Alpaslan Kuzucan
Motosiklet Dönüş, Motosiklet Fren, Motosiklet Güvenli Sürüş Eğitimi, Motosiklet Sollama, Motosiklet Gaz Kontrolü, Bakışların Doğru Kullanılması, Motor Teknik, Enduro Teknikleri, Motorkros Sürüş Teknikleri, İleri Sürüş Stratejileri, Süspansiyon Ayarları, Hava Şartlarına Göre Motosiklet Sürüşü, Gece Sürüşü, Yol ve Dönemeçlerin Okunması, Motosiklet ve Sağlık, Motorsiklet, Motorcu Özellikleri, Motosiklet Sürüş Eğitimi, Motosiklet Yarış Tekniklerine Giriş
bakış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bakış etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2011 Salı
7 Ocak 2011 Cuma
EN İLERİYE BAKMAK
Araba sürüşü esnasında çevrenize bakabilirsiniz. Önünüzde ki araba, ilerideki yaya geçidi, gökyüzü, gps vs. Ancak motosiklet sürüşünde herşey önceden görebilmenize bağlıdır. Reaksiyona geçmeden önce farkında olmak zorundasınızdır. İster dönemeçli dağ yolarında olun ister şehir içi trafikte birçok şeye dikkat etmeniz gerekir. Etrafınızda olup bitenlerin tümünün farkında olmak zorundasınızdır.
Bu ne demektir. Sadece ileri bakmak yeterli mi? Yoksa daha ileri manaları var mı?
Evet, bu sadece ileri bakmaktan daha öte birşeydir. En çok detayı gözlerinizin size sunması için görebilecekleri en ileri noktaya bakmaları gereklidir. Gitmekte olduğunuz yönün en ilerisindeki noktaya. Bazen bir blok ötesi bazen birkaç kilometre bazen de kilometrelerce ötesi. Bir kilometre uzağa bakmak hız altında motosiklet dilinde birkaç saniyedir.
50km hızla 13-14 metre saniyede yol kat edilir. 80 km hızla 20-22 metre ve 200 km hızla 44-45 metre yol kat edilir. Bunu bilerek gözlerinizi yoldan ne kadar uzaklaştırabiliriz dersek, cevabı hiç olmalıdır. Kaportası olmayan bir vasıtada bu lüksümüz yoktur. Belki önsezilerimizin trafik durumuna göre izin verdiği anlık bir omuz üstü bakış.
Pist yarışlarında neden ayna yoktur? Çünkü o hızlarda sürücünün yoldan gözünü ayırabileceği bir an bile yoktur. Kaza esnasında yaralanmaları önlemek gibi de bir düşünce vardır ancak kullanılabilir olsaydı buna uygun aynalarda yapılırdı bence.
Ne kadar ileri bakarsanız o kadar hızlı gidebilirsiniz çünki o kadar fazla kendinizi uyarlamanız için zamanınız vardır.
1. Hemen önünüze bakmayın.
2. Hemen önünüzdeki araba veya yayalara bakmayın.
3. Dönüşte direk olarak dönüş noktasına veya apeks noktasına hatta çıkış noktasına eğer bunlar bakabileceğiniz en uzak noktalar değilse bakmayınız.
Ama 10 metre önümdeki yayalar kaldırımdan yola adım atmak üzereyse, taksi hattımı kesiyorsa ya da biraz ilerideki otobüs duraktan önüme çıkış yapıyorsa; bunlara bakmayacak mıyım? Bu gerekli değil mi?
Siz ilerideki bir noktaya odaklandığınızda o noktadan geriye doğru herşeyi görürsünüz ve hesaba katarsınız. Bu tam olarak periferik dediğimiz geniş görüş değildir çünkü kenarlara doğru olan görüş değildir fakat benzer düşüncedir. İlerlere baktığınızda birkaç santim ilerinizi de görürsünüz. Ama birkaç santim önünüze baktığınızda, örneğin 3 metre önünüze bakarsanız onun ötesini göremezsiniz.
Sele üzerinde kilometrelerce yol kat etmekte olan bir sürücünün bu tür şeylere tam uyum sağlayabilmesi zor değildir. Gevşeyin, gevşek kalın ama kontrolde kalın. Çok gevşeklik de gözlerinizi yoldan ayırmanızı kolaylaştırır. Güvenliğiniz üzerinize gelmekte olan durumları kavramanıza bağlıdır. Düşük hızlarda bile gözlerinizin görüp beyninizin işlemesi gereken birçok bilgi vardır. Asla kasılmayın. Bir yerleriniz ağrımaya, kasılmaya ya da seğirmeye başlarsa mola verin ve dinlenin.
Alpaslan Kuzucan
Bu ne demektir. Sadece ileri bakmak yeterli mi? Yoksa daha ileri manaları var mı?
Evet, bu sadece ileri bakmaktan daha öte birşeydir. En çok detayı gözlerinizin size sunması için görebilecekleri en ileri noktaya bakmaları gereklidir. Gitmekte olduğunuz yönün en ilerisindeki noktaya. Bazen bir blok ötesi bazen birkaç kilometre bazen de kilometrelerce ötesi. Bir kilometre uzağa bakmak hız altında motosiklet dilinde birkaç saniyedir.
50km hızla 13-14 metre saniyede yol kat edilir. 80 km hızla 20-22 metre ve 200 km hızla 44-45 metre yol kat edilir. Bunu bilerek gözlerinizi yoldan ne kadar uzaklaştırabiliriz dersek, cevabı hiç olmalıdır. Kaportası olmayan bir vasıtada bu lüksümüz yoktur. Belki önsezilerimizin trafik durumuna göre izin verdiği anlık bir omuz üstü bakış.
Pist yarışlarında neden ayna yoktur? Çünkü o hızlarda sürücünün yoldan gözünü ayırabileceği bir an bile yoktur. Kaza esnasında yaralanmaları önlemek gibi de bir düşünce vardır ancak kullanılabilir olsaydı buna uygun aynalarda yapılırdı bence.
Ne kadar ileri bakarsanız o kadar hızlı gidebilirsiniz çünki o kadar fazla kendinizi uyarlamanız için zamanınız vardır.
1. Hemen önünüze bakmayın.
2. Hemen önünüzdeki araba veya yayalara bakmayın.
3. Dönüşte direk olarak dönüş noktasına veya apeks noktasına hatta çıkış noktasına eğer bunlar bakabileceğiniz en uzak noktalar değilse bakmayınız.
Ama 10 metre önümdeki yayalar kaldırımdan yola adım atmak üzereyse, taksi hattımı kesiyorsa ya da biraz ilerideki otobüs duraktan önüme çıkış yapıyorsa; bunlara bakmayacak mıyım? Bu gerekli değil mi?
Siz ilerideki bir noktaya odaklandığınızda o noktadan geriye doğru herşeyi görürsünüz ve hesaba katarsınız. Bu tam olarak periferik dediğimiz geniş görüş değildir çünkü kenarlara doğru olan görüş değildir fakat benzer düşüncedir. İlerlere baktığınızda birkaç santim ilerinizi de görürsünüz. Ama birkaç santim önünüze baktığınızda, örneğin 3 metre önünüze bakarsanız onun ötesini göremezsiniz.
Sele üzerinde kilometrelerce yol kat etmekte olan bir sürücünün bu tür şeylere tam uyum sağlayabilmesi zor değildir. Gevşeyin, gevşek kalın ama kontrolde kalın. Çok gevşeklik de gözlerinizi yoldan ayırmanızı kolaylaştırır. Güvenliğiniz üzerinize gelmekte olan durumları kavramanıza bağlıdır. Düşük hızlarda bile gözlerinizin görüp beyninizin işlemesi gereken birçok bilgi vardır. Asla kasılmayın. Bir yerleriniz ağrımaya, kasılmaya ya da seğirmeye başlarsa mola verin ve dinlenin.
Alpaslan Kuzucan
6 Ocak 2011 Perşembe
DÖNEMEÇLERİN İÇİNE BAKMAK
Ne kadar keskin dönüş yapılacaksa başınızı da o derece fazla çevirmeniz gerekir. Dönüşün içine bakmanın yeterli olmayacağı dönüş keskinlikleri vardır. Aşağıda keskin bir dönüş için yatmış bir sürücünün olması gereken bakış açısı verilmiştir.

Dönüşlerde yeterince seri olabilmek bakışlarınızın doğru kullanılmasını gerektirir. Burada kural dönüş çapınızın merkezine bakmaktır. Yukarıdaki grafikte gösterildiği gibi keskin sola dönüşlerde gitmek istediğiniz yerin biraz daha soluna, dönüş yayının merkezine bakılır. Daha fazla yatınca, dönüş keskinleştikçe daha fazla sola bakmak gerekir. Caddelerde de sizin dönüşünüzden daha ilerilere bakmanız gerekir. Bir otoyolda gitmek istediğiniz yerin ötesine, yol ayrım çizgisinin ötesine, bakılmalıdır. Bu size karışık gibi geldiyse bir nokta tespit edin, dönüşe başlama noktası ve bu nokta geniş görüşünüz içinde kalırken dönüşün içine doğru bakın. Nokta tespit işlemi dönüş hızınızı ayarlamak için frenlemeye başlamadan önce yapılmalıdır.
Bir dönüş esnasında yeterince ileriye bakıyorsanız motosikletinizin ön tarafını, göstergeleri, aynaları yada ön tekeri göremezsiniz. Bu sebeple ayna kontrolünüzü dönüşe başlamadan önce yapın. Unutmayınız ki bir çok seri dönüş bakış tekniğinin bilinmemesinden yapılamamakta ve malesef yeterince seri dönememekle de birçok kazaya sebep olunmaktadır.
Alpaslan Kuzucan
Dönüşlerde yeterince seri olabilmek bakışlarınızın doğru kullanılmasını gerektirir. Burada kural dönüş çapınızın merkezine bakmaktır. Yukarıdaki grafikte gösterildiği gibi keskin sola dönüşlerde gitmek istediğiniz yerin biraz daha soluna, dönüş yayının merkezine bakılır. Daha fazla yatınca, dönüş keskinleştikçe daha fazla sola bakmak gerekir. Caddelerde de sizin dönüşünüzden daha ilerilere bakmanız gerekir. Bir otoyolda gitmek istediğiniz yerin ötesine, yol ayrım çizgisinin ötesine, bakılmalıdır. Bu size karışık gibi geldiyse bir nokta tespit edin, dönüşe başlama noktası ve bu nokta geniş görüşünüz içinde kalırken dönüşün içine doğru bakın. Nokta tespit işlemi dönüş hızınızı ayarlamak için frenlemeye başlamadan önce yapılmalıdır.
Bir dönüş esnasında yeterince ileriye bakıyorsanız motosikletinizin ön tarafını, göstergeleri, aynaları yada ön tekeri göremezsiniz. Bu sebeple ayna kontrolünüzü dönüşe başlamadan önce yapın. Unutmayınız ki bir çok seri dönüş bakış tekniğinin bilinmemesinden yapılamamakta ve malesef yeterince seri dönememekle de birçok kazaya sebep olunmaktadır.
Alpaslan Kuzucan
1 Temmuz 2010 Perşembe
YENİ BAŞLAYANLARA BAKIŞLARI KULLANMA TEKNİĞİ
Motosiklet sürüşünde, tüm sürüşlerde olduğu gibi ileriye bakmak ve bakışları doğru kullanmak çok önemlidir. Kurallar basittir ama uygulanması için yeterince talimle alışkanlık haline getirilmeleri gerekir.
Kural 1. Hiç bir nesneye bakışlarınızı 2 saniyeden fazla odaklamayınız.
Kural 2. Motorunuz baktığınız yere doğru yönlenir.
Bakışlar motosiklette yönlendirmenin bir parçasıdır.
Topa alet kullanılarak vurulan tüm sporlarda, tenis, kriket vs gözlerinizi topta tutunuz. Yine göz-beyin sistemimizin bir çalışma şekli de eğer bir şeye vurmak istiyorsak ona bakmaktır. Motosiklette de eğer bir şeye bakarsanız büyük ihtimalle ona yönlenirsiniz.
Hedefe kilitlenmek sürüşünüzü tehlikeli bir hale getirir. Eğer yolunuzda bir engel belirirse ve sizin bakışlarınız o engele takılır kalırsa sonunda o engele çarparsınız. Bedeninizin geri besleme mekanizması sizi doğrudan baktığınız engele yönlendirecektir. Engelin size yaklaştığını gördükçe, odaklı bakışlarınızla bunu izledikçe panik durumunuz derinleşecektir, daha panikledikçe bakışlarınız daha da sabit bir tarzda engele takılacaktır ve engele çarpma ihtimaliniz kuvvetlenecektir.
Eğer bakışlarınız iki saniyeden fazla nesnelere sabitleniyorsa şu işaretleri verecektir:
. Sürekli, kaçınmak istediğiniz yağlı alanlar, döküntülü alanlar veya yolda ki çukurlar, atıklar vs gibi küçük engellere vurursunuz.
. Bir dönüş esnasında yönlendirmenizi sürekli düzeltmek zorunda kalırsınız çünkü kısa mesafeli ileriye bakmaktasınız hâlbuki tüm dönüşün sonuna kadar bakmanız gerekir. Baktığınız yere göre de yönlendirme yaptığınızdan oraya gelince henüz dönüş sona ermediğinden tekrar biraz daha ilerisine bakıp düzeltme yapma şeklinde bir döngüye girersiniz.
. Kalabalık mahallerdeki yavaş sürüşlerinizde dengenizi muhafaza etmekte sorun yaşarsınız. Park alanları gibi yerlerde mesela bu olur çünkü tüm nesnelere bakmaktasınız. Halbuki park edeceğiniz yere doğru bakın. Bu arada da geniş görüşünüzlede sürüş çevrenizin farkında olun.
Aşağıda dönüşlerde bakılması gerekli noktalar grafiklerle gösterilmiştir.


Aşağıda ki resimde, oklardan anlaşılacağı gibi kural; ''güvenli alana bakın tehlikeye değil'' şeklindedir.
Kural 1. Hiç bir nesneye bakışlarınızı 2 saniyeden fazla odaklamayınız.
Kural 2. Motorunuz baktığınız yere doğru yönlenir.
Bakışlar motosiklette yönlendirmenin bir parçasıdır.
Topa alet kullanılarak vurulan tüm sporlarda, tenis, kriket vs gözlerinizi topta tutunuz. Yine göz-beyin sistemimizin bir çalışma şekli de eğer bir şeye vurmak istiyorsak ona bakmaktır. Motosiklette de eğer bir şeye bakarsanız büyük ihtimalle ona yönlenirsiniz.
Hedefe kilitlenmek sürüşünüzü tehlikeli bir hale getirir. Eğer yolunuzda bir engel belirirse ve sizin bakışlarınız o engele takılır kalırsa sonunda o engele çarparsınız. Bedeninizin geri besleme mekanizması sizi doğrudan baktığınız engele yönlendirecektir. Engelin size yaklaştığını gördükçe, odaklı bakışlarınızla bunu izledikçe panik durumunuz derinleşecektir, daha panikledikçe bakışlarınız daha da sabit bir tarzda engele takılacaktır ve engele çarpma ihtimaliniz kuvvetlenecektir.
Eğer bakışlarınız iki saniyeden fazla nesnelere sabitleniyorsa şu işaretleri verecektir:
. Sürekli, kaçınmak istediğiniz yağlı alanlar, döküntülü alanlar veya yolda ki çukurlar, atıklar vs gibi küçük engellere vurursunuz.
. Bir dönüş esnasında yönlendirmenizi sürekli düzeltmek zorunda kalırsınız çünkü kısa mesafeli ileriye bakmaktasınız hâlbuki tüm dönüşün sonuna kadar bakmanız gerekir. Baktığınız yere göre de yönlendirme yaptığınızdan oraya gelince henüz dönüş sona ermediğinden tekrar biraz daha ilerisine bakıp düzeltme yapma şeklinde bir döngüye girersiniz.
. Kalabalık mahallerdeki yavaş sürüşlerinizde dengenizi muhafaza etmekte sorun yaşarsınız. Park alanları gibi yerlerde mesela bu olur çünkü tüm nesnelere bakmaktasınız. Halbuki park edeceğiniz yere doğru bakın. Bu arada da geniş görüşünüzlede sürüş çevrenizin farkında olun.
Aşağıda dönüşlerde bakılması gerekli noktalar grafiklerle gösterilmiştir.
Aşağıda ki resimde, oklardan anlaşılacağı gibi kural; ''güvenli alana bakın tehlikeye değil'' şeklindedir.
5 Haziran 2010 Cumartesi
SOLLAMADA OMUZ ÜSTÜ BAKIŞLA KÖR ALAN KONTROLÜ
Motosiklette sollamak en riskli hareketlerden biridir. Bir kazanın içine doğru gazlıyor olabilirsiniz. Çünkü diğer sürücülerin belli davranışları yapması beklentisi içindesiniz. Ama bazende solladığınız sürücülerin davranışları sizin beklentilerinizin doğrultusunda değildir. Değildir ama sizinde o sırada süratiniz hayli artmıştır.
Bu sebeple sollarken riski azaltacak her şeyi düşünün. Burada genellikle unutulan önemli bir unsurda solama esnasında arkanın kontrolüdür. Sollarken tehlikenin sadece önümüzden geleceği yanılgısına hepimiz düşeriz ama arkadan da gelebilir. Siz sollamayı düşündünüz, aynı şekilde bir başkası da düşünmüş olabilir. Büyük ihtimallede diğer bir motosiklet. Genellikle motosikletliler birbirlerini geçmek gibi bir zorunluluk duygusunu içlerinde taşırlar nedense. Tabi arabada olabilir. Artık arabalarda bayağı hızlı ivmeleniyor. Çare aynalarınız. Aynalarınızı unutmayın, aynalardan ve gerekirse omuzüstü bakışla arkanızı sürekli kontrol altında tutun. Sürekli kontrolle kör alanlarınızda kalan araç varsa onlarıda belirli zamanlarda görüş alanınıza girmiş olabilecekleri için görebilir, fark edebilirsiniz. Sürücülük kuralı: Hiçbir zaman diğer bir aracın kör alanlarında statik sürüş yapmayınız. Yani o alanlarda kalmayıp derhal çıkınız. Aynalar size arkanızda ne olduğunu söyler. Yanınızda ne olduğunu genellikle söyleyemez.
Omuz üstü kontrol burada devreye girer. Omuz üstü kontrolün gerekmediği durumlar vardır. Bu sizin geleceği ön görmenizle ilgili bir durumdur. Gelecek nasıl görünür. Fal bakarak değil tabi ama iyi gözlem ve analizle. Çevreizdeki dinamik gelişmelerin farkında iseniz, bu manevra anına kadar trafik, sürücülerin davranışları, hızları vs gibi verileri sürekli takip ettiyseniz bu manevranızı etkileyecektir. Bu durumda omuz üstü bakışa da gerek kalmayabilir. Ama durum karışık bir haldeyse omuz üstü kontrol bir zorunluluktur ve genelliklede omuz üstü kontrole ihtiyaç duyulur çünkü sürücülerin beklemedik davranış değişiklikleri her an ortaya çıkabilir. Motosiklet sürücüsü olarak sizin bir koruyucu kaportanız yoktur bu sebeple yaralanma riskiniz hayli yüksektir ve siz konu kendi yaşamanız olan bir esnada bu sorumluluğu başkasının ellerine teslim kesinlikle etmemelisinizdir.
Kör alanlar omuz üstü bakışla net olarak görülebilir. Ayrıca aynalardan doğru yakınlık ve hız tahmini yapmak zordur. Melela siz 90 km/saat hızla seyir yaparken saniyede 27 metre yol alırsınız. Aynalarınızı her 5 saniyede bir kontrol ediyorsunuz diyelim. Bu 5 saniyede bir kontrol aslında pratikte pek mümkün olmayan çok ütopik bir durumdaur ama burada ki 5 saniye sizin 135 metre yol almanız demektir. Şaka değil. 10 saniyede bir kontrol sizin 270 metre yol almanız demektir. 270 metre 5 adet kedi gözünden 20 metre daha fazladır. Şimdi şöyle bir duruma bakalım arkanızdan 200 km/saat hızla gelen bir motosiklet yada araç var. Siz eğer aynaları her 5 saniyede bir kontrol ediyorsanız bu araç sizin ilk kontrolünüzde takribi 500 metre arkanızdayken, son kontrolünüzde yanınıza gelmiş olur. Yani bu aracı fark etme şansınız aslında çok azdır çünkü 500 metre arkanızdaki bir aracı hele trafikte görme şansı yok gibidir. Bir futbol sahasının uzunluğu 100 metre civarındadır. Yani bu araç 250 metre bile arkanızda olsa yine yoğun trafik varsa onu hattınızda göremezsiniz. 100 metrede görebilir msiniz? Yoğun trafikte sizin hattınızda bir araç, hayır bence onu da göremezsiniz. Unutmayın bir araç 90km/saat hızla saniyede 27metre yol alır. 200 km/saat hızda bu mesafe 50 metreyi geçer. Ürkütücü değil mi? Arkadan gelen tehlike yani…
Solamadan önce kör alanlarınızı omuz üstü bakışla kontrol ederken oluşan bir risk vardır. Önünüzdeki aracın aniden yavaşlaması. Omuz üstü bakış sizin önünüzle irtibatınızı kısa da olsa bir süre koparacaktır işte o anda önünüzdeki sürücünün aklına birden frene basmak ya da ayağını gazdan çekmek gelebilir. Bu sebeple omuz üstü kontrol yapacağınız zaman önünüzdeki araçla mesafenizi artırınız. Bilhassa yüksek hızla seyir yapılan otobanlarda bu çok önemlidir.
Omuz üstü kontrollerinizi kısa tutun. Saniyeyi geçmesin eğer geçiyorsa bu çok fazla geriye bakıyorsunuz demektir.
Solamaya yeterince geriden başlamanın avantajı ani ve fazla gaz açamak zorunda kalınmamasıdır ve dönüşlerde solama genellikle dönemecin sonuna doğru gerçekleşecek ve aşırı sürat olmadan geçiş olacaktır. Sollamak için aşırı sürate ihtiyaç duyulmaması da güvenlik açısından çok önemlidir. Çok fazla geride kalmak da iyi değildir. Bu daha fazla hızlanmayı gerektirir. Ne çok yakın nede çok uzak.
Yine çok geride kalmak sizin görünmenizi engelleyebir öte yandan çok yakın olmakla da ışıklarınızla veya varlığınızla diğer araç sürücüsünün dikkatini dağıtabilir, onları rahatsız edebilirsiniz. Çok yakın takibin bir diğer mahzuru da dönüşlerde genellikle araçların yavaşlamasıdır. Size göre fazla yavaşlayan bir kamyon yada otomobil sizin de aşırı yavaşlayarak devirden düşmenizi ve dönüşte gerekli olan torku kaybetmenize sebep olabilir. Neticede de aşırı yavaşlık üst viteste sollarken sizi zorlayacaktır.
Sonuç olarak diyebiliriz ki sollamanın her türlüsü yüksek risk içerir. Bu sebeble zevk için değil zaruri ise solama yapılmalı ve trafik kurallarına uyulmalıdır.
Not: Türkiyedeki motosiklet hız limitleri uygunsuzdur ve motorcuların yaşamını tehlikeye atmaktadır.
Bu sebeple sollarken riski azaltacak her şeyi düşünün. Burada genellikle unutulan önemli bir unsurda solama esnasında arkanın kontrolüdür. Sollarken tehlikenin sadece önümüzden geleceği yanılgısına hepimiz düşeriz ama arkadan da gelebilir. Siz sollamayı düşündünüz, aynı şekilde bir başkası da düşünmüş olabilir. Büyük ihtimallede diğer bir motosiklet. Genellikle motosikletliler birbirlerini geçmek gibi bir zorunluluk duygusunu içlerinde taşırlar nedense. Tabi arabada olabilir. Artık arabalarda bayağı hızlı ivmeleniyor. Çare aynalarınız. Aynalarınızı unutmayın, aynalardan ve gerekirse omuzüstü bakışla arkanızı sürekli kontrol altında tutun. Sürekli kontrolle kör alanlarınızda kalan araç varsa onlarıda belirli zamanlarda görüş alanınıza girmiş olabilecekleri için görebilir, fark edebilirsiniz. Sürücülük kuralı: Hiçbir zaman diğer bir aracın kör alanlarında statik sürüş yapmayınız. Yani o alanlarda kalmayıp derhal çıkınız. Aynalar size arkanızda ne olduğunu söyler. Yanınızda ne olduğunu genellikle söyleyemez.
Omuz üstü kontrol burada devreye girer. Omuz üstü kontrolün gerekmediği durumlar vardır. Bu sizin geleceği ön görmenizle ilgili bir durumdur. Gelecek nasıl görünür. Fal bakarak değil tabi ama iyi gözlem ve analizle. Çevreizdeki dinamik gelişmelerin farkında iseniz, bu manevra anına kadar trafik, sürücülerin davranışları, hızları vs gibi verileri sürekli takip ettiyseniz bu manevranızı etkileyecektir. Bu durumda omuz üstü bakışa da gerek kalmayabilir. Ama durum karışık bir haldeyse omuz üstü kontrol bir zorunluluktur ve genelliklede omuz üstü kontrole ihtiyaç duyulur çünkü sürücülerin beklemedik davranış değişiklikleri her an ortaya çıkabilir. Motosiklet sürücüsü olarak sizin bir koruyucu kaportanız yoktur bu sebeple yaralanma riskiniz hayli yüksektir ve siz konu kendi yaşamanız olan bir esnada bu sorumluluğu başkasının ellerine teslim kesinlikle etmemelisinizdir.
Kör alanlar omuz üstü bakışla net olarak görülebilir. Ayrıca aynalardan doğru yakınlık ve hız tahmini yapmak zordur. Melela siz 90 km/saat hızla seyir yaparken saniyede 27 metre yol alırsınız. Aynalarınızı her 5 saniyede bir kontrol ediyorsunuz diyelim. Bu 5 saniyede bir kontrol aslında pratikte pek mümkün olmayan çok ütopik bir durumdaur ama burada ki 5 saniye sizin 135 metre yol almanız demektir. Şaka değil. 10 saniyede bir kontrol sizin 270 metre yol almanız demektir. 270 metre 5 adet kedi gözünden 20 metre daha fazladır. Şimdi şöyle bir duruma bakalım arkanızdan 200 km/saat hızla gelen bir motosiklet yada araç var. Siz eğer aynaları her 5 saniyede bir kontrol ediyorsanız bu araç sizin ilk kontrolünüzde takribi 500 metre arkanızdayken, son kontrolünüzde yanınıza gelmiş olur. Yani bu aracı fark etme şansınız aslında çok azdır çünkü 500 metre arkanızdaki bir aracı hele trafikte görme şansı yok gibidir. Bir futbol sahasının uzunluğu 100 metre civarındadır. Yani bu araç 250 metre bile arkanızda olsa yine yoğun trafik varsa onu hattınızda göremezsiniz. 100 metrede görebilir msiniz? Yoğun trafikte sizin hattınızda bir araç, hayır bence onu da göremezsiniz. Unutmayın bir araç 90km/saat hızla saniyede 27metre yol alır. 200 km/saat hızda bu mesafe 50 metreyi geçer. Ürkütücü değil mi? Arkadan gelen tehlike yani…
Solamadan önce kör alanlarınızı omuz üstü bakışla kontrol ederken oluşan bir risk vardır. Önünüzdeki aracın aniden yavaşlaması. Omuz üstü bakış sizin önünüzle irtibatınızı kısa da olsa bir süre koparacaktır işte o anda önünüzdeki sürücünün aklına birden frene basmak ya da ayağını gazdan çekmek gelebilir. Bu sebeple omuz üstü kontrol yapacağınız zaman önünüzdeki araçla mesafenizi artırınız. Bilhassa yüksek hızla seyir yapılan otobanlarda bu çok önemlidir.
Omuz üstü kontrollerinizi kısa tutun. Saniyeyi geçmesin eğer geçiyorsa bu çok fazla geriye bakıyorsunuz demektir.
Solamaya yeterince geriden başlamanın avantajı ani ve fazla gaz açamak zorunda kalınmamasıdır ve dönüşlerde solama genellikle dönemecin sonuna doğru gerçekleşecek ve aşırı sürat olmadan geçiş olacaktır. Sollamak için aşırı sürate ihtiyaç duyulmaması da güvenlik açısından çok önemlidir. Çok fazla geride kalmak da iyi değildir. Bu daha fazla hızlanmayı gerektirir. Ne çok yakın nede çok uzak.
Yine çok geride kalmak sizin görünmenizi engelleyebir öte yandan çok yakın olmakla da ışıklarınızla veya varlığınızla diğer araç sürücüsünün dikkatini dağıtabilir, onları rahatsız edebilirsiniz. Çok yakın takibin bir diğer mahzuru da dönüşlerde genellikle araçların yavaşlamasıdır. Size göre fazla yavaşlayan bir kamyon yada otomobil sizin de aşırı yavaşlayarak devirden düşmenizi ve dönüşte gerekli olan torku kaybetmenize sebep olabilir. Neticede de aşırı yavaşlık üst viteste sollarken sizi zorlayacaktır.
Sonuç olarak diyebiliriz ki sollamanın her türlüsü yüksek risk içerir. Bu sebeble zevk için değil zaruri ise solama yapılmalı ve trafik kurallarına uyulmalıdır.
Not: Türkiyedeki motosiklet hız limitleri uygunsuzdur ve motorcuların yaşamını tehlikeye atmaktadır.
23 Mayıs 2010 Pazar
TEMEL SÜRÜŞ STRATEJİLERİ(DEFANSİF SÜRÜŞ)
DEFANSİF SÜRÜŞ
Sadece okuyarak ve seyrederek yön verme, gazlama, frenleme ve denge gibi sürüş becerilerini kazanamazsınız. Okuyarak ve izleyerek kulak ve göz dolgunluğunuz olur ki buda eğitime çok yardımcı bir faktördür. Ancak uygulama şarttır fakat sürüş kontrolü sizin kendi yapabildiklerinizi bilerek o sınırlar içinde sürüş yapmanız ve bunlarla birlikte trafik kurallarını bilip onlara uymanızla başlar. Bilgi ve beceri sınırlarınızın içinde kalarak sürüş yapınız.
ÇEVRENİZİ SÜREKLİ ARAŞTIRIN,
DURUMUNUZU DEĞERLENDİRİN,
DEĞERLENDİRMELERİNİZİN SONUCUNA GÖRE STRATEJİ UYGULAYIN.
A) Çevre araştırması:
1. Karşıdan gelen ve sola önünüze doğru dönme ihtimali olan trafiği
2. Sağınızdan yâda solunuzdan gelmekte olan trafiği
3. Arkanızdan yaklaşmakta olan trafiği
4. Tehlike arz edebilecek yol şartlarını araştırın.
B) Durum değerlendirmesi:
1. Duran nesneleri – çukurlar, orta ve yan kaldırımlar, köprüler, telefon direkleri, ağaçlar
2. Trafik kontrol cihazlarını – ışıklar, işaretler, yol çizgileri
3. Diğer araçlar, yayalar, hayvanlar – aniden önünüze atlayabilirler, değerlendirin.
C) Strateji uygulaması:
1. Orada olduğunuzu ışık veya korna çalarak belli ediniz
2. Hızınızı gaz açarak, kapatarak yâda durarak ayarlayınız
3. Pozisyonunuzu ve/veya yönünüzü ayarlayarak uygulamayı gerçekleştiriniz.
Ne kadar dikkatli olsanız da kendinizi zor durumlarda bulacağınız zamanlar gelecektir. Bu zor durumlardan kurtulabilmeniz sizin çabuk ve doğru reaksiyon gösterebilme yeteneğinize bağlıdır. Genelde kazalar sürücü kaza kaçınıcı manevralarda yeterince usta olmadığından olmaktadır. Ne zaman ve nasıl durulacağını yâda kıvırmanız gerektiğini bilin.
Durmak yâda kıvırıp etrafından dolanmak; bu iki beceri kazaları önlemede en kritik yerdedirler. Her zaman durmak mümkün olmayabilir bu sebeple engelin/tehlikenin etrafından dolanabilmelisiniz. Bu temel becerileri kazanmadan trafiğe çıkmayınız. İlaveten duruma göre çabuk karar vermek de çok önemlidir. Çabuk karar verebilme becerisinin de kazanılmış olması gerekir.
Bakışlarınızla önünüzü çok iyi tarayınız. Hiçbir objeye bakışlarınız iki saniyeden fazla sabitlenmesin. Ayrıca aynalardan her 7-10 saniyede bir arkanızı kontrol altında tutun. Aynalardan gördüğünüz arkanızdaki nesnelerin size olan mesafelerini doğru tahmin etmeyi öğreniniz.
Talim Önerisi: Durduğunuzda arkanızda duran bir aracı aynanızdan görün ve zihninizde aranızdaki mesafeyi tahmin edin. Daha sonra başınızı çevirip bu araca fiilen bakın ve tahmininizde gerçeğe ne kadar yaklaşmış olduğunuzu görün. Bu araştırmayı tahminlerinizi keskinleştirinceye kadar sık olarak yapın. Yine de, tahminlerinizde gerçeğe yakın gibi değerlendirme ustalığına erişmiş olsanız da hat değiştirirken ekstra mesafe bırakın.
Alpaslan Kuzucan
Sadece okuyarak ve seyrederek yön verme, gazlama, frenleme ve denge gibi sürüş becerilerini kazanamazsınız. Okuyarak ve izleyerek kulak ve göz dolgunluğunuz olur ki buda eğitime çok yardımcı bir faktördür. Ancak uygulama şarttır fakat sürüş kontrolü sizin kendi yapabildiklerinizi bilerek o sınırlar içinde sürüş yapmanız ve bunlarla birlikte trafik kurallarını bilip onlara uymanızla başlar. Bilgi ve beceri sınırlarınızın içinde kalarak sürüş yapınız.
ÇEVRENİZİ SÜREKLİ ARAŞTIRIN,
DURUMUNUZU DEĞERLENDİRİN,
DEĞERLENDİRMELERİNİZİN SONUCUNA GÖRE STRATEJİ UYGULAYIN.
A) Çevre araştırması:
1. Karşıdan gelen ve sola önünüze doğru dönme ihtimali olan trafiği
2. Sağınızdan yâda solunuzdan gelmekte olan trafiği
3. Arkanızdan yaklaşmakta olan trafiği
4. Tehlike arz edebilecek yol şartlarını araştırın.
B) Durum değerlendirmesi:
1. Duran nesneleri – çukurlar, orta ve yan kaldırımlar, köprüler, telefon direkleri, ağaçlar
2. Trafik kontrol cihazlarını – ışıklar, işaretler, yol çizgileri
3. Diğer araçlar, yayalar, hayvanlar – aniden önünüze atlayabilirler, değerlendirin.
C) Strateji uygulaması:
1. Orada olduğunuzu ışık veya korna çalarak belli ediniz
2. Hızınızı gaz açarak, kapatarak yâda durarak ayarlayınız
3. Pozisyonunuzu ve/veya yönünüzü ayarlayarak uygulamayı gerçekleştiriniz.
Ne kadar dikkatli olsanız da kendinizi zor durumlarda bulacağınız zamanlar gelecektir. Bu zor durumlardan kurtulabilmeniz sizin çabuk ve doğru reaksiyon gösterebilme yeteneğinize bağlıdır. Genelde kazalar sürücü kaza kaçınıcı manevralarda yeterince usta olmadığından olmaktadır. Ne zaman ve nasıl durulacağını yâda kıvırmanız gerektiğini bilin.
Durmak yâda kıvırıp etrafından dolanmak; bu iki beceri kazaları önlemede en kritik yerdedirler. Her zaman durmak mümkün olmayabilir bu sebeple engelin/tehlikenin etrafından dolanabilmelisiniz. Bu temel becerileri kazanmadan trafiğe çıkmayınız. İlaveten duruma göre çabuk karar vermek de çok önemlidir. Çabuk karar verebilme becerisinin de kazanılmış olması gerekir.
Bakışlarınızla önünüzü çok iyi tarayınız. Hiçbir objeye bakışlarınız iki saniyeden fazla sabitlenmesin. Ayrıca aynalardan her 7-10 saniyede bir arkanızı kontrol altında tutun. Aynalardan gördüğünüz arkanızdaki nesnelerin size olan mesafelerini doğru tahmin etmeyi öğreniniz.
Talim Önerisi: Durduğunuzda arkanızda duran bir aracı aynanızdan görün ve zihninizde aranızdaki mesafeyi tahmin edin. Daha sonra başınızı çevirip bu araca fiilen bakın ve tahmininizde gerçeğe ne kadar yaklaşmış olduğunuzu görün. Bu araştırmayı tahminlerinizi keskinleştirinceye kadar sık olarak yapın. Yine de, tahminlerinizde gerçeğe yakın gibi değerlendirme ustalığına erişmiş olsanız da hat değiştirirken ekstra mesafe bırakın.
Alpaslan Kuzucan
28 Haziran 2009 Pazar
ALANIN HIZIN ALGILANMASINDAKİ ROLÜ
HEDEFE KİLİTLENMEK
Hızın algılanmasında bakılan alanın rolü:
Eski çağlarda, insanoğlu ilkel şartlarda sağ kalabilmek için hedefe, tehlikeye bakışlarını ve dikkatini kilitlemek zorundaydı. Bu insanın sağ kalıp, soyunu devam ettirmesi için bir zaruretti. Beyin o zamandan beri bize bu eski alışkanlığımızı yaptırarak tehlikeden gözünü ayırma emrini vermektedir. Evet, ilerinizde size yaklaşan, sizi avlamak için gelen bir vahşi hayvan varsa buna dikkatinizi odaklamak, kilitlemek yaşam şansınızı artıracaktır.
Ancak günümüzde bu durum trafikte bizim için sorunlar yaratmaktadır. Bakışlarımızı önümüze aniden fırlayan bir araca kilitlemek, bizim ondan kaçış yolunu zamanında görememek hatta hiç görememek demek olduğu birçok kaza sonucu teori olmaktan çıkmıştır. Hedefe kilitlenildiğinde görüşümüz daralır. Çevrede olup biten diğer şeylerle olan farkındalılığımız neredeyse yok olur. Aslında göz bebekleri büyümektedir.
Hedefe bakışlar kilitlendiğinde biz direk ona doğru yönleniriz. Şayet motosiklet kullanıyorsak motoru direk o hedefe yönlendiririz. Farkında olmadan. Bu duruma ‘’tünel görüşü’’ denir.
Bu genetik alışkanlığı tamamen kırmanın, ortadan kaldırmanın basit bir çaresi de yok gibi maalesef. Ancak bu konunun bilincinde olursak, olay gerçekleştiğinde şuuraltımızın ikazı ile bakışlarımızı kilitlediğimiz hedeften, tehliken alıp ondan kaçış yoluna çevirebiliriz. Bu durum her zaman her sürücü için geçerlidir. Baktığınız yöne yönlenirsiniz. Bu nedenle tehlikeye değil ondan kurtuluş yönüne bakınız.
Bakışlarımızın sürati algılamada da baktığı alanla çok büyük ilişkisi vardır. Alan küçüldükçe beynin sürati algılaması artar. Bu yüzden fren yaptığımızda önümüzdeki alanın kısalma sürati azaldığı için bir rahatlama hissederiz. Hâlbuki alan aynıdır ama bizim onu tüketme süratimiz düşmüştür ve tabi bunu böyle algılamakla da beyin bedene panik ikazı vermeyi bırakmaktadır.
İnsan beyni saatte 20 km hıza göre normal algılamak ve hareketlerini kontrol edebilmek için yaratılmıştır. Kalabalık bir caddede hızla koşan biri insanlar arasından manevralarla koşarak geçerken paniklemez ve bunu doğal olarak yapar. Motor sürüşünde de sizin düz yoldaki hızınız 150 km saat ya da 220 km saat arasında algılama açısından fazla fark etmeyecektir. Ta ki keskin bir dönemeç ya da bir tehlike karşınızda belirip fren yapmamız gerekene kadar. Uçaklar havada 900km saat hızla giderken pencereden dışarı baktığınızda siz hızı hissetmezsiniz bile, hatta duruyormuşsunuz gibidir çünkü alan çok fazladır ama uçağın önüne görünmeyen bir duvar aniden çıksa siz ne olduğunu anlayıp reaksiyon gösteremeden kaza olmuş olur.
Motosiklette de ileriye değil de hemen önünüze ya da dönüş esnasında yere bakarsanız hızı algılama duygunuz sizi panikletecektir. Çünkü alanı daraltmışsınızdır. Bu yüzden daima ileriye, olmak istediğiniz yere ve dönüşte çıkışa bakınız.
Dönüşlerde dönüşün tam ortası alanın en daraldığı noktadır. En kritik olan bu noktaya kıyasla gerek giriş gerekse çıkışlar daha rahat baş edilebilen bölgelerdir. Böylece dönemeçlerinde üç bölüme ayrıldığını söylemiş olalım. Dikkatsiz bir tarzda gelişi güzel bir zihinsel durumla ve hızla bir dönemece giren de erken dönüşe başlama yapacaktır ki bu da çıkışta onun alanını daraltacaktır. Bu durumda yine paniklemeyi tetikleyecektir.
Dönemeçlerde ideal olan hat nedir denirse, tek kelimeyle böyle bir hattın var olduğunu söylemenin saçmalık olduğunu söyleyebiliriz. Kendinizi rahat hissettiğiniz hat sizin ideal hattınızdır ve kişiden kişiye değişir. Özetle kendinizi rahat hissetmeniz demek size göre yeterli gelen bir alanı kullanıyorsunuz demektir. Size dönemeyeceğiniz, fazla hızlıymışsınız gibi görünen bir alanda ise bakışlarınızı biraz daha yukarı ve ileri kaldırın ve rahatladığınızı göreceksiniz. Farkı belirleyen kullandığınız alandır.
Hızın algılanmasında bakılan alanın rolü:
Eski çağlarda, insanoğlu ilkel şartlarda sağ kalabilmek için hedefe, tehlikeye bakışlarını ve dikkatini kilitlemek zorundaydı. Bu insanın sağ kalıp, soyunu devam ettirmesi için bir zaruretti. Beyin o zamandan beri bize bu eski alışkanlığımızı yaptırarak tehlikeden gözünü ayırma emrini vermektedir. Evet, ilerinizde size yaklaşan, sizi avlamak için gelen bir vahşi hayvan varsa buna dikkatinizi odaklamak, kilitlemek yaşam şansınızı artıracaktır.
Ancak günümüzde bu durum trafikte bizim için sorunlar yaratmaktadır. Bakışlarımızı önümüze aniden fırlayan bir araca kilitlemek, bizim ondan kaçış yolunu zamanında görememek hatta hiç görememek demek olduğu birçok kaza sonucu teori olmaktan çıkmıştır. Hedefe kilitlenildiğinde görüşümüz daralır. Çevrede olup biten diğer şeylerle olan farkındalılığımız neredeyse yok olur. Aslında göz bebekleri büyümektedir.
Hedefe bakışlar kilitlendiğinde biz direk ona doğru yönleniriz. Şayet motosiklet kullanıyorsak motoru direk o hedefe yönlendiririz. Farkında olmadan. Bu duruma ‘’tünel görüşü’’ denir.
Bu genetik alışkanlığı tamamen kırmanın, ortadan kaldırmanın basit bir çaresi de yok gibi maalesef. Ancak bu konunun bilincinde olursak, olay gerçekleştiğinde şuuraltımızın ikazı ile bakışlarımızı kilitlediğimiz hedeften, tehliken alıp ondan kaçış yoluna çevirebiliriz. Bu durum her zaman her sürücü için geçerlidir. Baktığınız yöne yönlenirsiniz. Bu nedenle tehlikeye değil ondan kurtuluş yönüne bakınız.
Bakışlarımızın sürati algılamada da baktığı alanla çok büyük ilişkisi vardır. Alan küçüldükçe beynin sürati algılaması artar. Bu yüzden fren yaptığımızda önümüzdeki alanın kısalma sürati azaldığı için bir rahatlama hissederiz. Hâlbuki alan aynıdır ama bizim onu tüketme süratimiz düşmüştür ve tabi bunu böyle algılamakla da beyin bedene panik ikazı vermeyi bırakmaktadır.
İnsan beyni saatte 20 km hıza göre normal algılamak ve hareketlerini kontrol edebilmek için yaratılmıştır. Kalabalık bir caddede hızla koşan biri insanlar arasından manevralarla koşarak geçerken paniklemez ve bunu doğal olarak yapar. Motor sürüşünde de sizin düz yoldaki hızınız 150 km saat ya da 220 km saat arasında algılama açısından fazla fark etmeyecektir. Ta ki keskin bir dönemeç ya da bir tehlike karşınızda belirip fren yapmamız gerekene kadar. Uçaklar havada 900km saat hızla giderken pencereden dışarı baktığınızda siz hızı hissetmezsiniz bile, hatta duruyormuşsunuz gibidir çünkü alan çok fazladır ama uçağın önüne görünmeyen bir duvar aniden çıksa siz ne olduğunu anlayıp reaksiyon gösteremeden kaza olmuş olur.
Motosiklette de ileriye değil de hemen önünüze ya da dönüş esnasında yere bakarsanız hızı algılama duygunuz sizi panikletecektir. Çünkü alanı daraltmışsınızdır. Bu yüzden daima ileriye, olmak istediğiniz yere ve dönüşte çıkışa bakınız.
Dönüşlerde dönüşün tam ortası alanın en daraldığı noktadır. En kritik olan bu noktaya kıyasla gerek giriş gerekse çıkışlar daha rahat baş edilebilen bölgelerdir. Böylece dönemeçlerinde üç bölüme ayrıldığını söylemiş olalım. Dikkatsiz bir tarzda gelişi güzel bir zihinsel durumla ve hızla bir dönemece giren de erken dönüşe başlama yapacaktır ki bu da çıkışta onun alanını daraltacaktır. Bu durumda yine paniklemeyi tetikleyecektir.
Dönemeçlerde ideal olan hat nedir denirse, tek kelimeyle böyle bir hattın var olduğunu söylemenin saçmalık olduğunu söyleyebiliriz. Kendinizi rahat hissettiğiniz hat sizin ideal hattınızdır ve kişiden kişiye değişir. Özetle kendinizi rahat hissetmeniz demek size göre yeterli gelen bir alanı kullanıyorsunuz demektir. Size dönemeyeceğiniz, fazla hızlıymışsınız gibi görünen bir alanda ise bakışlarınızı biraz daha yukarı ve ileri kaldırın ve rahatladığınızı göreceksiniz. Farkı belirleyen kullandığınız alandır.
1 Mart 2008 Cumartesi
BAKMAK VE GÖRMEK
BAKTIĞINIZ YERDESİNİZ
Daima gitmek istediğiniz yöne bakınız.

Yarışçıları düşünün. Bu sürücüler muazzam hızlarda seyrederler ve şayet sadece önlerine bakıp geniş tarama ve ileriye bakış konusunda eğitilmemiş olsalardı hiç birisi o pistlerden sağ ve sağlam çıkamazdı. Bu şu demektir; bulunduğunuz yerden ileriye bakmak, sürüş için mutlaka uygulanması gereken önemli bir sürüş güvenlik tekniğidir.
Hep bu konuyu yazdık ve hala da yazıyor ve değişik açılardan konuyu ele alıyoruz. Ama bakışların yanlış kullanılmasının sebep olduğu o kadar çok kaza var ki. Dönemece gelene kadar ileriye bakmayıp yoldan çıkanların sayısı az değildir. Doğru bakmanın ve ilerisini görmenin önemini ne kadar vurgulasak azdır. Bu durum sürat arttıkça daha bir önem kazanmakta yarışta olmazsa ölüm yada kaza demek haline gelmektedir. Yüksek süratlerde yarışçı motorunun ne yapacağını çok önceden görmek zorundadır. Yarışçılar 180 derecelik dönemeçlere girerken yolu değil de sanki kenardaki seyircileri kontrol eder gibidirler. Halbuki seyircilere bakmazlar, saniyenin onda biri sonrasında olmak istedikleri noktaya bakarlar.
Bakışlarınızı dar dönemeçlerde test ediniz. Bu boş bir dağ yolu da olur yarış pisti de olur. Apeks noktasını seçin ve o noktanın ötesine, dönüşünüz esnasında o noktaya yaklaşırken ne zaman bakmaya başladığınıza dikkat edin. Şayet o noktanın üzerine gelince ötesine bakıyorsanız siz o noktaya bakışlarınızı kilitliyorsunuz demektir. O noktaya 6-7 metre kalaya kadar bakışlarınızı onun ilerisine çevirmemişseniz yine geç kalmışsınız demektir. Siz motosikletinizi yönlendirmenizle bakış yeteneklerinizi birbirine uyumlu hale getirmek ve dönüşte seçtiğiniz herhangi bir noktaya, o noktaya bakmadan her seferinde üzerinden geçebilecek yönlendirmeyi yapabilmelisiniz. Bu peri ferik görüşünüzle tekerleğinizin takip ettiği izi tararken aynı anda ileriye, bir sonraki referans noktanıza bakıyor olmanız demektir. Bunu bir arkadaşınızla, o sizi bir yerden gözlerken pratik yapın, ne kadar başarılı olduğunuzu yada olamadığınızı size arkadaşınız söyleyebilir. Zamanla istenilen sonuçlar gelmeye başlayacaktır.
Bir dönemeç daraldığı zaman bakışlarınız gitmek istediğiniz yerde olmalıdır. Bu dönemcin çıkışı yada bir engel varsa bu engelden kaçış çizginiz olmalıdır. Ama engelin kendisi veya izlediğiniz dönüş çizgisi de peri ferik görüş taramanız içinde olmalıdır.
HEDEFE BAKIŞLARIN KİLİTLENMESİNİ ANLAMAK
En kötü yönü bakışların kötü tarafa kilitlenmesidir. Yani karşıdan gelen araca, yoldaki engele. İyi tarafa değil yani önünüzdeki güvenli kaçış yolunuza ya da engelden kaçış yoluna. Buna ilaveten bakışların kilitlenmesi sizin sürati algılama kabiliyetinizi karartacaktır. Hızlı sarılan bir DVD kasedinin görüntüsü misali.
Hiç gece vakti yol alırken karşıdan gelen trafiğin ışıkları ile dikkatinizin dağıldığı ve o hatta doğru gittiğiniz olmadı mı? Yada bir dönemeçte bakışlarınızın park etmiş arabaya/bir kuşa/çocuğa takılmasıyla dönüş hattınızın açıldığı olmadı mı? İşte bu arkadaşlar bakışların hedefe kilitlenmesidir.
Bu terim ikinci dünya savaşı sırasında savaş pilotlarının hedeflerini şaşırmamaları için bakışlarını hedeflerine kilitlemeleri öğretisinden türemiştir. Hedefe odaklanan pilotların bu hedeflerdeki objelere neredeyse çarpma riskleri ortaya çıkmaktaydı. Bu durum motor veya diğer araç sürücüleri içinde aynı şekilde geçerlidir.
Motosiklette nereye bakılırsa oraya doğru yönlenme olur. Bir dönemeçte dönemecin içinden gitmek istediğiniz noktaya baktığınızda dönüş çok kolay olacaktır. Acemi biri için keskin bir dönemeci dönmek tam olarak olmak istediği yöne bakması gerektiğini öğrenmedikçe olanaksızdır.
Yavaş hızlardaki manevralarda da bakışların aynı şekilde kullanılması şarttır. Kısaca bir engelden kurtulmak için engele değil ondan kaçış yoluna bakınız. Arasında sürüş yaptığınız yol çizgilerine değil ama çizgiler arasındaki yolunuza bakınız, karşıdan gelen araca değil kendi hattınıza bakınız. Bir dönemeç esnasında kaldırıma, elektrik direklerine yada başka bir objeye değil dönüşün içine doğru, olmak istediğiniz yere bakınız.
Bir dönemece hızla girdiğinizde vücudunuz kasılır ve beyniniz panikleyerek sizin çarpmak üzere olduğunuz objeye bakışlarınızı kilitler. Bu kolayca üzerinden gelinebilecek bir durum değildir. Ama eğer gevşemeyi öğrenip çıkış yoluna bakarsanız bedeniniz ve motorunuz da buna göre hareket edecektir. Bu ayna zamanda arka freni kilitleyip kaymaya sebep olduğunuzda da kullanabileceğiniz harika bir tekniktir. Ufuktaki olmak istediğiniz bir noktaya bakışlarınızı kilitleyin göreceksiniz ki bir çok kaymanın altından rahatlıkla çıkabiliyorsunuz.
Daima gitmek istediğiniz yöne bakınız.
Yarışçıları düşünün. Bu sürücüler muazzam hızlarda seyrederler ve şayet sadece önlerine bakıp geniş tarama ve ileriye bakış konusunda eğitilmemiş olsalardı hiç birisi o pistlerden sağ ve sağlam çıkamazdı. Bu şu demektir; bulunduğunuz yerden ileriye bakmak, sürüş için mutlaka uygulanması gereken önemli bir sürüş güvenlik tekniğidir.
Hep bu konuyu yazdık ve hala da yazıyor ve değişik açılardan konuyu ele alıyoruz. Ama bakışların yanlış kullanılmasının sebep olduğu o kadar çok kaza var ki. Dönemece gelene kadar ileriye bakmayıp yoldan çıkanların sayısı az değildir. Doğru bakmanın ve ilerisini görmenin önemini ne kadar vurgulasak azdır. Bu durum sürat arttıkça daha bir önem kazanmakta yarışta olmazsa ölüm yada kaza demek haline gelmektedir. Yüksek süratlerde yarışçı motorunun ne yapacağını çok önceden görmek zorundadır. Yarışçılar 180 derecelik dönemeçlere girerken yolu değil de sanki kenardaki seyircileri kontrol eder gibidirler. Halbuki seyircilere bakmazlar, saniyenin onda biri sonrasında olmak istedikleri noktaya bakarlar.
Bakışlarınızı dar dönemeçlerde test ediniz. Bu boş bir dağ yolu da olur yarış pisti de olur. Apeks noktasını seçin ve o noktanın ötesine, dönüşünüz esnasında o noktaya yaklaşırken ne zaman bakmaya başladığınıza dikkat edin. Şayet o noktanın üzerine gelince ötesine bakıyorsanız siz o noktaya bakışlarınızı kilitliyorsunuz demektir. O noktaya 6-7 metre kalaya kadar bakışlarınızı onun ilerisine çevirmemişseniz yine geç kalmışsınız demektir. Siz motosikletinizi yönlendirmenizle bakış yeteneklerinizi birbirine uyumlu hale getirmek ve dönüşte seçtiğiniz herhangi bir noktaya, o noktaya bakmadan her seferinde üzerinden geçebilecek yönlendirmeyi yapabilmelisiniz. Bu peri ferik görüşünüzle tekerleğinizin takip ettiği izi tararken aynı anda ileriye, bir sonraki referans noktanıza bakıyor olmanız demektir. Bunu bir arkadaşınızla, o sizi bir yerden gözlerken pratik yapın, ne kadar başarılı olduğunuzu yada olamadığınızı size arkadaşınız söyleyebilir. Zamanla istenilen sonuçlar gelmeye başlayacaktır.
Bir dönemeç daraldığı zaman bakışlarınız gitmek istediğiniz yerde olmalıdır. Bu dönemcin çıkışı yada bir engel varsa bu engelden kaçış çizginiz olmalıdır. Ama engelin kendisi veya izlediğiniz dönüş çizgisi de peri ferik görüş taramanız içinde olmalıdır.
HEDEFE BAKIŞLARIN KİLİTLENMESİNİ ANLAMAK
En kötü yönü bakışların kötü tarafa kilitlenmesidir. Yani karşıdan gelen araca, yoldaki engele. İyi tarafa değil yani önünüzdeki güvenli kaçış yolunuza ya da engelden kaçış yoluna. Buna ilaveten bakışların kilitlenmesi sizin sürati algılama kabiliyetinizi karartacaktır. Hızlı sarılan bir DVD kasedinin görüntüsü misali.
Hiç gece vakti yol alırken karşıdan gelen trafiğin ışıkları ile dikkatinizin dağıldığı ve o hatta doğru gittiğiniz olmadı mı? Yada bir dönemeçte bakışlarınızın park etmiş arabaya/bir kuşa/çocuğa takılmasıyla dönüş hattınızın açıldığı olmadı mı? İşte bu arkadaşlar bakışların hedefe kilitlenmesidir.
Bu terim ikinci dünya savaşı sırasında savaş pilotlarının hedeflerini şaşırmamaları için bakışlarını hedeflerine kilitlemeleri öğretisinden türemiştir. Hedefe odaklanan pilotların bu hedeflerdeki objelere neredeyse çarpma riskleri ortaya çıkmaktaydı. Bu durum motor veya diğer araç sürücüleri içinde aynı şekilde geçerlidir.
Motosiklette nereye bakılırsa oraya doğru yönlenme olur. Bir dönemeçte dönemecin içinden gitmek istediğiniz noktaya baktığınızda dönüş çok kolay olacaktır. Acemi biri için keskin bir dönemeci dönmek tam olarak olmak istediği yöne bakması gerektiğini öğrenmedikçe olanaksızdır.
Yavaş hızlardaki manevralarda da bakışların aynı şekilde kullanılması şarttır. Kısaca bir engelden kurtulmak için engele değil ondan kaçış yoluna bakınız. Arasında sürüş yaptığınız yol çizgilerine değil ama çizgiler arasındaki yolunuza bakınız, karşıdan gelen araca değil kendi hattınıza bakınız. Bir dönemeç esnasında kaldırıma, elektrik direklerine yada başka bir objeye değil dönüşün içine doğru, olmak istediğiniz yere bakınız.
Bir dönemece hızla girdiğinizde vücudunuz kasılır ve beyniniz panikleyerek sizin çarpmak üzere olduğunuz objeye bakışlarınızı kilitler. Bu kolayca üzerinden gelinebilecek bir durum değildir. Ama eğer gevşemeyi öğrenip çıkış yoluna bakarsanız bedeniniz ve motorunuz da buna göre hareket edecektir. Bu ayna zamanda arka freni kilitleyip kaymaya sebep olduğunuzda da kullanabileceğiniz harika bir tekniktir. Ufuktaki olmak istediğiniz bir noktaya bakışlarınızı kilitleyin göreceksiniz ki bir çok kaymanın altından rahatlıkla çıkabiliyorsunuz.
19 Temmuz 2007 Perşembe
İLERİ BAKIŞ TEKNİĞİ

İleri bakış nedir? Nasıl Gelişir? Sürüş esnasında ileri nasıl bakılır?
Sürüş esnasında en önemli olay ileriye bakabilmektir. İleriye bakabilmek, neyin önemli olduğunu fark etmek, motosiklet sürücülüğünün hayati öneme haiz bir unsurudur.
Bu unsur sanki herkesin kolayca uygulayabileceği bir şeymiş gibi gözükebilir fakat göreceksiniz ki ileriye bakış hakkında öğrenilecek çok şey vardır.
Baktığınız tarafa doğru sürersiniz bu yüzden dönüşü iyi öğrenebilmeniz içinde doğru yöne bakmak zorundasınız. Trafikte sürüş için genelde gördüğünüzden fazlasını fark etmek zorunda olduğunuzu göreceksiniz.
Çoğunuz, gerek güvenliğe önem veren gerek hıza, bakış becerileriniz üzerinde çalışmak mecburiyetindesiniz. Orada görecek ne var? Kapasitenizi nasıl eğitebilirsiniz?
Aşağıdaki durum mümkün olabilir mi?
İki motorcu sürüş yapıyor ama birbirlerini karşılaşıncaya kadar fark etmiyorlar. Farkına varmaları bir virajda biri diğerini sollayınca oluyor. Ama olabilir çünkü ikisi de ön tekerinin önüne bakıyor.
Doğru yeteneklerle doğmuş olmak bir şans mıdır? Elbette.
Hemen herkes hızlı bir motora sahip olabilir. Çok uzun yıllar sürücülüğü de olabilir. Ama hala gerçekten iyi bir motorcu olamıyordur. Neden? Bakmasını bilmiyordur.
Devamlı öğrenin:
Motor sürmek tüm hayatınız boyunca öğrenmeye devam edeceğiniz bir süreçtir.
Baktığınızda görmek için herkesin uygulayabileceği birkaç basit teknik vardır. Bazıları bunları otomatik olarak uygular, diğerleri için ise bu tekniğin dikkatlerine sunulması işlerini kolaylaştırır.
Teknik:
Motor sürücülüğü büyük oranda bakıştır.
Nasıl ki insan bedeni %60 sudan ibarettir, motosiklet sürücülüğü de % 60 bakıştır.
“Gitmek istediğiniz yöne bakın.” “Baktığınız objeye yönelirsiniz.” Bunları hep duyarsınız.
Yalnız bir sürücü virajda kendini güvende hissetmez ve motorunu aslında geniş ve açık olan bir virajdaki yalnız bir ağaca doğru yöneltir. Bu tip yanlış davranışlar duyulur hep. Olumsuz bir sürü imalarda, yorumlarda bulunulur. Zaten bu aletler tehlikeli, şeytan icadı. Gerçek ise sürücünün baktığı objeye yöneleceğini bilmemesidir.
Eğitiminiz sırasında gidiş yönünüzün içine bakmayı size söylerler. Küçük daireler içinde dönerken yada sekiz çizerken; gitmek istediğiniz yönün mümkün olabilen en ilerisine bakın denmiştir. Bir sonraki kukaya yada ondan sonrakine ne kadar çabuk bakarsanız hata yapmadan dönüşünüzün o kadar kolaylaşacağını öğrenmişinizdir.
Ama motor kullanmak sadece küçük daireler içinde sürüş yaparken ileri bakmak değildir. İleri bakmak motosiklet sürücülüğünün temel içeriğidir. Daha geniş bir alana ve daha uzağa bakmalısınız. 12 saniye önünüze(takribi 100metre) ve sağ sol 90 derece yanlarınıza bakarak her şeyin farkında olmalısınız. Bunu yaparken de başınızı fazla çevirmeden yapmalısınız.
Eğitim:
İleri bakma kapasitenizi eğitmek sürüş kapasitenizi zenginleştirecek en etkin yoldur.
Vizör ve gözlük:
Öncelikle şartlara uygun bir vizörünüz olmalı güneşe karşı iseniz gözlerinizi güneşin zararlı ışıklarından koruyacak güneş gözlükleriniz olmalıdır. Siste sarı renkli vizör iyidir. Gece renksiz vizör iyidir. Motoru yatırdığınızda yada motor yukarı doğru iken de başınızda daima yukarıda tutun.
“Kimin hatasıydı?” hiç fark etmez. Her motorcu bilir ki sadece kurallara uygun sürüş yapmak yetmez. Öldüğünüzde ki kazancınız nedir? Sizin haklı olduğunuzu bilmeniz mi? Ayrıca bir kazada arabadakine kıyasla motor üzerinde olanın yaralanma ihtimali çok daha fazladır.
Yani ana fikir şudur: Kendi güvenliğinizden siz sorumlusunuz. İster çevrenizdekiler trafik kurallarına uygun hareket ediyor olsun ister olmasın. Gerçek budur. Bu nedenle siz görmeyi öğrenmek zorundasınız. Trafiğin geri kalanı hangi tehlikeli hareketleri yapabilir? İnsanlar hangi hareketleri seçebilirler?
Hataları önceden görün. Artık yan yoldan gelen otomobilin sürücüsünün yol hakkının sizde olduğunu mutlaka bildiğini ve size kesinlikle yol vereceğini sanmayacak kadar tecrübeli olun.
Önünüzdeki araç, gaz kesip sağa yönelen ve sağ sinyalini veren bir araç olabilir. Ama birdenbire açık bir alış için sola siz tam onu sollarken üzerinize kırabilir. Bir çok kazanın sebebi bu durumdur. Sağa dönüş işaret ve belirtileri veren araçların aslında birden ve son anda sola dönmeleri sık rastlanan durumlardır. Karşı yönden size doğru gelen aracın tam yan yana geçilecekken sola sizin önünüze de dönmesi sık görülen kazlardır. T-Bone kazası.
Altıncı duygunuzu geliştirin:
Trafikte olabilecek her tür dengesiz hareketi önceden görebilmeyi öğrenmelisiniz ki hazırlıklı olabilesiniz.
Bu durumlar için altıncı duyguya benzer duygular geliştirdiğinizi ve böyle budalaların dengesiz davranışlarının olumsuz sonuçlarından kaçabilmek için önceden tedbirli olarak durumunuzu ayarlayabileceğinizi göreceksiniz.
Bir çeşit sık oluşan hatalar listesi geliştireceksiniz. Ve hata yapılmadan bunun olabileceğini fark etmiş olacaksınız. Ne kadar uzun yol tecrübeniz olursa listenizde o kadar uzun olacaktır. Buda sizi ansızın yakalayabilecek olumsuzlukların azalması demektir.
Otobanlarda sürüş yaparken sık olarak sizi sollayacakların olup olmadığını aynalarınızdan kontrol edin. Ansızın sizi geçen biri olursa aynalarınızdan arkanızı yeterince sık kontrol etmiyorsunuz demektir. Burada anahtar uygulama farkına vardığınız her durumu kendinize söylemektir. Otoban dışında da durum bu olmalıdır. Yani öngöremediğiniz her olay sizin daha iyi bakmanız ve düşünmeniz gerektiğinin bir işaretidir. %100 her şeye hakim olamayabilirsiniz ama çalışarak, uygulamayla bu orana yaklaşılmaktadır.
Görünmeyen tehlikeler:
Herkesin görebildiğiniz hataları dışında siz göremediğiniz kimselerinde hatalarını ön görebilmelisiniz. Önünüzde bir taksi gidiyor. Onun müşteri görmesiyle her an fren yapabileceğini yada bir tarafa kırabileceğini tahmin edebilmelisiniz. Park halindeki araçların yanından geçerken kapı açılabileceğini, içlerinden bir çocuğun fırlayabileceği, bir yaşlının bastonunu dışarı ayağıyla birlikte uzatabileceğini, tükürülebileceğini, izmarit atılabileceğini yada bir pet şişe boşunun camdan fırlatabileceğini ön görebilmelisiniz. İşte burada kendinize sormanız gereken soru şudur. “Zamanında durabilecek miyim?”
Karşıdan gelen bir kamyonun yada otobüsün arkasında aniden önünüze sollayarak fırlayacak bir araç saklayabileceğini, sollamaya çalıştığınız bir traktörün aslında çift römork taktığı için uzun araç durumunda olabileceğini ön görebilmelisiniz.
Duran otobüs yada minibüslerin sizin göremediğiniz taraflarından insanların yola önünüze doğru fırlayabileceklerini ön görebilmelisiniz.
Siz görünmüyorsanız:
Kavşağa yaklaşırken kamyon gibi yüksek araçları sollarsanız siz başkaları için görünmeyen bir tehlike oluşturmuş olursunuz. Bunu yapmayınız.
Yolu okuyunuz. Yolun kenarlarındaki banketlerindeki düzensizlikler genellikle gayri nizami yan girişlere işaret eder. Yol çizgileri size rehberdir. Şayet yol çizgisinin biri ileride kayboluyorsa bu durumda araçlar bitişik hatta geçecekler demektir. Siz önceden bitişiğinizdeki hattın bir sonrasındaki hatta geçiniz. Yol yüzeyi size rehberdir. Yamalar kaygandır. Ayrıca ağır vasıtalarca ezilmiş ve oluklaşmış bölümler olabilir. Buda sizi önceden fark etmeyip üzerinden geçerseniz bir şekilde savuracaktır.
Sağınızdaki ve solunuzdaki trafikte bir yavaşlama olursa sizde yavaşlayın ve durumu kontrol edin. Sizi sollayan bir aracın ön tekerinin patlaması bu aracın dönerek sizin önünüze savrulacağı ve önceden farkına varıp hız kesmemişseniz kafadan vuracağınız anlamına gelebilir.
Geniş bakmayı öğrenin:
Her durumda geniş bakın. Tarama yapın. Yukarıdan aşağıya ve sağdan sola. Tek objeye konsantre olmayın. Her an her tarafınızın farkında olunuz. Ne kadar uzun süre geniş bakarsanız o kadar fazla şeyin farkında olursunuz. Tabi fark ettiğiniz ne kadar çoksa beyninizin bunlardan damıtarak size sunacağı bilgi de o kadar fazla olacaktır.
Geniş bakın, ileri bakın ve bu bakış şeklinizi olabildiğince sürekli muhafaza edin.
Sürüş esnasında en önemli olay ileriye bakabilmektir. İleriye bakabilmek, neyin önemli olduğunu fark etmek, motosiklet sürücülüğünün hayati öneme haiz bir unsurudur.
Bu unsur sanki herkesin kolayca uygulayabileceği bir şeymiş gibi gözükebilir fakat göreceksiniz ki ileriye bakış hakkında öğrenilecek çok şey vardır.
Baktığınız tarafa doğru sürersiniz bu yüzden dönüşü iyi öğrenebilmeniz içinde doğru yöne bakmak zorundasınız. Trafikte sürüş için genelde gördüğünüzden fazlasını fark etmek zorunda olduğunuzu göreceksiniz.
Çoğunuz, gerek güvenliğe önem veren gerek hıza, bakış becerileriniz üzerinde çalışmak mecburiyetindesiniz. Orada görecek ne var? Kapasitenizi nasıl eğitebilirsiniz?
Aşağıdaki durum mümkün olabilir mi?
İki motorcu sürüş yapıyor ama birbirlerini karşılaşıncaya kadar fark etmiyorlar. Farkına varmaları bir virajda biri diğerini sollayınca oluyor. Ama olabilir çünkü ikisi de ön tekerinin önüne bakıyor.
Doğru yeteneklerle doğmuş olmak bir şans mıdır? Elbette.
Hemen herkes hızlı bir motora sahip olabilir. Çok uzun yıllar sürücülüğü de olabilir. Ama hala gerçekten iyi bir motorcu olamıyordur. Neden? Bakmasını bilmiyordur.
Devamlı öğrenin:
Motor sürmek tüm hayatınız boyunca öğrenmeye devam edeceğiniz bir süreçtir.
Baktığınızda görmek için herkesin uygulayabileceği birkaç basit teknik vardır. Bazıları bunları otomatik olarak uygular, diğerleri için ise bu tekniğin dikkatlerine sunulması işlerini kolaylaştırır.
Teknik:
Motor sürücülüğü büyük oranda bakıştır.
Nasıl ki insan bedeni %60 sudan ibarettir, motosiklet sürücülüğü de % 60 bakıştır.
“Gitmek istediğiniz yöne bakın.” “Baktığınız objeye yönelirsiniz.” Bunları hep duyarsınız.
Yalnız bir sürücü virajda kendini güvende hissetmez ve motorunu aslında geniş ve açık olan bir virajdaki yalnız bir ağaca doğru yöneltir. Bu tip yanlış davranışlar duyulur hep. Olumsuz bir sürü imalarda, yorumlarda bulunulur. Zaten bu aletler tehlikeli, şeytan icadı. Gerçek ise sürücünün baktığı objeye yöneleceğini bilmemesidir.
Eğitiminiz sırasında gidiş yönünüzün içine bakmayı size söylerler. Küçük daireler içinde dönerken yada sekiz çizerken; gitmek istediğiniz yönün mümkün olabilen en ilerisine bakın denmiştir. Bir sonraki kukaya yada ondan sonrakine ne kadar çabuk bakarsanız hata yapmadan dönüşünüzün o kadar kolaylaşacağını öğrenmişinizdir.
Ama motor kullanmak sadece küçük daireler içinde sürüş yaparken ileri bakmak değildir. İleri bakmak motosiklet sürücülüğünün temel içeriğidir. Daha geniş bir alana ve daha uzağa bakmalısınız. 12 saniye önünüze(takribi 100metre) ve sağ sol 90 derece yanlarınıza bakarak her şeyin farkında olmalısınız. Bunu yaparken de başınızı fazla çevirmeden yapmalısınız.
Eğitim:
İleri bakma kapasitenizi eğitmek sürüş kapasitenizi zenginleştirecek en etkin yoldur.
Vizör ve gözlük:
Öncelikle şartlara uygun bir vizörünüz olmalı güneşe karşı iseniz gözlerinizi güneşin zararlı ışıklarından koruyacak güneş gözlükleriniz olmalıdır. Siste sarı renkli vizör iyidir. Gece renksiz vizör iyidir. Motoru yatırdığınızda yada motor yukarı doğru iken de başınızda daima yukarıda tutun.
“Kimin hatasıydı?” hiç fark etmez. Her motorcu bilir ki sadece kurallara uygun sürüş yapmak yetmez. Öldüğünüzde ki kazancınız nedir? Sizin haklı olduğunuzu bilmeniz mi? Ayrıca bir kazada arabadakine kıyasla motor üzerinde olanın yaralanma ihtimali çok daha fazladır.
Yani ana fikir şudur: Kendi güvenliğinizden siz sorumlusunuz. İster çevrenizdekiler trafik kurallarına uygun hareket ediyor olsun ister olmasın. Gerçek budur. Bu nedenle siz görmeyi öğrenmek zorundasınız. Trafiğin geri kalanı hangi tehlikeli hareketleri yapabilir? İnsanlar hangi hareketleri seçebilirler?
Hataları önceden görün. Artık yan yoldan gelen otomobilin sürücüsünün yol hakkının sizde olduğunu mutlaka bildiğini ve size kesinlikle yol vereceğini sanmayacak kadar tecrübeli olun.
Önünüzdeki araç, gaz kesip sağa yönelen ve sağ sinyalini veren bir araç olabilir. Ama birdenbire açık bir alış için sola siz tam onu sollarken üzerinize kırabilir. Bir çok kazanın sebebi bu durumdur. Sağa dönüş işaret ve belirtileri veren araçların aslında birden ve son anda sola dönmeleri sık rastlanan durumlardır. Karşı yönden size doğru gelen aracın tam yan yana geçilecekken sola sizin önünüze de dönmesi sık görülen kazlardır. T-Bone kazası.
Altıncı duygunuzu geliştirin:
Trafikte olabilecek her tür dengesiz hareketi önceden görebilmeyi öğrenmelisiniz ki hazırlıklı olabilesiniz.
Bu durumlar için altıncı duyguya benzer duygular geliştirdiğinizi ve böyle budalaların dengesiz davranışlarının olumsuz sonuçlarından kaçabilmek için önceden tedbirli olarak durumunuzu ayarlayabileceğinizi göreceksiniz.
Bir çeşit sık oluşan hatalar listesi geliştireceksiniz. Ve hata yapılmadan bunun olabileceğini fark etmiş olacaksınız. Ne kadar uzun yol tecrübeniz olursa listenizde o kadar uzun olacaktır. Buda sizi ansızın yakalayabilecek olumsuzlukların azalması demektir.
Otobanlarda sürüş yaparken sık olarak sizi sollayacakların olup olmadığını aynalarınızdan kontrol edin. Ansızın sizi geçen biri olursa aynalarınızdan arkanızı yeterince sık kontrol etmiyorsunuz demektir. Burada anahtar uygulama farkına vardığınız her durumu kendinize söylemektir. Otoban dışında da durum bu olmalıdır. Yani öngöremediğiniz her olay sizin daha iyi bakmanız ve düşünmeniz gerektiğinin bir işaretidir. %100 her şeye hakim olamayabilirsiniz ama çalışarak, uygulamayla bu orana yaklaşılmaktadır.
Görünmeyen tehlikeler:
Herkesin görebildiğiniz hataları dışında siz göremediğiniz kimselerinde hatalarını ön görebilmelisiniz. Önünüzde bir taksi gidiyor. Onun müşteri görmesiyle her an fren yapabileceğini yada bir tarafa kırabileceğini tahmin edebilmelisiniz. Park halindeki araçların yanından geçerken kapı açılabileceğini, içlerinden bir çocuğun fırlayabileceği, bir yaşlının bastonunu dışarı ayağıyla birlikte uzatabileceğini, tükürülebileceğini, izmarit atılabileceğini yada bir pet şişe boşunun camdan fırlatabileceğini ön görebilmelisiniz. İşte burada kendinize sormanız gereken soru şudur. “Zamanında durabilecek miyim?”
Karşıdan gelen bir kamyonun yada otobüsün arkasında aniden önünüze sollayarak fırlayacak bir araç saklayabileceğini, sollamaya çalıştığınız bir traktörün aslında çift römork taktığı için uzun araç durumunda olabileceğini ön görebilmelisiniz.
Duran otobüs yada minibüslerin sizin göremediğiniz taraflarından insanların yola önünüze doğru fırlayabileceklerini ön görebilmelisiniz.
Siz görünmüyorsanız:
Kavşağa yaklaşırken kamyon gibi yüksek araçları sollarsanız siz başkaları için görünmeyen bir tehlike oluşturmuş olursunuz. Bunu yapmayınız.
Yolu okuyunuz. Yolun kenarlarındaki banketlerindeki düzensizlikler genellikle gayri nizami yan girişlere işaret eder. Yol çizgileri size rehberdir. Şayet yol çizgisinin biri ileride kayboluyorsa bu durumda araçlar bitişik hatta geçecekler demektir. Siz önceden bitişiğinizdeki hattın bir sonrasındaki hatta geçiniz. Yol yüzeyi size rehberdir. Yamalar kaygandır. Ayrıca ağır vasıtalarca ezilmiş ve oluklaşmış bölümler olabilir. Buda sizi önceden fark etmeyip üzerinden geçerseniz bir şekilde savuracaktır.
Sağınızdaki ve solunuzdaki trafikte bir yavaşlama olursa sizde yavaşlayın ve durumu kontrol edin. Sizi sollayan bir aracın ön tekerinin patlaması bu aracın dönerek sizin önünüze savrulacağı ve önceden farkına varıp hız kesmemişseniz kafadan vuracağınız anlamına gelebilir.
Geniş bakmayı öğrenin:
Her durumda geniş bakın. Tarama yapın. Yukarıdan aşağıya ve sağdan sola. Tek objeye konsantre olmayın. Her an her tarafınızın farkında olunuz. Ne kadar uzun süre geniş bakarsanız o kadar fazla şeyin farkında olursunuz. Tabi fark ettiğiniz ne kadar çoksa beyninizin bunlardan damıtarak size sunacağı bilgi de o kadar fazla olacaktır.
Geniş bakın, ileri bakın ve bu bakış şeklinizi olabildiğince sürekli muhafaza edin.
BAKTIĞINIZ YÖNE YÖNLENİRSİNİZ
Sadece motosiklet sürücülüğünde değil tüm araç sürücüşüğünde bakışları kullanmak çok önemlidir. Araç bakışlarınızı takip eder demek yanlış olmaz. Bu yüzden bakışlarınızla olabildiğince önünüzdeki geniş bir alanda sürekli tarama yapınız. Bir noktaya iki saniyeden fazla bakışlarınız kilitlenmesin. Bir anda dikkatinizi çeken kaldırımdaki bir olay yada karşıdan gelmekte olan bir araç yada yanınızdaki bir kazaya bakışlarınız takıldığında aracınızı da farkında olmadan o yöne doğru yönlendirmeye başlarsınız.
Dönüş yaparken dönmek istediğiniz yönün çıkışına, sollarken olmak istediğiniz alana bakınız. Karşıdan gelen aracaın ışıklarına gözleriniz sabitlenmesin. Yoksa doğru ona doğru yönlenirsiniz. Önünüzdeki güvenli alana bakınız. Aniden karşınıza çıkan bir engele değil ondan kaçış yoluna bakınız. Yoksa doğrudan engelin üzerine doğru gidersiniz. Hatta panikleyip frenleri kazıklayarak kendinizde adeta taşlaşmış bir vaziyette ona doğru yönlenirsiniz. Yine yol kenarındaki levha ve ağaçlara bakışlarınızı iki saniyeden fazla bir süre için sabitlemeyiniz yoksa...:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
BİNİCİLİK DENEYİMİ
Yeni, deneyimsiz bir motosiklet sürücüsü, deneyimli bir sürücünün sahip olduğu dayanıklılığa sahip olmayacaktır. Motosiklete binme konusunda...
-
İster 250 cc lik bir motor olsun isterse goldwing türü bir motosiklet olsun, yattığınız oranda lastiğin yol tutuşu azalır. Tüm motorlar aynı...
-
Denge Problemi... Sık olarak yavaş süratlerde, yürüyüş hızlarında, ayaklarını yere sürten motosiklet sürücülerini görürüz. Ayaklar hız kesti...
-
Motorcycle Wheelie NORMAL TEKER Üç değişik tip teker yapma tekniği vardır. 1. Birinci viteste 20–30 mph bir süratte debriyaj t...