak.
Kişi ikinci derecede ise su içirmemek.
Tıbbi yetkililer gelmeden asla tıbbi bir madde, ilaç vermemek.
Yüzünü ve/veya bedenini alkollü maddelerle(kolonya vs) ovma kesinlikle yapmamak.

Sıcak havalarda yanlış miktarlarda ve zamanlarda su içiminin yaratacağı en büyük risk su zehirlenmesi dediğimiz olaydır.

Hyponatremia: (Su zehirlenmesi)

Sebep: Hyponatremia kandaki sodyum seviyesinin düşmesi ile oluşan bir rahatsızlıktır. Su zehirlenmesi olarak da bilinir. Vücudunuzun elektrolit seviyesiyle bağlantılı olarak çok fazla su tükettiğinizin işaretidir. Oranlar yüksek derecede bozulmuş demektir.

Üç saat boyunca yoğun bir şekilde terlediğinizde, içme suyu vücudunuzun gerekli suyu almasına yeterlidir. Günlük gıda alımlarımız bize bu durum için yeterli elektrolit rezervini sağlar.

Fakat bütün gün boyu terlemeleri, üst üste her gün uzun süreler motor kullanımları su içimlerine ilaveten elektrolit alımları gerekir. Aksi takdirde hyponatremia olma riski vardır.

Terimiz tuz içerir, biz hem su hem de tuz kaybederiz. İlk birkaç saatin sonun da, vücudumuzda mevcut elektrolit seviyesi tükenir(terlemeyle atılır). Ağır su içimiyle ise seyrelir.

Eğer bu yönde devam edersek de kandaki sodyum seviyesini iyice düşürür ve vücudun ısı regülasyon sistemini bozarız.

Belirtiler: İdrar sararması belirtidir. Vücudunuz denge sağlamak için aşırı idrar atmaya başlar. Bu aslında vücudunuzun size gerekli elektrolitler olmadan suyu kullanamayacağını söylemesidir. Bu durumda siz çok fazla idrar attığınız için durumun düzeldiğini zannedersiniz ama tam tersi olmakta, vücudunuz kurumakta ve hyponatremiaya doğru gitmektesinizdir.

Kafein ve alkolün diüretik (idrar söktürücü) etkisi vardır. Bilhassa alkol beyin hücrelerini kurutur.

Normal gıdaların, bilhassa muz elektrolit yönünden zengindir, dışında elektrolit tabletleri en uygun olan takviye şeklidir.

Hyponatremia çok tehlikeli bir durumdur. Beyinde tehlikeli şişmeleri oluşur çünkü artık hücresel su dengesini sağlayan sodyum seviyesi yetersizdir. Kesin bir tıbbi tedavisi de mevcut değildir. Ölebilirsiniz.

Not.: İbuprofen (advil v.s.) ve naproxen (aleve v.s.) nin su içimi çok yüksek iken hyponatremia ya karşı vücut direncini düşürdüğüne dair deliller vardır.

Konuyu özetlersek: Bu tehlikeli durumu önlemek kolaydır. Su ile birlikte elektrolitleri de aldığınızdan emin olun. Nefesle ve terle attığınız su miktarını geri alacak kadar su için. Gereğinden fazla su içmeyin.

Not: Elektrolitler vücuttaki yaşamsal bir çok işlemin düzenlenmesinde gereklidir. Elektrolitler; sodyum, potasyum, klor, magnezyum, kalsiyum, bikarbonat, fosfat, sülfat. Önemleri:Hücrelerin düzenli çalışması için bunlar gereklidir. Bunlar kas, sinir ve beyin fonksiyonlarının su seviyelerinin düzenlenmesinde yaşamsal rol oynarlar. Kısaca suyun olması gerektiği yerde olmasını ve yapması gerektiği şeyi yapmasını sağlarlar. Bunları yönetirler. Vücudumuzun %60 ı sudur ve su sadece serinlemek için değildir. Hücresel sağlığımız için ve bedensel fonksiyonlarımızın olabilmesi için gereklidir. Yemeden birkaç hafta yaşayabiliriz ama susuz birkaç günde ölebiliriz.

Su beden fonksiyonlarının olabilmesi için gereklidir. .Elektrolitler bu kaynakla ne yapılacağını belirlerler. Örneklersek: Elektrolit seviyesi seyrelirse veya yoğunlaşırsa beynimiz çekebilir yada şişebilir bu da düşünce fonksiyonumuzu engeller. Seyreldiği zaman canımızın istediği gıdalar ihtiyacımız olanlardır. Bedenimiz bizimle konuşmaktadır. Yoğunlaştığı zaman ise idrarla atılır.

1.Terlemek bedenin soğutma sistemidir. İstenilen sonuçları elde etmesi için bedenin suya ihtiyacı vardır. Gazlı içecekler uygun olmaz.
2. Beden ısındığında kan damarları deriye daha fazla kan basmak için genişler. Fakat ter çabuk buharlaşır ve deri kurur ve deri havadaki ısıyı emmeye başlar. Artmış olan kan dolaşımı kan basıncını düşürür. Kan beyin ve kaslardan çekilip deriye yönelir. Dış ısı vücut ısısından fazla olduğu içinde serinleme olmaz deri ısıyı emer ve içe yollar.
3. Kalp atışları yükselir. Nabız %50-70 hatta daha fazla artabilir.
4. Isı krampları bacaklarınızda ve alt karın bölgenizde oluşmaya başlar. Bu vücut su ve elektrolit seviyenizin düştüğünü gösterir.

Önlemler:

. Yola çıkmadan bir saat önce yeterli miktarda su içiniz. Bunalma halinde birden aşırı su içmeye kalkışmanız, bedenin suyu kullanma kapasitesinin belirli bir oranda olması nedeniyle kanınızı sulandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Su yada spor içecekler iyidir. Kahve, gazoz, kola gibi şekerli sıvıları tercih etmeyiniz. Her şahıs yanında en az 1 litre su taşımalıdır.

. Uzun kollu gömlek ve pantolonlar giyin. Cildiniz, başınız güneş ışınlarına direk temas etmesin. Çok sıcakta tüm bedeninizi ıslatın. Bira içmeyiniz. Bir tanesi dahi sizin görüşünüzü ve karar verme yetinizi olumsuz etkiler.

. 32C derece üzerinde her an güneş çarpması dediğimiz olaya maruz kalabileceğinizi unutmayınız. Bu yüzden bu derecelerin üzerinde güneş altında kalmaktan kaçınınız.

SOĞUK HAVALARDAKİ RİSKLER

Soğuğa Bağlı Rahatsızlıklar:

Soğuk havada olaşabilecek rahatsızlıklardan başlıcalar şunlardır:

. Hypothermia.
. Soğuk ısırması(Buz yanığı).
. Soğuktan el ve ayaklarda oluşan şişlikler ve kızarıklar.
. Batma sendromu.
. Kar körlüğü.

Bunların her biri sizi zayıflatarak güçten düşürebilecek rahatsızlıklardır.

Hypothermia:
Bu genellikle vücudunuzun iç ısısının çok düşmesi ile oluşan bir durumdur. Sadece soğuktan değil, fırtınalara,yağmur ve yüksek hızdaki rüzgarlara maruz kalmanız da bu duruma sebep olabilir. Genelde 37 derece olan vücut ısısı ürettiğinden çok kayba uğradığında oluşan bir durumdur.
Belirtileri: Zihinsel faaliyetleriniz zayıflar, adalelerinizde kramplar başlar, kontrol edemediğiniz titremeler olur ve enerjiniz biter.

Buz yanığı:
Canlı hücrelerinizin donması ve kristalleşmesidir. Aşırı soğuk rüzgara direk maruz kalan cilt kısmında buz yanığı yada soğuk ısırması dediğimiz durumun oluşması bir dakikada da olabilir bir anda da. Isı kaybı kan dolaşımının telafi edebileceğinden çok fazla oranda hareketsizlik ve yoğun soğuk tarafından oluşturulur. Parmaklar, kulak ve yüz ilk önce etkilenen yerlerdir.
Belirtileri: Üşümek, ağrı, yanma ve takiben hissizleşme. Deri renginde solmalar.

Kızarmalar:
Çıplak derinin uzun zaman soğuğa maruz kalmasıyla oluşur.
Belirtileri: Deri kızarması, yanma, gerilme yada kaşınma. Sonrasında açık iltihaplı ağrılı yaralar dönüşme.

Batma sendromu:
10C ile 0C derece arasındaki derecelerde rutubete maruz kalınması ile oluşan durumdur. Soğuk hava kan damarlarını büzer.
Belirtileri: Parmaklar, kulaklar ve yüz de şişmeler ve beneklenmeler. Deri mavileşir.

Kar körlüğü:
Gözlerinizi yeterince korumadığınızda kar örtüsünden yansıyan güneş ışıkları geçici ama sancılı bir rahatsızlık yaratır.
Belirtileri: Kan rahatsız olan gözleri kapatır. Gözlerinizi sanki kumla dolmuş gibi hissedersiniz.

Önlemler: Soğuk havada sürüş yaparken gerekli giysileri giymeye dikkat ediniz. Yukarıda verilen soğuğa bağlı rahatsızlık belirtilerini bilerek birbirinizi kontrol ediniz. Aşırı sert rüzgarlı soğuk havalarda motor sürüşünden kaçınınız.

DİĞER RİSKLER

Kol Kilitlenmesi(Arm Pump) Sendromu:

16 yaşından büyük her krosçunun karşılaşacağı sinsi bir rahatsızlık olan bu kol kilitlenmesi rahatsızlığına sessiz katil denmektedir. Aşırı zorlanan kollardaki adalelerin şişerek toplayıcı kan damarlarına baskı yapması ve adrenalin fazlalığı sonucu toplar damarlar kollara atardamarlar vasıtasıyla basılan kanı geri toplayamaz duruma gelmektedirler. Bu durumda kollarda meydana gelen aşırı kan toplanması sancılara ve daha ileri safhada kolların aniden felç gibi kilitlenmelerine sebep olmaktadır. Bu rahatsızlık bir kere başladıktan sonra o bölgede yer ederek devamlı nükseder. Ağrısı insanı bağırtacak boyutlarda şiddetlidir. Krosçunun fizik kondisyonunu, motorsuz ve motorla yapılan sürekli ve düzenli egzersiz ve sürüşlerle en üst seviyede tutması bu rahatsızlığın başlamasına önemli bir engeldir. Dağ bisikleti çalışmaları dünya standartlarında bir krosçunun antrenman programında yarıya yakın yer tutmaktadır. Koşu ve yüzme diğer tavsiye edilen çalışmalardır.

Fit olmayan yani aşırı kilolu kişilerin bu rahatsızlığa yakalanma oranları daha yüksektir. Bu yüzden kol ağrılarına dikkat edilmelidir. Düzenli olarak sürüşler yapmak. Isınma hareketleri ve gerinme hareketleri yaptıktan sonra motora binmek, sürüş esnasında düzenli nefes almak, sakin kalmak(kendini sıkmamak), bol sıvı almak, kolları sıkan giysilerden kaçınmak ve normal cadde sürüşlerinde mola vermeden aşırı uzun kullanımlardan kaçınmak gereklidir. Elciklerinde kişinin vücuduna uygun ayarlanmış olması gereklidir. Gerekiyorsa elciklerin çapını küçültmek faydalı olabilir. Yukardan aşağı doğru eller omuzlardan kol ve bilek doğrultusunda devam etmeli, elciklerin yere paralel olarak ayarlaması ile kıvrılmamalıdır. Elcikler bu düşey doğrultunun devamı olarak ayarlanmalıdır. Ağrı durumunda kollara masajda faydalı olmaktadır. Kolları dinlendirmek hatta gerekiyorsa sürüşü terk etmek gerektiği belirtilmektedir.


RAKİPSİZ İYİLEŞME PROGRAMI: UYKU

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Uykunun gereksiz bir zaman kaybı olarak görülmesi kolaydır. İnsanlar önemli gördükleri işlerine daha fazla zaman harcayabilmek için uykularından vazgeçmek eğilimindedirler. Ancak uyku insan sağlığı için çok önemli bir unsurdur. Uyku sırasında insan bedeni adeta şarj olmaktadır dersek yanlış bir benzetme yapmış olmayız. Uykuda beyinlerimiz ve bedenlerimiz tamir koduna girer; hücreler daha hızlı olarak bölünür ve artık maddelerden kurtulurlar. Kaslarımız kendilerini tamir eder, bulaşıcılara karşı mücadeleler yapılır ve beyinlerimiz öğrendiğimiz bilgileri tasnif ederek dosyalar. Bilimin henüz uykunun yaraları konusunda öğrenecek çok şeyi olmasına karşın uykusuz kalmanın zararları konusunda aldığı yol daha fazladır. Sürekli uykusuz kalan insanlarda zamanla zihinsel ve fiziksel sağlık problemleri başlar.

Bir insan için yeterince uyumamış, uykusunu almamış olmak büyük sorundur. Yaratacağı bitkinlik duygusu trafik kazalarında alkolden sonra ikinci etken olarak görülmektedir. Uykunuza beslenmenize verdiğiniz önemden daha azını vermemelisinizdir. Bu pazarlık konusu dahi edilemez. Düzgün uyku uyumuyorsanız refleksleriniz zayıflar, yavaşlar, bilgiyi işleme işleminiz uzar, sağ duyunuz kaybolur ve hastalıklara daha kolay yakalanır hale gelirsiniz.

Ne kadar uyku yeterlidir?

Ortalama insanlara 8 saat uyku gereklidir. Ancak bazı insanlara 6 saat yetebildiği gibi bazılarına 10 saat uyku gerekebilir. Bunu anlamanın en iyi yolu birkaç gün yatağa erken girip uykunuzu almış, dinç bir vaziyette kendiliğinden katlığınız süreye bakmaktır. Çalar saatlere bağlı insanlarda yeterince uykunun uyunamadığı görülmüştür. Her akşam belirli saatlerde yatmakta karalı olmak ve kendinize yeterli bir uyku süresi vermek için elbette bazı aktivitelerden vazgeçmeniz gerekecektir.

Fiziksel olarak ağır çalışanlar, sporcular daha fazla uykuya gereksinim duyarlar. Yoğun kas çalışmaları kaslarımızın kendilerini toparlaması ve daha da kuvvetlenmeleri için fazla uykuya ihtiyaç duyar.

Genelde insanlara 6 saatlik bir uykuyla günlerini geçirmeye çalışmaktadırlar ancak her fert kendi süresini bularak bunu yine kendi fiziksel sağlığı için bir yaşam tarzı haline sokmalıdır. Sadece imtihana gireceğiniz günün bir evvelki gecesi yada yarışa giren bir sporcunun bir evvelki gecesi uykusunu almak için yatağa erken girmesi faydasızdır. Kendi sisteminize göre uyku düzeninizi ayarlamalı ve bunu sürekli olarak uygulamalısınız. Yatış saatinizin düzenli olması önemlidir ve saat 22.00 ile saat 03.00 arasında uykuda geçmesinin insan hücreleri için bilhassa önemli olduğu tıbbi otoritelerce belirtilmektedir. Bu size saçma gelebilir ama bir müddet sonra bedeninizin size teşekkür ettiğini göreceksiniz.

Yatağa girsek bile uyku gelmiyorsa ne yapmalıyız?

Uyku zamanınıza en az 6 saat kala kafein almayı bırakınız. Televizyonda asabınızı bozacak haberleri yada programları seyretmeyiniz. Bilgisayar ekranına bakmayınız. Ağır yemek yemeyiniz. İçki(alkollü) almayınız. Alkol her ne kadar uykuya dalmanızı kolaylaştırsa da uykunuzun derinliğini olumsuz etkileyen bir faktördür. Bu da uzun süre uyunsa da uykundan beklenen faydanın görülmesini engeller. Şayet ertesi gün sizin için önemli bir konu varsa, sınav, müsabaka o gece düzgün uyuyamamanız genelde düzgün uyuyabiliyorsanız sizi fazla etkilemeyecektir. Ancak son gün derslerinize yada antrenmanlarınıza fazla yüklenerek gelişmelerinize kısa devre yaptırmayınız. Şayet o gün öğleden sonra aşırı uzun saatler yoğun bir çalışma temposu içine girmişseniz buda uyku düzeninizi olumsuz etkileyecektir. Genellikle sabahları, öğleden evvel çalışma temponuzu daha yoğun tutunuz.

Bir sorun üzerinde takılarak bu konuyu zihninizde sürekli kurduğunuzdan uyuyamıyorsanız bu alışkanlıktan derhal kurtulmanız gerekir. İmtihan yada yarış önceleri insanların heyecanlarını yenemeyerek yaşadıkları bu olumsuz durum aslında kişi profesyonelleştikçe kontrol altına alınmalıdır.

Bunu yapabilmek için bazı rutin davranışlar önerilebilir:

1. Akşam haberlerini izlemeyi bırakın. Yatmadan evvel televizyon izlemek uykuya dalmayı zorlaştıran bir etki olarak görülmektedir.
2. Kitap veya magazin okuyunuz.
3. İnternetten çıkınız.
4. Hesaplarınızı, ödemelerinizi, kontrol etmeyi gündüz saatlerine bırakınız.
5. Bunlarda fayda etmiyorsa sorunlarınızı bir kağıda yazın ve sonra üzerinde odaklanmadan altına bunlarla yarın sabah ilgileneceğinizi söyleyerek not koyun ve unutmaya çalışınız.
6. Bunlara rağmen uyuyamıyorsanız ve birde sabah erken saatlerde uyuyamamak gibi bir probleminiz varsa siz depresyondasınız demektir. Bir doktora başvurunuz.


UYKUSUZLUK

Yapılan resmi araştırmalara göre yollardaki ölümle sonuçlanan kazaların baş sebepleri arasında gelen uykusuz araç kullanımı alkollü kullanım sebebi ile oluşan kazalardan önde gelmektedir.

Uykusuzluk konusunda yapısal olarak monoton sürüş olarak kabul edilen otobanlarda bu kazalar çok daha fazladır. Yüksek süratte olduğu için kazalardaki ciddi yaralanmalar artmaktadır. Ağır vasıtalar sayaçlarla kontrol altına alındığı halde binek vasıtalarında böyle bir kontrol mekanizması hala düşünülmemektedir.

Problem diğer yönden kısmen de bedenlerimizin belirli zamanlarda uykuya programlanmış olmasından kaynaklanmaktadır. Gece saat 02.00 ile 06.00 ararı en tehlikeli zamanlar olmakla birlikte çok az insanın bildiği öğlen vakti 12.00 ile 16.00 arası saatlerde kritik uyku saatleridir. Eğer ileri yaşlardaysanız ve ağır bir akşam yemeği yemişseniz bu durumu daha da kötüleştirecektir. Bu yüzden vardiyalı çalışan sürücüler uyku düzenleri değişeceğinden ağır risk altına girmektedirler.

Simülatör araştırmaları sürücünün gerçek uyuma problemi başlamadan 40 dakika önce bunu hissetmeye başlayacağını göstermiştir. Maalesef bu durumda mola verip uyumak yerine onlar bu süreci sürüşe devam ederek geçirmekle kazaya davetiye çıkarmaktadırlar. Sürücülerin çoğu uykunun üzerlerine çökmeye başladığının farkındadırlar ama fark edemedikleri şey o anlarda ne kadar kötü sürüş yaptıklarıdır. Ve bu şekilde devamda bilinçli olarak ısrar ettiklerinde sürüşlerinin sonu birkaç mil ötelerindedir. Sürücülerin uyuması neticesi olan kazlara şahit olanlar kaza olmadan önce araçların çok yanlış bir şekilde kullanılmış olduğunu çoğunlukla beyan etmişlerdir.(Aşırı hız, yanlış sollama, zig zag lar, savrulmalar vs.).

Sürücülerin çoğu yorgunluklarının üstesinden pencereyi açarak yada müzik sesini yükselterek gelmeye çalışırlar. Ancak bu şekilde yolda uykulu bir şekilde geçirilen her saniye çok uzun bir zamandır.

Uyku sersemliğine engel olmak için:

. Seyahatiniz boyunca her iki saate bir 15 dakika mola verecek şekilde yolculuk öncesi planınızı yapıp ihmal etmeden uygulayın.
. Uykunuz bastırdığında mola verip en az yarım saat uyuyun.
. Çay ve kahvenin uyarıcı etkisi geçicidir gerekiyorsa kestirme yapın.
. Eğer uyku bastırıyorsa güvenli ilk yerde durunuz. Otobanda iseniz ilk benzin servis istasyonlarına varmayı beklemeden ilk çıkıştan otobandan çıkınız.
. Hemen durma imkanınız yoksa(mesela otoban kavşaklarında iseniz) temiz hava için pencereyi açınız yada vizörünüzü gözlerinizi korumasız bırakmayacak şekilde açınız. Az da olsa yardımı olur.
. Eğer gözleriniz kapanmaya ve başınız düşecek gibi olmaya başlarsa, otobanda dahi olsanız, acil durum hattını kullanın. Çünkü buda acil bir durumdur. Polis başınıza dert olmasın diye aracınızdan inin, lastikleri tekmeler gibi yapın, elektrik kesicisini kapatıp sanki motor çalışmıyormuş gibi marşa basın veya araba ise kaputunu açın yada her neyse bir şeyler bulun ve bu şekilde geçireceğiniz birkaç dakikanın da size uykunuzun açılması yönünde bir sonraki çıkışa varana kadar faydası olacaktır.


Sonuç olarak motor üzerinde uykuya dalınır mı diye soracak olursanız kendi tecrübelerimden söyleyeyim; EVET dalınır. Sıcak bir yaz günüydü saat 15.30 ve ben sabah 09.00 dan beri motor sürüyordum. Son yol çıkışını geçtiğimde benim gideceğim yere 20 km kalmıştı. Üzerime ölüm gibi çöken uyku tam burada geldi ve sürüşümün bozulduğunu fark ettim. Hareketlerim yavaşlamıştı ve kısa gidon hareketleri gitmiş geniş ama ağır gidon hareketleri gelmişti, kamyonlara 5 metre yaklaştığımda ancak yakınlığı algılayabilmek gibi algılamamda ve hareketlerimde bozulmalar başlamıştı. Kısa bir müddet sonra orta şeridin üzerinde sağa sola sol sinyalim açık olarak gidip geldiğimi fark ettim ve hemen kenara çekip durdum. Kaskımı çıkarıp sağa sola yürümeler, zıplamalar yaptım, şarkılar söyleyip yüzümü tokatladım, yanımdaki suyla yüzümü ıslattım, derin nefesler alıp verdim ve bunlar beni gelecek çıkışa kadar sağ salim ulaştıracak dinçliği sağladı.

YOL DIŞI(OFF ROAD) SÜRÜŞ TEKNİKLERİ

yoldışı

Yol dışı motorlar alt devir seviyelerinde yüksek tork(3000 ile 6000 arası) veren, vites kutusu daha uzun oranda birinci vites kullanımına uygun ve maksimum sürati 180 km/saatin altında motorlardır. Tabi yüksek, sağlam süspansiyonlar, arazi lastiği ve geniş, yüksek gidonlarda bunun bir parçasıdır. Bu tip motorlar enduro veya çiftli-spor motor olarak tanınır. Yol dışındaki lastik havaları yola göre daha düşük tutulur. Tüm zamanlarda kullanım basıncı 1.1 bar (15psi) ön ve arka biraz daha fazla genelde uygundur ama kayalık bir zemindeyseniz basıncı 2 barın üzerine çıkarın. Aksi takdirde jantlarınız zarar görür ve gerek yol yüzeyi ve gerekse tellerin jant içinde kalan tutunma parçaları lastik patlamalarına sebebiyet verir. İkinci durum şambrelli lastikler için geçerlidir. Bazı markalarda çapraz açılı teller kullanılarak tutunma parçaları jantların dış kenarlarına alınarak lastiklerin dışına taşınmıştır.

Çok ağır şartlarda kullanacaksanız jantlarınız telli(spoke) olmalıdır ve ağır kullanıma uygun iç şambrel kullanmanız gerekir. Şambreller hiç patlak olmasa dahi her 20000 km de değiştirilmelidir. Çünkü supabın etrafı bozulur ve sonuçta yarıklar tamiri imkansız patlaklara sebep olur. Tellerden içeri su sızar ve jantlarda, tellerde ve şambrelde hasar oluşturur. İdeal olan motorunuzu park etmeden evvel jantlarınızın kurumuş olmasıdır.

Motorunuzun hassas parçaları motor koruyucularla korunmalıdır. Bilhassa bokser motorlu BMW ların dışa taşan motor kapaklarında bu koruma son derece önem kazanır. Süspansiyonların parlak parçaları(stanchions), dış silindirin içine girip çıkan iç silindirlerin temiz tutulması bilhassa çok önemlidir. Bunları tam temiz ve hatta pürüzsüz olması silindir lastiklerinin bozulmaması için gereklidir. Bu lastikler(contaları) bozulursa ön çatalda yağ sızıntısı başlar. Eğer uzun müddet yol dışı kullanımlarınız olacaksa bu kısımlar lastik kılıflarla korunmalı ve 10W yağ yerine daha yoğun olan 15W yağ kullanılmalıdır.

Koruyucu Giyim:

Koruyucu giysiler yaralanmanızı önleyebilir. Kask, göz ve el koruması şarttır ama aşağıdaki listede ihmal edilmemelidir.

. Katı madde(çelik) bilek koruması olan çizmeler.(Spor ayakkabı, kalın bot v.s. olmaz).
. Yırtılmaya dayanan uzun pantolonlar.(Kot olmaz).
. Diz koruması.
. Üst bacak(kalça-basen) korumaları.
. Dirsek, göğüs ve omuz korumalı ceket.

ALTI YOL DIŞI SÜRÜŞ BECERİSİ

1. Yukarı bakın. İleri bakın. Ön tekerinizin ötesindeki şeylere bakınız.
2. Gazı daima açık tutunuz.
3. Öne eğiliniz – kollar gevşek ve kırık.
4. Motorunuzu dik tutunuz. Yüzeye 90 derece açıda.
5. Kompresyon(motor) frenini kullanınız.
6. Ayaklarınızla pedallara sıkı basınız(basınç uygulayın).


Bakış:

İleri bakış: Gözler beynin namlusudur. Ağaca bakarsanız ağaca gidersiniz, çukura bakarsanız içine girersiniz bu yüzden bizim ize(patika, kadastro yolu, traktör yolu, keçi izi), kuma bakarken izlediğimiz birkaç önemli kural vardır.

Voleybol oynarken küt ineceğiniz topa mı bakarsınız yoksa ağamı? Elbette ileriye ve ağa bakarsınız. Topu atmak, indirmek istediğiniz noktaya bakarken ağada değmemesi için tarama yaparsınız. İşte motorcu bakışı da böyledir. Gözleriniz beyninizin namlusudur bu yüzden önümüzdeki yolu, izi, yada kum oluklarını izlemenin birkaç kuralı vardır.

1. Gözlerinizle yukarıya, önünüzdeki yolun ilerilerine doğru bakın. Olabildiğince ileriye ve hız ile sağ duyu bunu takip edecektir. Zihinsel kavrayışınız bunu özümseyecek ve en iyi rotayı ve hızı sizin için devreye sokacaktır. Aşağı, tekerinizin önüne bakmayınız. Tekerinizin önündeki taşa, çukura bakmayın. İleriye bakını ve motorunuz doğal olarak baktığınız yöne sizi götürtecek görünmeyen hattı takip edecektir. Eğer önünüzde büyük bir kaya yada çukur görürseniz bunun üzerinde bakışlarınızı kilitlemeyiniz. Onları dikkate alın ama sonra gözlerinizin bu engellerin ötesine geçmesine yada yanından dolaşmasına izin verin. Motosiklet gözlerinizi takip edecektir ve otomatik olarak engelden kaçacaktır.

2. Geniş açı ile önünüzdeki yola, patikaya bakınız. Genelde her şeye ama özel olarak hiçbir şeye bakmayınız. Bu bakışlarınızın kilitlenmesini önlediği gibi çevrenizdeki her şeyinde farkında olup zihninizin sürüş stratejisi açısından hepsini hesaba katmansını sağlayacaktır.

3. Bakışlarınızı yaklaşan araçların çıkardıkları toz bulutlarından uzak tutunuz.

4. Aynalardan arkanızı devamlı kontrol altında tutunuz.


Süratin Muhafazası:

Bu zor gelir çünkü insan tepkisi genelde yavaşlamak şeklinde olmaktadır. Sürücü aniden gaz kesmek gibi bir zorunluluk hisseder ama sakın gaz kesmeyin. Bir miktar azaltın ama bozuk zemine gelmeden hemen öncesinde tekrar gaz açın. Motor hafif savrulursa, sağa sola yalpa yaparsa biraz daha gaz verin. Bozuk zemini geçtikten sonra gazı biraz azaltabilirsiniz.

Motorun dengesi ileri doğru olan hareketinden kaynaklanır. Daha fazla sürat onun bozuk zeminler üzerinde dengede gidebilmesini sağlar. Daha hızlı gittikçe motorun daha dengeli, manevrası daha kolay hale geldiğini göreceksiniz. Gereğinden fazla yavaş sürüşün ise bozuk zeminlerde motorun kontrolünü zorlaştırdığını ve dengesini bozduğunu göreceksiniz. Bu yüzden makul bir süratte gitmeniz en doğrusudur. Kum üzerinde motor devrinin 1000-1500 aralığında tutulması tavsiye edilir.

Gazı açık tutmak zorunluluğu yüzünden gevşek, bozuk zeminlerde sürüş esnasında kötü yamalara çok hızlı veya motoru kırmızı hatta yakın tutacak viteslerde yaklaşıp girmeyin. Alt vitesleri tercih edin ama sizi güç bandının(maksimum torkun) alt seviyelerinde tutan alt vitesleri.

. 10-40 km/saat patika veya iz, normal vasıtalar için uygun olmayan yerler.
. 40-60 km/saat kötü yollar. (Dar, çukurlu, çok kıvrımlı, gevşek taşlar, diğer vasıtaların yaptığı derin izler).
. 60-80 km/saat tipik toprak yol. (oldukça düzgün, orta yol tutumu veren).
. 80-100 km/saat iyi bir toprak yol. (Düz, iyi hat ve iyi yol tutuşu veren, kenarlarında önünüze aniden fırlayacak hayvanları gizleyecek çalı veya bodur ağaçlar olmayan).

Öne doğru eğilmek, kollar kırık ve gevşek:

Üst beden ve kollar gevşek, rahat, ağırlık önde. Dirsekler dışta ve bacaklar kırık. Dönüşlerde ağırlık dış ayak pedalında, tekeri sıkıca yere, dönüş izine bastırır şekilde.

Photobucket

Arazide toprak yolda ilerlerken birden gözünüz ilerde içi çakıl ve molozla doldurulmuş bir çukurun varlığını fark etti. Asla kasılmayın. Kollarınız, gözleriniz ve bedeniz rahat olsun. Kasılı kollarla motora yön veremezsiniz. İleri doğru eğilin ve düşmanınızı göz göze karşılayın. Yakıt tankını dizlerinizle sıkı tutun, kollarınız dirseklerden kırık ve her tür hareketi yapacak, kumandayı verecek şekilde serbest olsun.

Yol yüzeyi ne kadar kötü ise bu davranışınızda o kadar önem kazanır; kalçalarınızı öne alın, göğsünüzden öne eğilerek baş ve omuzlarınızı kalçalarınızdan uzağa, ön tekerin yakınına alın. Gidona vücut ağılığınızı bindirmeyin, ellerinizle basmayın. Bunu yaparsanız manevra yapmanız imkansız hale gelir. Kollar kırık olacak, asla kitlenmiş olmayacak. Dirsekler yanda ve dışarıda tutuluyor olacaktır. Bacaklar dizlerden kırık ve ayak pedallarına sıkı basılarak adeta motor zemine çivilenmeye çalışılıyor gibi olacaktır.

Tankı dizlerinizle sıkıca tutun, ayak ayalarınızla kuvvetlice pedallara bastırın. Bu sizi ve motorunuzu bir beden gibi yapar. Beden ağırlığınız yönlendirmenin önemli bir parçası haline gelir. Üst bedeniniz gevşek ve serbest olmalıdır. Şayet yol yüzeyi daha da kötüleşirse gazı açık tutun. Gaz kesmek motorun sağa sola yalpalamasına sebep olur. Bu durumda gazı açık tutun ve ayaklarınızın ayası ile pedallara daha sıkı basın ve kendinizi doğal olarak ayağa kalkmış durumda bulacaksınız. Bu kalkış sırasında sakın elcikleri çekmeyin. Elcikler sadece motora yön vermek içindir.

Dönüşlerde motoru yol yüzeyine 90 derece açılarda dik konumda tutmak:

Başlangıçta bu dik konum muhafaza ederek sürüşler yapmaya özen gösteriniz ustalaştıkça daha ileriki sürüşlerinizde kontra basmak ve motoru yatırmak gibi tekniklere geçebilirsiniz. Bu safhalara geldiğinizde en önemli husus motorla birlikte yatmadan motoru yatırmak ve motosikleti yatırdığınız tarafın dışında kalan ayağınızla(üst taraf) pedala basınç uygulayarak tekerlerin yanal kaymasını önlemektir. Bunu yapmanın en kolay yolu ise bu dış ayak üzerinde ayağa kalkmaktır. Bu pozisyonda motorunuzu dönüş içine doğru daha fazla yatırabilirsiniz. İleri seviyelerde ise ve motorunuz yeterince hafifse gaz kullanarak motorunuzu bir eksen etrafında döndürebilirsiniz.

Frenlemek:

Yol dışı sürüşlerde şu üç ipucunu göz önüne alarak sert fren yapma zorunda kalmaktan kurtulabilirsiniz.

.Virajlara ve çukurlara yavaş girip hızlı çıkınız.
.Gözlerinizi yukarda tutarak yolunuzun ilerilerini görünüz.
.Sürüşünüzü daima savunmada kalarak, problemler olabileceğini bekleyerek yapınız.


Vites kutunuz ve arka freniniz size lazım olan durdurma gücünü sağlayacaktır. Yol sürüşünün aksine arka tekeri kilitlemek yol dışı sürüşlerde bir problem değildir. Ayrıca bir durdurma gücüne ihtiyaç duyulursa ön fren de kilitlememeye çalışılarak devreye sokulabilir. Ön freni kullanırken, devamlı geri besleme verilerini hissederek teker kilitlenme işaretleri vermeye başladığında elciğin biraz gevşetilmesi gereklidir. Bunun için ön freni kullanmakta elinizi çok hassalaşması gerekmektedir. Bunu da ancak normal zeminlerde çok pratiklerle sağlarsınız. Kaygan ve gevşek satıhlarda sadece arka freni kullanınız. Ön fren hızlı, güçlü ve yanıltıcıdır.

Pedallara ayaklarınızla sıkıca basmak:

Eğer ağır bir enduro kullanıyorsanız bu kural özellikle önem kazanır. Motorunuzun çukurlar ve tümsekler üzerindeki ileri geri hareketleri ile oluşacak sallanma ve savrulmalarını ayak pedallarına yaptığınız baskı azaltacaktır. Bu hareketiniz motoru hafifletecektir. Bu şekilde motorunuz dar bir patikada mecburen bozuk zeminlerle uğraşırken bunların üzerinden aşma hareketlerini daha rahat salınışlarla yapabilecektir. Dönüşlerde ise dönüş dışındaki ayağa ağırlık verilecektir.

Eğer bir virajda hızla dönüş yapacaksanız dış pedala ağırlık vermenizin ne kadar önem kazandığını şayet yolda sizi tutacak uygun bir bariyer yoksa daha iyi hissedersiniz.

Ayak pedallarını her zaman temiz tutmanız baskı uygulama esnasında ayağınızın kayarak bir kaza olması ihtimalini engelleyecektir.

YOL DIŞI SÜRÜŞLERDE DEBRİYAJ KULLANIMI

Yol dışı sürüşlerde debriyajın kullanımı kendine has özellikler arz eder. Bilhassa çamurlu, orman gibi arazilerde debriyaj maksimum yol tutuşu ve gaz vermek ve değişken vites oranları elde etmek için fazladan bir işlev görür. Bu hareket halindeyken debriyaj kaydırılarak sağlanır.

Debriyaj telinin en son ne zaman yağlandığına bakınız. Bu önemlidir. Ayrıca gidonun bir taraftan diğerine basılması sırasında telde oluşan hasarlar olmadığından emin olunuz. Spreylerle uğraşmayın. Bunun tüm kabloya sıkılması zaman alır ve genelliklede gözden kaçan noktalar olacaktır. Akıcı yağları kullanınız. Zincir yağının tersine bu yağlar sonradan donmayacaktır. Vites kutunuzun teknik kontrollerini ve bakımını ihmal etmeyiniz. Debriyaj kolu rahat, zorlanmadan çekilebilmelidir. Genellikle tek parmakla kullanılabilir olması tercih edilir. Debriyaj kolu bedeninize göre düzgün konumda ayarlanmış olmalıdır.

Kaygan arazi şartlarında genellikle 1. vitesle kalkış patinaja sebep olabilir. 2. vitesi tercih ediniz. Yokuşlar hariç genellikle 2. viteste kalkmak kaymamak açısından daha iyi sonuçlar verir. Yine ters eğimli arazilerde debriyajı kaydırarak kullanmak kaymanızı ve hattan çıkmanızı engelleyebilir. Debriyajı kaydırmak bazen ikinci vites oranı ile yapamayacağınız oluk dönüşlerini daha rahat yapmanızı sağlayabilir. Tüm bunları yaparken debriyajın mekanik durumunun ne olacağı hakkında fazla kafa yorulmaz. Şayet alt vites sizi fazla gelip yoldan, izden savuracaksa bir üst vitesle gidip gerektiğinde debriyajı kaydırmak daha iyidir. Savrulup kaza yapmazsınız.

Yine arazide sürüşlerde motoru stop ettirmemek için debriyajı aniden çekmek gerekebilir. Sık karşılaşılan bu durumun üstesinden en iyi bir parmak sürekli debriyaj kolu üzerinde sürüş yapmakla gelinmektedir. Arka arkaya tepe geçişlerinden sonraki dönüşlere yeterli hızı taşımak için yine debriyaj kullanılarak devir yükseltilir. Havada iken yön değiştirme yine arka teker kilitlenerek önün alçaltılması ile olur. Buda debriyajın üzerindeki hazır parmakla olur. Sert frenlemelerde debriyaj doğru kullanılarak motorun bayılması önlenmelidir. Gaz sabit tutularak debriyaj kavrama noktası üzerinde oynanarak hareket ettirilebilir. Karşınıza aniden çıkan yüksek bir kaya veya kütükten geçmek içinde debriyajı ani bir hareketle çekip motor devrini yükselmek ve ani olarak bırakarak ön tekeri kaldırmak arazi sürüşlerinde yapılması şart tekniklerdendir. Dik ve gevşek zeminli tırmanışlarda debriyaj üzerindeki parmağınızın arka tekeri patinaja sokmaması için sürekli çalışması şarttır.

Tam bir yol dışı sürüş için debriyajı kullanmada ustalaşmanız kaçınılmazdır ve fonksiyonları yol, cadde kullanımından çok farklıdır.


GENEL TAVSİYELER

Photobucket

Ayak pedallarınızı sürekli temiz tutun. Ayaklarınızın kaymaması çok önemlidir.

Gidonun somunlarını herhangi bir göğüs çarpması durumunda, dönerek göğsünüzdeki çarpma şokunu azaltması için gereğince gevşetiniz.

Ayakta vites değiştirirken bacağınızı kullanın. Ayağınızı pedaldan kaldırarak vites değiştirme işlemini gerçekleştiriniz.

Motosikletin kasisleri, diğer araç izlerini takip etmesine izin verin. Motoru bunlardan kurtarmaya çalışmayın. Baş ve üst bedeninizin yola dik duruşunu muhafaza edin. Motoru bir şekilde agresif bir tarzda güç bandının altında tutun. Bu şekilde motor yalpalamaz ve siz spin atmadan yeterli bir gücü elinizde tutarsınız.

Çamur içinde çapraz oluklar üzerinde sürüş eğlenceli değildir. Motoru ve sürücüyü sarsar ve sallar. Burada iki sır vardır: Birincisi hızlı gidin yavaş değil, bu oluklar üzerinde daha yumuşak bir sürüş oluşturur. İkincisi güç bandının (max.tork) çok altında alt viteslere geçin. Düşük devir motorun devamlı yakalar gibi sert ivmelenme hareketini engeller ve neticede yumuşak sürüş sağlar.

Elciklerinizin (fren ve debriyajın) yatay durumunu kontrol edin. Gidona göre aşağı seviyede olmalılar. Gerekirse bu şekilde ayar yapın. Bu şekil elciklerde bileklerinizi parmaklarınızdan yukarıda tutar. Düşme durumunda beden ağırlığınız bileklere binmez. Kötü bir bölümden geçerken ayağa kalkmak zorunda kaldığınızda kumandaları rahatlıkla kontrol edebilirsiniz.

Tüm çakıl yollarda gevşek kum ve mıcır hatları yolun orta bölümündedir. Bu bölümleri yukarıda anlatıldığı şekilde geçin. Kararlı ve keskin bir hatla geçin. Yanlamadan, daha dik bir açıyla onlara yaklaşın ve temasa yakın noktada hareketinizi gaz verişle birleştirin.

Çizmeleriniz pedalların üzerindeyken yerle yatay durumda olsun. Ayağınızın burnunun bir engele, objeye takılması hoş olmaz. Dizlerinizin öne doğru bükülme açıları, dizlerinizin düşey izdüşümleri ayak parmaklarınızın önünde olacak seviyede olmasın.

Tenis topu büyüklüğünde taşlarla doldurulmuş izlerin üzerinden karşıya geçmek, bilhassa çapraz geçmek zordur. İyice tecrübe kazanana kadar bunu denemeyiniz. Teknik esasta aynı olsa da.

Motorunuzu otomobillerin yapmış olduğu cilalanmış gibi parıldayan yüzeylerden sürmek isterseniz buralarda çekim iyidir ve gevşek malzeme ve keskin kenarlar yoktur.

Kadastro yollarında(asfaltta yada gevşek stabilize ikinci derece nizami tali yollarda değil) cilalı gibi uzaktan parıldayan bir yüzey yoksa bu durum tüm yüzeyin gevşek mıcır ve kumla kaplı olduğunu, yol yüzeyinin preslenmemiş olduğunu gösterir. Bakışlarınızı kaldırın ve ileri bakın. Daha iyi yüzeylere doğru gazınız açık vaziyette sürüşe devam edin. Eğer motor savrulmalar yaparsa gazı açık tutun ve ayağa kalkın. Sert zemine ulaştığınızda motor düzenli gidişe başlayacaktır.

ÖZEL DURUMLAR

Çamurda Sürüş Tekniği:

Çamurda sürüş için kolay bir teknik yoktur. Bu yavaş bir süreçtir ve sıklıkla da ileri motor hareketini devam ettirebilmek için ayaklarınızla yerden destek almanız gerekebilir. Eğer çamur çok derinse yine ayağa kalkabilirsiniz ancak ağırlığınız arkaya aktarıp ön tekeri hafifletmeniz gereklidir. Bu sizin çamura saplanmanıza engel olmak içindir. Büyük motorlar için büyük bir çamurlu yol kısmına hızla girmek nadiren iyi netice verir. Bunun yerine ileriye bakarak motoru sıkı bir yürüme hızında ısrarla tutup devam etmeniz daha iyidir.

Motorunuz yavaş sürüş esnasında ve normalden daha yüksek devirlerde fazla ısınacaktır. Yine çamur radyatör yüzeyine sıvanarak peteklerin havayla temasını kesebilir ki buda motorun çabuk ısınmasına neden olacaktır. Radyatörün önünü kapatacak şekilde çamurlukları olan motorlarda da bu sorun ortaya çıkar.

Daima ileriye bakın ki bu tip engellere uzaktan görüp önceden tedbir alabilecek süreyi kazanasınız. Bu durumda çamurun üzerine gelmeden yavaşlayabilir ve ve kötü bölümden geçerken gaz verebilirsiniz.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

1.Yavaşlayınız
2.Hattınızı seçiniz
3.E çıkış noktasına gözlerinizi sabitleyiniz
4.Ayağa kalkınız yada öne ağırlık veriniz
5.Kötü zemin üzerinden hafifçe gazlayarak geçiniz


Zemin kötüleştikçe ayak pedallarınıza uyguladığınız baskıyı daha da artırın. Öyle ki kendinizi ayağa kalkmış bulursunuz ve motorunuz bozuk satıhlar üzerinden geçerken daha rahat salınımlar yapabilecektir.(Dizler kırık ve tankı hafifçe tutuyor, üst beden gevşek.)

Gevşek Stabilize(Mıcır) Zeminlerde Sürüş:

Araçlar tarafından ezilmiş, adeta parlar hale gelmiş zeminlerde traksiyon dediğimiz yol tutuşu her zaman parlamayan gevşek stabilize zeminlere kıyasla daha iyidir. Yine bu zeminler basımlı olduğundan keskin kenarlı yada serbest taş parçalarından da temizlenmiş olarak kabul edilebilirler.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
.İleri bakınız. A ya doğru, aşağıya E ye doğru değil.
.Yoldaki parlayan kısmı görmek kolaydır.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Bu yolda parlayan bir bölüm görülmemektedir. Buda demektir ki bu yol tamamen gevşek mıcır ve taş parçalarıyla doludur. A ya bakın sanki daha düzgün bir iz vaat ediyor, gazı açık tutun ve oraya doğru sürün. Eğer motorunuz savrulursa gazı açık tutun ve ayağa kalkın. Motorunuz sert zemine ulaşınca salınımı duracaktır.

Jantlarınıza dikkat edin. Zarar görebilirler ayrıca aldıkları darbeler neticesinde iletilen sert hareket diğer parçalarında hasarlaşmasına sebep olabilir. Sert bir engel üzerinden tam gaz geçmek lastik patlaması, tellerin kırılması, jantın eğilip bükülmesine sebep olabilir. Şambrelli lastik ve telli jantlar darbeyi emiş açısından daha toleranslıdır ancak tubeless lastik takılı diğer tip jantlar bu konuda daha zayıftır. Kayalık zeminlerde sürüşte lastik havaları artırılmalıdır ve vücut ağırlığınız arkaya kaydırılmalıdır. Bilhassa yolculu ve bagajla kayalık zeminlerde sürüş yapacaksanız lastik havalarınızı %25 oranında artırınız.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Bu tip yollarda motorunuzun eski izleri, olukları takip etme sinine izin verin. Motorunuzu güç bandının altında ama saldırgan bir durumda tutun.(Gaz verdiğinizde fırlayacak). Bu şekilde hem motor arka teker spin atmaz hem de gerektiğinde elinizde ileri ivmelenme için yeterince güç olur. Bozulmuş izler üzerinden giderken hızlı gidin. Bu iz üzerine gelmeden güç bandına motor devrini çıkarmadan bir alt vitese inin. Düşük devir motorun ani aktarımla ileri atılım hareketlerinin yumuşamasına sebep olur. Elcikler (debriyaj ve ön fren) gidonun elciklerinden yatay olarak biraz daha aşağı seviyesinde ayarlanmış olmaları gereklidir. Bu bileklerinizi parmaklarınızdan daha yukarıda tutacaktır. Bir sarsıntı esnasında da vücut ağırlığınızın bileklerinize geçmeyecektir. Buda kumandaları kontrol için çok önemli bir kuraldır. Genellikle mıcır yollarda gevşek kısımlar yolun ortasında daha fazla toplanır. Bu kısımları geçerken motoru dik tutun ve hafif gaz vererek geçin. Ayaklarınızı yola paralel olacak şekilde tutun. Ayak ucunuzun bir taşa yada ağaç köküne takılmasını istemezsiniz. Tenis topundan büyük kaya parçaları ile kaplı bölümlerden de yeterince tecrübe kazanmadan geçmeye çalışmamanızı tavsiye ederim.

Ağır Endurolar:

Bozuk zeminlerde ağır enduroları kullanmak tecrübe ister. Kahramanlık yapmayın. Yürüyüş hızına kadar motorunuzun süratini indirin, ağırlığınızı olabildiğince arkaya verin. Motoru engele girdiğinde bedeninizin öne hareketine izin verin. Bu hareket yani bedeninizin öne hareket ederken yarattığı ivme motorunuzun da öne hareketine yardımcı olacaktır. Bu ivmelenme ağır motorlarda çok daha barizdir.. Ağır hareket eden büyük endurolarda ki depolanmış ivme önlenmesi zor bir güçtür. Bozuk zeminlerde çok yavaş ve dikkatli sürünüz. Mükemmel bir dengeyi muhafaza ediniz. Bedeninizdeki ve motordaki momentumu(ivmeyi) gazla yapacağınız çabuk gazlama hareketleri ile birleştirerek engellere giriş ve çıkışlarda motorunuza ve jantlarınıza gelebilecek zararları bertaraf edin.

Nehir Geçişleri:

Nehir geçişi denge ve düzgün bir sürüş demektir. Kızgın bir boğa gibi suya dalarsanız düşersiniz. Motorun ivmesini kullanın. Tabiî ki bedeninizin ivmesini de. Motorunuz sarsılırsa biraz gaz verin. Hiçbir nehre önceden yatağını incelemeden dalmayın. Gerekiyorsa, değişken ve inişli çıkışlı ise topcase ve yan çantalarınızı söküp motorunuzu hafifletin. Sağa sola atılımlar içinde yavaş giden motor ne kadar hafif olursa o kadar iyidir.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Önceden nehir yatağında yürüyün ve karşı noktada çıkacağınız kısma doğru kendinize bir hat seçerek nehri geçerken bu hatta bağlı kalın. Hava emiş monifoldunuzun nerede olduğuna dikkat edin. Eğer derinlik bu emiş ağzına yakınsa motoru istop edin ve birlikte yürüyerek nehri geçin. Yada manifolt ağzına şnorkel takın. Şayet geçiş esnasında motorunuz su alır ve stop ederse yada devrilirse panik yapmayın. Ama hemen çalıştırmaya da kalmayın. Çalıştırma sistemlerine zarar verebilirsiniz. Motoru birlikte yanınızda çekerek sudan çıkararak çevrenizdeki diğer tecrübeli sürücülerden yardım alın.

Nehir derin değil ama çok kuvvetli bir akıntı varsa motorunuzu ayakta sürüşle geçirmeye kalkmayın. Oturun ve ayaklarınızı motorun her iki yanından yürüme hareketleri yapar gibi kullanarak geçmeye çalışın. Çok sert akıntılarda yanınızda bir arkadaşınız yaya olarak yürüsün. Genel olarak nehir yatakları serttir çünkü su devamlı akıp giderken gevşek mili de beraberinde sürüklemektedir.. Aksi takdirde göllerdeki gibi bataklık zeminler oluşurda ancak buna rağmen nehir yataklarına bitişik alanlarda çamur olması muhtemeldir. Buralarda dikkatli olun. Nehir yataklarında bulunan kayalarda gene bu akıntı hareketi sebebiyle keskin kenarlı değildir. Çok geniş ve zor nehir geçişlerinde lastiklerinizi %50 oranında indirebilirsiniz.

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Dere geçişlerinde köprü yerine hemen su altında aynı malzemeden ve kayalarla desteklenerek yapılmış sığ geçiş noktaları vardır. Buralardan geçerken bu geçişlerin çok kaygan olduğunu biliniz.


Kısa ve Çok Dik Tırmanışlar:

Çok tehlikelidir. Çok özel bir bilgi, dikkat, tecrübe ve adanma ister. Motorunuzun donanımından kendi bilgi ve yeteneklerinizin birleşimine kadar her şeyin mükemmele yakın olması gerekir. Tam tırmanışın ortasında motorunuzun bayılması yada tepenin öbür tarafında 20 metrelik bir düşüşün sizi beklemesi çok kötü olur. Bu yüzden böyle bir tırmanıştaki başarınız tırmanışa başlamadan önceki hazırlıklarınıza bağlıdır.

Hazırlık safhası:

Bir kere bu yaptığınız akıllıca mı? Buna olumlu cevap verebilmelisiniz. Yoksa yapmayın. Tırmanma hattınızı seçin. Maksimum torku aldığınız devire motoru yükseltin. Gazlayın ama bu gazlamayı makul seviyelerde tutun ve ağırlığınızı öne alın. Çok kısa bir tırmanış için oturabilirsiniz ama uzun bir tırmanış ayakta yapılır. Gidona ağırlığınızı bindirmeyin.

Süreklilik safhası:

Devri güç bandının biraz altında tutun. Gazı gerekiyorsa biraz gevşetin. Motor devri düşmeye başlarsa hafif gazlayın. Arka tekeri kaydırmamaya dikkat edin. Eğer devir hala düşüyorsa vites küçültün.(Bu duruma düşmeniz aslında sizin tırmanışa yanlış vitesle başladığınızı gösterir.)

Şayet tırmanışın dikliğini yanlış hesapladığınız ortaya çıkarsa bir çukur, kök, tümsek gibi bir engebeye ön tekeri takarak ön frenle orada kendinizi askıya alıp sabitleyeceğiniz bir şey bulun. Motoru yanına doğru yatırın ve tekrar tırmanışa başlayabileceğiniz daha emniyetli bir alana doğru kaydırın.

Şayet bunu da yapamayacak bir durumdaysanız atlamaya hazır olun. Mümkün olduğunca yan tarafa doğru ve motorun sizden olabildiğince uzağa düşmesini sağlayacak şekilde. Kontrollü bir düşüş kontrolsüz bir düşüşten her zaman daha iyidir.

Dik İnişler, Gevşek Taşlık Zemin:

Gevşek taşlarla dolu bir zeminde dik iniş çok ürkütücü bir deneyimdir. Birde ters eğimde yolun bir tarafından diğer tarafına geçmek mecburiyeti olursa. Panik en büyük düşmanınızdır.

Hazırlık safhası:

Tepede durup iniş hattınızı seçin. Bunun emniyetli bir iniş olabileceğine karar verip birinci vitese takın ve debriyajı bırakın. Motor inişe geçecektir ki bu safhada kendinize hakim olun. Ayağa kalkın, kalçalarınızın sele ile irtibatını kesecek kadar ve ağırlığınızı olabildiğince arkaya alın. Tek parmağınız fren üzerinde olsun.

Süreklilik safhası:

Motor ilk birkaç metre toprağı sürecektir ama motor kompresyonu devreye girdikçe motorun gidişi düzelecektir. Kollarınız gevşek, motoru gerektikçe dizlerinizle tutuyorsunuz. Motoru nehir geçişlerinde olduğu gibi ayaklarınızla baskı yapıp yaylandırarak her iki yana hareketini sağlayın. Motorun hareketi hızlanırsa yada siz motoru bir manevra için yavaşlatmak isterseniz ön freni tek parmakla hafice sıkın. İniş yapan motorun ön tekerinde ağırlık fazla olduğundan kilitlenmesi zordur ama siz yinede gidona beden ağırlığınızı vererek basıncı dolayısıyla da yer tutunma gücünü artırabilirsiniz. Eğer yüzey çok gevşek ise ön freni iyi zeminde sıkın gevşek zeminde bırakın. Böyle bir durumda gaz vermeseniz de motorun stop etme durumu yoktur.

Motoru bu şekilde indirirken aşağıdaki dönüşe de hazırlanmanız gereklidir. Frenleri son anda bırakın, dış pedalı sıkıca yere doğru bastırın. Bu arada siz hala ayaktasınız. Ani bir kararlılıkla motoru dönüşe sokun. Motor tüm korkularınıza rağmen dönüşü sorunsuz yapacaktır.

Tüm sürüş güven, adanma, ve motorun bunu yapabileceğine olan inancınızla gerçekleşecektir. Uygun sürat sizin bu konudaki yardımcınızdır.

Not.: Arka fren dik inişlerde hemen hiç tutunma gücüne sahip değildir. Kilitlenmesi çok çabuk olur bu yüzden durma gücüne katkısı olmayacaktır.

Ters Eğimli Zeminlerde Viraj Alma:

Photobucket

Normal inişler ve çıkışlar nispeten kolaydır. Hatta bir yol motoruyla bile. Ama yol dışı sürüşlerde dik bir inişte yolun bir tarafından diğer tarafına geçmek yada dönüş yapmak tecrübe ister. En zoru da tırmanırken düşmeden dönüş yaparak inişe geçebilmektir. Ayak pedalları üzerinde ayakta durmak motoru dengede ve dik tutar. Bir kere motor çekime göre dik konumda ise motor kaymaya meyilleşir ve aşağı doğru kayış başlar. Bu durum iniş tarafınızdaki ayağınızla o pedalla ağırlığınızı vererek önlenebilir. Bu aşağı doğru olarak uygulanan güç sonucunda lastiklerin yanal kayma hareketi tutunma sağlanarak engellenir.

Kumda Sürüş:

Motor devrinizi 1000-1500 rpm aralığında tutunuz. Gazı kesmeyiniz. Lastik basınçlarını %75 oranında indiriniz. Bu durumda lastiklerin janttan atmaması için krosçular jant kenarlarına tellerin girdiği taraftan dört ilave delik açarlar. Karşılıklı iki tane. her biri birbirinden 90 derece açıda olacak şekilde. Ve buralara somunsuz lastiğin iç tarafındaki takviyeli kısma biraz girecek şekilde kısa vidalar takarlar. Bu lastiğin jantta kalmasını sağlar.

Sürüş esnasında gevşek kuma motoru sert vurmayınız. Yavaşlayın ve gevşek bölüme geldiğinizde gaz açın. Rahat ve düzgün sürün, dirsekler açık ve motorun hareketlerine engel olmaya çalışmadan. Motor altınızda çok oynamaya başlarsa biraz daha gaz verin.

Eğer kum derinleşirse durmayın. Hareketi devam ettirmek çok önemlidir. Ayaklarınızla motoru iki yanından itmek zorunda kalsanız da hareketi devam ettirin. Hatta motordan atlayın ve yanında onunla koşun. Tüm bunlara rağmen saplanırsanız debriyajınızı zorlayarak motorunuzu gazla buradan çıkarmaya çalışmayın. Çukurları doldurun önce. Kumu ayağınızla ezerek sıkılaştırın. Bu motorunuzun birkaç metre önünü kapsamalıdır. Motorunuzu kaldırın, çalıştırın ve binmeden hareket ettirin ve sonra üzerine atlayıp devam edin. Tüm bunların 180 kg üzeri ağır endurolarda ne kadar zordur siz tahmin edin. Çöl sürüşlerinde nadir olarak ciddi sonuçlar doğursa da düşmek sık rastlanan bir durumdur.

Çamurlu çamursuz oluklar:

1. Motorunuz ve siz oluklara gelmeden tam düz olarak girecek pozisyonda olunuz.
2. Pedallar üzerinde ayakta durun ve ağırlığınızı olabildiğince arka tarafa doğru kaydırın. Bu ön tarafın hafifleyerek çamura gömülmemesi içindir.
3. Ayaklarınız pedallarda olsun. Ayaklarınızı yere koymaya çalışmak yer çekim merkezinizi saptıracaktır. Ayrıca sert geçişler sırasında ayağınızı pedaldan kaldırmanız kendi bacağınızın üzerinden geçmenize sebep olabilir.
4. İleri bakın. İleri bakarsanız motorunuz olukları takip eder ama yere bakarsanız psikolojik olarak gerilirsiniz ve oluklarla savaşmaya başlarsınız. Buda sürüşü olmaması gereken oranlarda darbeli hale getirir.
5. Tüm sürüş boyunca gazlayın. Gaz kesmek vücut ağırlığınızı öne aktararak ön tekerin çamura saplanmasına sebep olabilecektir. Düzgün ve sürekli gazlamak sizi tüm engellerin üzerinden akıcı bir tarzda ötesine geçirecektir.

Açıklama: Güç bandı en yüksek torkun alındığı devirdir. Motordan motora değişir. Aşırı şartlar altında sürücüler gazı 2500-3000rpm devir aralığında tutarak hızı debriyaj ile ayarlama yolunu da tercih edebilirler.


Kar Zinciri: Photobucket

YOLCULU SÜRÜŞ PRENSİPLERİ

Photobucket

Sürücünün bilmesi gerekenler:

Yolcu ikinci bir sürücü gibi düşünülmelidir.
Yolcunun davranışları motorun hareketlerini etkileyerek sürüş karakterini değiştirir. Bağımsız ekstra bir ağırlık olması bunun sebebidir.
Yolcu ani duruşlarda öne doğru hareket ederek kaskların çarpışmasına sebep olduğu gibi sürücünün kollarına da ekstra ağırlık bindirir.
Yolcunu getirdiği ekstra yük kalkışta daha fazla gaz ve debriyaj mahareti gerektirir.
Fren işlemi etkilenebilir. Daha önceden ve daha fazla basınç uygulamasıyla fren yapmak gerekir.
Arka teker üzerindeki ekstra ağırlık bilhassa ani duruşlarda durma gücü üzerinde arka frenin etkisini artırır.
Yokuş aşağı sürüşlerde frenleme mesafesini uzatır.
Ekstra ağırlık dönüşlerde ekstra dikkat gerektirir.
Dönüş açıklıkları etkilenebilir.
Sollamak için daha fazla bir zaman ve mesafe gerekir.
Bilhassa yan rüzgarların etkisi daha belirgin olur.

Motorun durumu:

Yolculu sürüşe uygun, buna göre üretilmiş tipte bir motor olmalıdır.
Lastik havaları motor manueline bakılarak yolculu sürüşe göre basılmalıdır.
Süspansiyon ayarları yolculu sürüşe göre ayarlanmalıdır.
Aynalar yolculu sürüşe göre ayarlanmalıdır.
Tüm bunlar motor el kitapçığına göre yapılırken yine bu kitapçığa göre verilen motor azami yük taşıma kapasitesi aşılmamalıdır.

Yolcunun bilmesi gerekenler:

Yolcu boyunun ayakları pedallara basacak kadar uzun ve yaşının bu işin sorumluluğunu kaldırabilecek seviyede olmalıdır.
Yolcuda koruyucu donanımlar giymiş olmalıdır.
Yolcunun da hareketlerinin sürüşü etkileyeceğini ve nasıl davranması gerektiğini bilmesi gereklidir.

Bu kurallar:

a) Sürücünün belinden tutunun. Varsa yolcu motor tutanaklarından tutununuz.
b) Ayaklarınızı daima pedallar üzerinde basılı tutunuz. Motor durduğu zamanda bile.
c) El ve ayaklarınızı sıcak ve hareketli parçalardan uzak tutunuz.
d) Dönüşlerde sürücünün omuz üzerinden dönüş yönüne bakınız.
e) Geriye yada ani dönüşler yapmayınız. Bacaklarınızla motoru tutarken sağa sola ivmeler vermeyiniz.
f) Bir engel üzerinden geçilirken pedallar üzerinde bacaklarınız kırık vaziyette hafif yükselerek darbenin bedeninize etkisini azaltınız.
g) Sürücüye abanmadan, mümkün olduğunca ona yakın oturunuz.

Genel güvenlik kuralları:

Yolcu taşıyabilecek tecrübede değilseniz(asgari iki yıl) yolcu taşımayınız.
Tecrübeniz yeterli ise ama ilk defa yolculu sürüş yapacaksanız önceden yolcu ile birlikte düşük süratlerde trafiğe kapalı uygun bir alanda alıştırmalar yapınız yada bunun eğitimini alınız.
Daima “Araştır”, “Tahmin et” ve “Uygula” işlemini uygulayınız.
Yolcunun sürate ve yatışlara alışması için kendisine zaman tanıyınız.
Sollarken kendinize daha geniş zaman tanıyınız. Ani geçişlere kalkışmayınız. Mesafe yeterince uzun olsun.
Rüzgara karşı hazır olunuz.
Aşırı hızlardan ve yatış açılarından sakınınız.
Yolcu binmeden motoru çalıştırınız.
Yan ayağı kaldırıp motoru tam desteğe alınca, ön fren sıkılı ayakta iki ayağınızla sağlam bir şekilde yere basılı olarak ve motoru bacaklarınızın arasında sıkıca tutulu bir vaziyette iken yolcuya binin komutunu veriniz.
Yolcu binince kask çarpışmalarına hazırlıklı olunuz.
Tam durup motoru desteğe aldıktan sonra kendisine vereceğiniz inin komutunu almadan yolcunun inmeye kalkmaması gerektiğini, ayakları pedallarda basılı beklemesi gerektiğini kendisine bildiriniz.


YOLCULU SÜRÜŞLERDE FRENLEME

Motosikletteki ekstra ağırlık yolcu olsun, yük olsun motorun atıl kütlesini ağırlaştırdığı oranda hareket yönü doğrultusunda dengelenmesi gereken bir ekstra hareket enerjisi verecektir. Daha da önemli olarak ilave ağırlık arka tekerin yere tutunma gücünü artıracaktır ve ön arka ağırlık oranının değişimi de değişik frenleme tekniği uygulanmasını gerektirecektir. Tıpkı iniş yada çıkışlarda değişik frenleme tekniklerinin uygulanması gibi. Yolcunun ağırlığı genellikle yüksektir ve motora hareket yönünde daha fazla ileri hareket enerjisi verecektir. Sıkı ön fren hala mümkündür ancak yolculu durumda arka frenin daha sıkı kullanımı gerekir. Burada ölçü yolcunun frenleme esnasında ne kadar ağırlığını sürücüye aktaracağıdır. Artçı ani duruşun farkında olmayabilir çünkü artçı ileriyi sürücü gibi göremez ve sürücü sert fren yaptığında yolcu sürücünün sırtına abanır. Daha doğrusu motor sürücüyü geriye, yolcuya doğru iter. Bu noktada sürücü yolcunun atıl kütlesi tarafından tankın üzerine doğru itilir. Sürücü burada motorun kontrolünü kaybetmemek için frenleri gevşetmek durumundadır. Touring tipi bir motorda yolcuda varsa ağırlık 600kg a kadar çıkabilir. Arka/ön ağırlık dengesi belki 60/40 olabilir. Frenlemenin başlangıcında arka frenleme 350kg ve ön 250kg gücünde olabilir. Ama frenleme mevcut yer tutunma gücünün mesela %80 nine yükseldikçe frenleme güçleri arka/ön 130/350 civarında olabilir. Bu yüzden arka fren yolculu sürüşlerde toplam frenleme üzerinde olumlu katkı yapar. Yağışlı havalarda da olumlu etkisi vardır. Yokuş inişlerde bu durumun yolcunun atıl kütle etkisinin çok fazla olmasından dolayı fazla avantaja döndürülmesi fiilen mümkün olamaz. ABS sistemlerde ise sistem birleşik yada ayrıda olsa fiilde bir avantajı olmaz. Sadece daha sert fren yapılabilir.



Not.: Artçı kelimesinin grup sürüşlerde grubun en arkasından gelen lidere yardımcı kişiye denmesi nedeni ile arkamıza aldığımız kişiye yolcu denmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

DÖNEMEÇLERDE GİZLİ POTANSİYEL TEHLİKELER

Photobucket


Motosiklet kullanımında belki de en zevkli taraf dönüşlerdir. Tek iz üzerinde giden bir araç olan motoru yatırarak tüm ilgili güçleri devreye sokmak ve istenilen yöne gitmek güzel bir duygudur. İster yollarda olsun yada pistte bu hareketi yüzlerce hatta binlerce kere de yapmış olsanız da bu hareket her seferinde yine zevklidir ve yine heyecan verir. 40 yıldır belki milyon kilometre yol yapmış olsanız bile dönemeçlere tam doğru yaklaşma hızıyla, bileğin doğru kontra basıncını elciğe uygulamasıyla, gaz tam kararında açık ve ideal apeks noktasına götürecek doğru yatış açısını tutturarak son dakika ayarlamaları yapmadan dönülen viraj sayısı bir düzineden fazla değildir. Viraj hattına girdiğinizde mutlaka son dakika ayarlamaları gerekmektedir. Yere yapışmamak için çok ani ve sert değişiklikler yapamazsınız. Bu tip hareketlerden kaçınmak içinde ilerinizde neyin sizi beklediğini bilmek zorundasınızdır.

Bir dönemece girmek kritik bir andır ve bunu nasıl yaptığınız önünüzdeki dönemecin size nasıl göründüğüne bağlıdır. Bu viraj her gün döndüğünüz bir dönemeç olabilir. İlk defa böyle bir açı çizeceğiniz yeni bir viraj da olabilir. Her gün geçtiğiniz bugüne kadar belki yüzlerce kez dönmüş olduğunuz bir dönemeçte olsa yoldaki her çatlağa, yüzeyin bozuk kısımlarına bakın. Yüzeyi değerlendirmeden bir dönemece dalmayın. Bir dakika evvel oradan geçmiş olsanız bile durum değişmiş olabilir. Öbür tarafta çalıların gizlediği alanda arıza yapmış bir araç duruyor olabilir yada geçen bir vasıtadan yola yağ, mazot dökülmüş olabilir. Kum dökülmüş olabilir vs. Yatmadan önce yol yüzeyinin durumunu değerlendirecek yeterli görüşünüz olmalıdır. Bunu engelleyen bir çok durum vardır. Peki ne yapalım diyeceksiniz. Yatmayın. İlerisini göremediğiniz bir dönemece kendinizi teslim etmeyin. Yavaşlayın, hattınızın dış tarafından genişçe dönemece girin ki bu size yolun daha ilerisini daha erken görme imkanı verecektir,

Geniş dönmek her durumda size avantaj vermez. Sağa dönen bir dönemeçte sizi orta şeride dolayısıyla karşı yönden gelen araca yaklaştırır. Ya karşı yönden gelen araç orta şeridi ortalamış geliyorsa! Yada yol yüzeyi kumlu veya yağlı ise ve bu durumda motoru kaldırmanız gerekirse lastikleriniz sizi karşı yöne geçirecektir. Ben tahmini olarak olabilecekler karşısında her durumla baş edebileceğim bir süratte hattımın içinde kalarak, öbür tarafta yola yuvarlanmış sizi selamlamak için bekleyen bir kayayla tokalaşmamak için, tedbirli bir dönüşü tercih ederim.

Dönüşü yaparken ben planladığım hattın görebileceğim en ilerisini ve motorumun biraz ilerisini görecek şekilde sürekli gözlerimi hareket ettiririm. Çıkışa kadar tüm hattı görüp değerlendirdikten sonra güvenli ise yatışa geçerim.

Maalesef her potansiyel tehlike görünür değildir. Yeni dökülmüş mazot ve bazı soğutucu maddeler yol yüzeyinde görünmesi adete imkansız maddelerdir. Burnunuz size alarm verebilir. İnce bir tabaka kum ise hem görünmez hem de kesinlikle kokusu alınamaz bir tehlikedir. Işıkta sizi kısıtlayabilir. Gözünüzü alan alçak irtifadan gelen güneş ışıkları herhangi bir şeyi görmenizi bile çok zorlaştıracaktır. Tek elle motor kullanmak zorunda kalabilirsiniz şayet iyi bir güneş korumalı vizörünüz yada gözlüğünüz yoksa. Düşük irtifada asılı duran güneş ayrıca dönüşler boyunca gölgeler oluşturur. Gölgeli bir viraja yatıp ta girdikten sonra, gölgede saklanan kum, yaprak döküntüleri veya diğer kaygan maddeler yüzünden kaba etlerinin üzerinde kayarak çıkanlar çoktur. Ayrıca gece yola inen çiği ve henüz gölgede kaldığı için güneşin kurutmadığı ıslak alanları fark etmek, yol yüzeyinden ayırt etmek neredeyse imkansızdır. Kışın ise bu alanlar yol yüzeyinden ayırt edilmesi çok zor siyah buza dönüşürler.

Sağa dönüşte bir engelle karşılaşıldığında, şayet bu engel orta şeride çok yakınsa dışından, sizin hattınızın ortalarına yakınsa iç tarafında geçiniz. Hattınızın ortasındaki bir engeli dışardan geçerseniz bu sizi yolun kenarında ve kenara doğru yatık bir durumda bırakır ki ikinci bir engelle baş etme imkanınız kalmaz.

Sola dönüşlerde engelin her iki tarafını da kullanabilirsiniz.

Her iki durumda da trafiğin durumu, engelin yeri önemlidir. Burada kırma işlemi ile frenleme işlemi birbirinden ayrılmalıdır. İkisi birlikte yapılmamalıdır. Engele bakışlarınız kilitlenmemelidir. Engeli aşar aşmaz tekrar normal dönüş hattınıza dönünüz.

Ters eğimle karşılaştığınızda motor eğim tarafına kaçmak isteyecektir. Kontrayı bunu dengeleyecek şekilde sürekli bastırmanız gerekir. Hızınız uygunsa motoru kaldırın. Dış taraftaki pedala ağırlık verin.

Potansiyel tehlikelerle ilgili olarak sağlık görevlilerinin hazır bulunduğu, trafiğe kapalı, kontrollü şov alanları dışında lastik yakanlar, yarış yapanlar, tek teker ve arkayı kaldırma gibi cambazlıkları bu işin profesyonel eğitimini almadan ulu orta yaparak kendileri ile birlikte başkalarının da hayatını tehlikeye atanlara diyeceğim olumlu hiçbir şey yoktur. Sadece sormak istiyorum: Ne gibi tehlikeleri olduğu hakkında herhangi bir fikriniz var mıdır? Gözlerinizi bir an kapatın ve hayatınızın bedelini kendinize söyleyin.

Motorunuzun lastiklerinin hattınız içinde olması yetmez sizinde tamamen kendi dönüş hattınızın içinde olmanız, başınızın ve omuzlarınızın geliş hattına geçmemiş olması kötü sürprizlerle karşılaşmamanız için şarttır.

Dikkat: Photobucket

SÜRÜŞ HIZININ TEMPOSU

Hızınızın temposunu biliyor musunuz?

Photobucket

Her sürücü kendi sınırlarını iyi bilip hızını o tempoda tutabilmelidir. Pistlerdeki tempolar caddeler için uygun değildir. İki hafta önce bir sürücü öldü. Bir virajı alamadı ve motoruyla kayaların içerisine savruldu. Yolda kaymasına sebep olacak kum, yağ yada buz yoktu. Herhangi bir arabada onun hattının açığına kaçmasına sebep olmamıştı. Tamamen sürücü hatası. Sürücü kendi hız temposunu bilmiyordu. Temposunun üzerinde bir hızla viraja girdi ve beyni ona bu hızın bu viraj için çok fazla olduğu ikazını verdi. Oda motoru kaldırdı ve arka freni çiviledi. Elveda…

Yarış pistlerinde sürücüyü kurtaracak lastik yada saman bariyerler vardır. Bir ambulans ve işi bilen ekiplerde hazırda bekler. Çoğunlukla yoldan çıkan yarışçı yerinde kısa bir sağlık teftişinden sonra kaza yaptığı yere dönerek kazasını analiz edebilir. Caddeler yarış pistleri değildir. Bu şekilde kullanımları sizin sürücülük ömrünüzü kısaltacaktır ve kendi temponuzu keşfetmenizi de olanaksız kılacaktır. Temponuzu bulup öylece sürmek yarışmaktan çok uzak ve daha eğlenceli bir şeydir.

Tempo, motoru gerçek yerine oturtarak onu kontrollü bir araç konumuna sokar. Temponuzun dışına çıkarsanız o sizi kontrol eder. Bir çok yarış tipi motor sürücüsü bir kere motorlarına binince gazı öyle kontrolsüzce kullanırlar ki oluşan süratle adeta motorları tarafından aceleyle taşınan bir bagaj durumuna düşerler. Tempo ise 1200cc ne kadar zevkliyse 250cc bir motorun da o kadar zevkli olmasını sağlar. Bu sürücünün sağ bileğini kullanma maharetiyle ilgili bir gerçektir. Budala biri gazı çevirebilir ama nasıl durulacağı yada dönüleceği hakkında bir fikri yoktur. Durmayı öğrenmek hayat kurtarır, dönmeyi öğrenmek hayatı zenginleştirir. Bir motoru ardışık dönüşlerde kullanmaktan daha zevkli ne vardır. Eğer temponuzu ayarlayamazsanız frenlerle uğraşırsınız, buda acil bir durumda sizi çaresiz bırakır. Kendi temponuzu bulun ve göreceksiniz ki asıl eğlence oradadır. Düz yolda gazı sonuna kadar açmanın değil de her durumda kendi temponuzda güvenle gitmenizin gerçek motor ustalığı olduğunu anlayacaksınız.

Olur olmaz her yerde hızlı gitmek, kural tanımadan kamikaze gibi alçaktan uçmak biz motorcuların imajını zedelemektedir. Ehliyetimizi, motorumuzu sonunda da kendi bedenimizi kaybedebiliriz.

Kendi otoban ve şehir içi hız temponuzu bulunuz, ona bağlı kalınız ve gereksiz ve riskli süratlenmelerden kaçınınız. Çok üst bir hız tempom var diyorsanız yarış pistlerini kullanınız.

Tempolaşma kaideleri:

.Dönüş hızınızı erken ayarlayın. Dönüş noktasını kaçırırsanız eyvah.
.Yere doğru bakmayın. Bu hızı beyninizin olduğundan daha fazla gibi algılamasına sebep olur.
.Motoru çabuk döndürün.
.Frenleri hassas bir tarzda hissederek ama ciddi bir sıkmayla kullanın.
.Gazlamaya erken başlayın.
.Sollamak dışında orta çizgiyi asla geçmeyin. Bu aslında sizin motora ne kadar hakim olabildiğinizin bir göstergesidir.
.Orta şeride yakın kısımlarda fazla kalmayın . Açık dönüşle gelen bir araç olabilir.
.Virajlarda gereksiz sarkarak veya düz yollarda iyice kapanarak kişilik bozukluğu olabilecek araç sürücülerinin dikkatlerini üzerinize çekmekten kaçınınız.
.Gurup liderliği yaparken grupla bir sürüş yapınız. Hat değişmeleriniz yumuşak ve önceden el işaretleriyle belirtilerek olmalıdır.
.Sürüyü takip ediyorsanız grupla birlikte sürünüz. Şayet sürü liderini takip edemiyorsanız ve kendi temponuzu tutturmaya çalışıyorsanız başkalarının da sizi takip etmesini beklemeyiniz.

Toplu sürüş temposu:

Düzlükler rütbelerin ayarlanacağı zamanlardır. Lider takip edenleri birbirine karıştırıp kümeleştirmeyecek tempoyu tutturmak zorundadır. Bilhassa dur işaretinden sonra hareket ederken yada çift yönlü yolda araç sollarken tüm sürücülerin hızlarını aynı tempoda tutmaları esastır. Lider gazı sert kullanarak aracı sollamalı ve geriden gelenlere sollamayı yapacakları boş alanı bırakmalıdır. Ancak bunu yaparken ölçüsüz hızlanıp grubu geride bırakmamalıdır. Düzlüklerde mantıklı süratlerin yaratacağı aralar kolay kapatılabilir, sürücüler önlerindeki motordan iki saniye mesafede çaprazlarındaki sürücülerden 1 saniye mesafede olmalılardır. Domino taşlarının birbirini takip eden insicamlı hareketleri gibi motorların virajlara birbiri ardından bir intizamla girip sonra aynı sırayla çıkışını seyretmek büyük zevktir. Gazın kontrolünde ustalaşmak ve sürüş hızının duruma göre aynı tempoda düzgün tutulabilmesi resmi günlerdeki motosikletli polis kortejlerinde bariz bir şekilde sergilenmektedir.

Kaynak: www.sportrider.com

AŞIRI HAVALARLA MÜCADELE

Photobucket

16 derece ile 32 derece arası normal olarak kabul edilir. Bunun altında soğuk üstünde sıcak hava tehlikeleri başlar.

Kask:

Tam korumalı kask(Full face helmet). Daima vizor kapalı.

Vizorün buharlanması:

Bunun için tabakalar çıktı. Bu tabakalar iki tabaka arasında ışık kırılmalarını pırıltılar olarak gösterebilir. Aynı zamanda ay, yağmurda gibi yansıma yapıp burnunuzu görmenizde mümkün. Ancak yol görünüyor. Buda buharlanmadan çok daha iyi bir durumdur.

Kaskın kötü kokuları:

Eğer içi çıkmıyorsa, yıkayamazsınız ve birkaç hafta sonra kötü kokular başlar. Bunu kaskı kullanmadığınız zamanlar içine kağıt tıkarak halledebilirsiniz. Karbonatla da toz şeklinde yüzeyine elinizle yayarak kaplayabilirsiniz ama burada sorun giyeceğiniz zaman karbonatı temizlemektir. Elektrikli süpürgeyle çektirmeniz gerekir. Koku çok ağırsa kağıtla temizleme tekniğinin işe yaraması birkaç hafta alacaktır yada kokuya katlanacaksınız.

Kulak tıkaçları:

Kullanın. Gerçekten sesin zararlı sonuçlarını azaltıyor.

Ceketin altına ne giyilmeli?

Uzun kollu hava geçirmeyen ama teri dışarı atan özel yapım tişört, deri ceket altına giyilmelidir. Çok sıcak olsa da en iyisi budur. Çok sıcak havalarda çıplak cildinizin sıcak deriyle yada astarıyla teması hiç hoş bir duygu değildir. Bu tip tişörtler terlemeyi de alması açısından sıhhidir. Sıcak olacaktır ama rahatsız etmeyecektir. Boyun bölgesinin deriyle temas etmemesi için bandana kullanın. Çok sıcak olduğunda ıslatın ve sıkıp suyunu çektirdikten sonra serinlik için ıslak olarak boynunuza takın. Tüm kan damarlarının ve sinirlerin geçtiği boyun bölgesinin serin tutulması, aşırı sıcak yada soğuklara maruz bırakılmaması gerekir.

Eldiven:

Yazlık korumalı deri eldiven. Kışın gerekiyorsa korumalı eldivenin altında normal bir yün eldiven olabilir.

Pantolon:

Seyahatte deri pantolon iyidir. Daha geniş bir iklim şartlarına hitap etme özelliklerinin yanında koruma faktörleri de yüksektir. Altına bileklere kadar uzun egzersiz taytları giyilmesi uygundur.

Bot:

Motorunuzun tipine uygun tam korumalı deri botlar giyilmelidir. Yürüme zorluğu yaratsalar bile bu şarttır. Yürümek için yedekte normal ayakkabı taşınabilir. Botların su geçirmez olmaları tercih edilmelidir. Yada su geçirmez kılıf kullanılmalıdır.

Yağmurluk:

Yağmurluk bulundurun. Normal yağmurluklardan farklı bir özelliği yok. Tek veya iki parçalı olabilir. Rüzgarla balon gibi şişecek bol ölçülerde olmamalıdır. Üzerinize tam oturmalıdır.

Yağmurda Sürüş:

Yağmurluğunuzu giyiniz. İçinize su girmesini engelleyiniz. Eldivenlerinizin ve botlarınızın su geçirmez kılıflarla desteklenmesi gereklidir. Vizorü elinizle temizleyin, kaçınılmazsa yarım açın. Göz koruması gereklidir. Gözleriniz korumasız kalmamalıdır. Siyah ya da renkli vizor kullanmayınız.

Siste Sürüş:

Şayet sis iki saniye önünüzü görmenizi engelleyecek oranda ise sürüşe devam etmeyiniz. Sis de sürüşün en büyük riski görünürlüğün olmaması dışında ufuk hattını görememenizin beyninizin yerle olan açınızı algılamasında oluşturacağı sapmalardır. Yoğun sis içinde giderken ufuk hattını görmediğiniz için hiçbir zaman yere dik konumda mı yoksa yatık konumda mı gittiğinizi tam doğru algılayamazsınız. Dönemece girdiğiniz de bu durum özellikle sorun yaratır.

İçecek:

Su içmelisiniz. Kahve değil, kola değil, SU içmelisiniz. Bazı spor içeceklerde olabilir ama fazla şeker içerirler. En iyisi sudur. Vücut ısı fazlasını terlemeyle atar. Terlemek istemiyorsanız motora binmeyin. Klimalı araba kullanın. Terin buharlaşması vücuttaki fazla ısıyı atar ve aşırı ısınmasını önler. Bunun içinde vücudunuzda yeterli su olmalıdır ki yeterince ter buharlaşarak soğutma etkisini oluşturabilsin. Sadece güneş çarpması durumunda siz çok sıcakta da olsanız terlemezsiniz.

Hava aşırı sıcak, siz dışarıdasınız ve terlemiyorsunuz. Orada durun. VÜCUTTATA KURUMA(dehidrasyon) BAŞLAMIŞTIR. Aşırı ısınma var ve serinlemezseniz ölürsünüz. İşlerin bu derecelere gelmesine izin vermeyin. Bunun yolda giderilmesi çok zordur ve bu dünyadan gidici durumuna girebilirsiniz.

Sıcağa karşı ne yapabilirsiniz?

Kaskınızın tüm havalandırmasını açın. Bu dudakların kurumasına sebep olabileceği için dudak nemlendiricileri kullanın. Motorunuzun rüzgar kesicisi (windshield) çok büyükse sorun yaratır. Mümkünse indirin yada havalandırma delikleri varsa açın. Vücudunuzun mümkün olabildiğince tüm bölümlerini kapatın. Güneş ışınları cildinize direk temas etmesin. Direk temasla UV ışınlarına maruz kaldığınız gibi çabuk da yorulursunuz. Korumalı elbiseleri üzerinize giymeyi ihmal etmeyin. Çünkü korumasız kaza yaparsanız, yolun sürtmesinden olaşacak yaralar yanıkla aynı etkiyi yapar ve yeterince derinse iz bırakır mı diye endişelenmeyin çünkü öldürücüdür.

Her benzin alışınızda uzun kollu tişörtünüzü ıslatıp giyin ve hemen deri ceketinizi üzerine giyin ve ön havalandırmalarını da kapatın. Arka havalandırmalarını açık bırakın. Su boyun bölgesinden yavaşça buharlaşarak sizi serinletecektir. Ön havalandırmaları açarsanız buharlaşma hızlı olur ve sizi daha iyi soğutur ama tişört çabuk kurur ve serinletme kısa kesilir. Tişört kuruyunca ceketin tüm havalandırmalarını açın ve bir daha ki istasyonda işlemi tekrarlayın.

Yazlık eldiven giymenizi söylemiştik. Bu eldivenlerin bileği örten kısmı yoktur. Önce eldivenleri giyip sonra ceketi giymeniz gerekir. Ceket kol fermuarlarını da çekmeyin kollarınızdan içeri hava gelsin. Bu durumun ceketin koruma faktörünü düşürdüğünü biliniz ayrıca bilekleriniz kaza anında korumasız kalmaktadır.

Yanınızda yedek su taşıyın. Daha sık mola verin. (Her 200-250 km de.) Molaları beklemeden su için. Hatta giderken için. Hyponatremia yani su zehirlenmesine dikkat edilmelidir. Gerekiyorsa klimalı bir otelde mola verin.

32 derecenin üzeri:

Isı her an sizi bitirebilir. Vücudunuz susuz kalabilir, kuruyabilirsiniz. Bu durum 29derecenin üzerindeki herhangi bir derecede gerçekleşebilir. 32 derecenin üzerinde ise durum çok ciddidir. Güneş çarpması denilen olayın olması riski çok fazladır. Çok dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Çok gerekli değilse yola devam etmeyin yada güneşin batmasını bekleyin.


Vücut Isı Transferi:

Isı daima sıcaktan soğuğa doğru akar. Yani bedenimiz atmosferden soğuksa biz ısı çekeriz tersi durumda ise biz çevremize ısı veririz. Her iki durumda da mutlaka ısı transferi olmaktadır.

İki tür beden ısımız vardır. Bedenin iç ısısı ve derimizin ısısı. Bedenimiz ısı üretir ve iç ısımızı 37C de tutmaya çalışır. Bu derecede çok küçük sapmalar olabilir ve 2 derecelik bir sapma dahi bizim sağlığımıza ciddi tehdittir. Derimizin ısısı ise 31C ile 33C dereceleri arasındadır.

Bedenimiz sürekli ısı üretir. İç ısımızı muhafaza etmek için gerekli miktarı kullandıktan sonra fazlasını atmosfere bırakır. Bunun anlamı bizim devamlı dışarıya ısı veriyor olmamızdır.

Derimiz ısıyı yansıtır. Ayrıca her nefes alış ve verişimizde biz ısı kaybederiz. Nefesimiz sıcaktır, çiklet üreticilerinin söyledikleri hiç önemli değil, soğuk değildir.

Çevre sıcaklığı 20-21C derecede ise beden ısımızı muhafaza ederiz. Şayet beden iç ısımız efor yada çaba ile artarsa yada ısı indeksi çok fazla ise bizim bu şekilde ısı kaybımız genellikle yeterli olmaz. Ter bezlerimiz devreye girer ve bedenimizin esas soğutma sistemi terin buharlaşmasına bağlıdır.

Ter buharlaştıkça ısıyı üzerimizden uzaklaştırır. Bu deriyi serinletir ve neticesinde yüzeye yakın dolaşan kan serinler. Serinlemiş kanda içe ve adalelere döndüğünde onları serinletir. Böylece eylem tamamlanır. Şayet hava sıcaklığı vücut ısısından fazla ise serinleme olmaz tam tersine vücut iç ısımız artar.

Birbirine geçmiş ikilemler:

37C derecenin üzerindeki çok sıcak ve kuru günlerde bedenimiz havadan ısı emer(konveksiyon) ve güneşten(radyasyon) emer. Esasta derinize ısı taşımak fonksiyonları olan genişlemiş kan damarları şimdi deriden ısı alır ve içinize taşır. Buharlaşmaya dayalı serinleme işleminin devam etmesine karşın siz buharlaşma yoluyla verdiğinizden daha fazla ısıyı konveksiyon yoluyla emmektesinizdir. Hatta ter çok hızla buharlaşmaya başlarsa bu işe yaramayan ter olur. Yani soğutma yapmaz.

Olay basit bir eşitlemedir. Konveksiyon ısıtma ısı yükler. Buharlaşmanın soğutması ısıyı alır. Aldığınız ısıdan fazlasını verebildiğiniz ölçüde mesele yoktur ama otobanda 43C derecede kuru sıcakta sürüş yaparken konveksiyon(ısı yayım) her zaman buharlaşmanın üzerindedir.

Diğer yandan düşük süratlerde şehir sürüşlerinde buharlaşmanın soğutması konveksiyonun ısıtmasını yener. Ama bu durum düşük süratlerde geçerlidir.Yüksek ısıdaki yüksek süratlerde beden terleme mekanizmasını yoğunlaştırır ama bu gerekli soğumayı sağlamaz. Sisteminiz strese girer ve siz sıcaklıktan tükenir ve güneş çarpmasına maruz kalırsınız.

Burada giysilerinizin havalandırmalarını ne kadar açtığınız anahtar durumdadır. Yeterli soğumaya yetecek kadar açılmalıdır. Fazlası terinizi çok hızlı buharlaştıracağı hatta buharlaşmaya fırsat vermeden teri alıp götüreceğinden zararlıdır. Çünkü terlemenin serinletme etkisi devreye giremez. Yeterli havalandırma gerekli olandır.

Korkulan yer etkisi:

Yerin etkisi ve motorunuzun sebep olduğu ısıyı izole etmeniz zaruridir.
Yer ısıyı emer ve geri yansıtır. 43C derece havalarda yol üzerinde seyahat ettiğinizde yüzeyden 65-75 cm e kadar yükselen ısının derecesi 60C ve üstündedir. Buda ayaklarınızın tabanının ısıyı neden fazla hissettiğini açıklar. Eğer havalandırması olan pantolon giyiyorsanız size çarpan havadan konveksiyon yoluyla ısı emerken yerden de yansıyan ısıyı alırsınız.

Bu sıcaklık sizin sıradan pantolonlarınızı da ısıtır, bu sıcaklık seviyelerinde bir kat Cordura tabakası izole olmanıza yetmeyebilir ve bacaklarınızda ısıdan dolayı su toplanma kabarcıkları oluşmaya başlar. Bu sonuçtan sürüş pantolonunun altına giyeceğiniz bir uzun iç çamaşırı yada normal kot giymeniz sizi koruyacaktır.


16 derecenin altı:

Rüzgarı kesmek durumundasınız. Rüzgar ne kadar hızlı eserse o kadar soğuktur. Soğuk rüzgardan korunmazsanız rüzgar ısırması olabilir(buz yanığına benzer). Sıcak kalmaya bakın. Gövdenizi sıcak tutun. Şayet gövde soğursa el ve ayaklara giden kanı kısıtlamaya başlar. Bu yüzden gövdenin sıcak kalması el ve ayakların sıcak kalması içinde şarttır. Boynunuzu soğuktan koruyun. Ayrıca burayı iyi kapatın. Bu bölgeden girecek soğuk hava gövdenin de soğumasına neden olacaktır. Ceket kollarının yakalarından içeri hava girmesini önleyin. Botların içine sokarak pantolonunuzun paçalarından içeri hava girmesini önleyin. Altınıza yün giyin. Yün çok iyi izolasyon sağlar. Rüzgarlık kullanın.


Neden üşürüz:

Çünkü motor üzerinde hareketsiz durmaktayız halbuki ısıyı üreten harekettir. Dikkat edin krosçuların giysileri çok hafiftir buna rağmen üşümezler. Çünkü devamlı fiziksel hareket içindedirler. Vücutları ile motora çeşitli hareketler yaparak yön verirler.

Motora ilk bindiğinizde üşümeyebilirsiniz ancak yolculuğun ileri safhalarında üşüme doğru giyim yoksa gelecektir. Vücut ısımızı motorun elektrik sistemi gibi düşünün, ısıyı depolar ve sonra kullanabilirsiniz ama alternatörünüz kullandığınız oranda şarj etmiyorsa üşüme başlar.

Seyahatinize sıcak evinizden çıkıp tam şarjlı olarak başlarsınız. Bu şarjın ne kadar dayanacağı karşı faktörlere ve bu faktörlerin süresine bağlıdır. Sizden ısı çeken bu faktörlerin gücü ne kadar fazla ise o kadar ısı kaybı olacaktır ve süresi de şarjınızın tükeniş zamanını belirleyecektir. Soğuk havada rüzgar ısı kaybı yaratır.

Sonuç olarak soğuk havanın derecesi ve buna vücudumuzun maruz kaldığı süre bedenimizin artarak fazlalaşan ısı kaybına maruz kalmasının seviyesini verecektir. Giyim bu işlemi yavaşlatır ancak durduramaz. Bedeni bir radyatör gibi düşünün, havayla temas eden bedenin her cm si, boyun, kulaklar, yüz radyatörün yaptığı işlemi yaparak soğutma yapacaktır. Buna ilaveten nefes alıp vermelerimizle yüksek oranda nem ve ısı kaybına uğramaktayız. Aldığımız her soğuk nefes ısı kaybı demektir. Hiçbir şey yapmayıp sadece soğuk havayı teneffüs etmek ile bir müddet sonra üşümeyi başlatacaktır. Bunları karşılamak için hareket gereklidir, koşmak vs gibi ancak siz motor üstünde hareketsiz durmaktasınız. Buna ilaveten sürüş süratiniz arttıkça soğuk rüzgarın elbiselerinizin arasından vücudunuza işlemesi de devreye girecektir.

Birde buharlaşmanın getirdiği bir soğutma faktörü vardır. Vücudunuz terlediğinde bilhassa ellerde, çıkan nem eldiveninize yapışarak eldivenin yüzeyini soğutur ve neticesinde bir geri dönüşüm şeklinde ellerinizi soğutur. Bu tip soğumaya neden olan bir çok faktörler vardır ve sonuçta siz hipotermiye doğru gidersiniz. Şayet dıştan sizi ısıtacak bir kaynak olmadan, arabalardaki ısıtma sistemi gibi, uzun müddet soğukta sürüş yaparsanız sonunda soğuyup donmanızı engelleyecek bir çözüm yoktur. Tek çözüm sizin çok geç olmadan durumu fark ederek gerekli önlemleri alıp uygulamanızdır.

Üşümüş bir sürücü stres altındadır ve güvenli bir sürücü olmaktan çıkmıştır. Çevresel ve bedensel oluşumların farkında olma yeteneği zayıflamaktadır. Düşünme yeteneği yavaşlamaktadır. Refleksleri yavaşlamaktadır. Çabuk yorulur ve zihinsel yoğunlaşma gücü kaybolur. Bunlara ilaveten bu durumda beden daha fazla enerji yakmaya başlar ve bu da düşüş spiralinin dalga boylarının daha sıklaşmasına sebep olur.

Öneri.: Rüzgar kesicili ve ısıtma sistemli giysiler kullanılmalıdır. Kuru kalmaya özen gösterilmelidir. Mola verilmeli, sıcak yerlerde konaklanmalı ve aşırı havalarda seyahatte ısrar edilmemelidir.

BİNİCİLİK DENEYİMİ

Yeni, deneyimsiz bir motosiklet sürücüsü, deneyimli bir sürücünün sahip olduğu dayanıklılığa sahip olmayacaktır. Motosiklete binme konusunda...