Yeni Motorcular Sert Frenlemeyi Öncelikle Öğrenmelidirler...
Yeni sürücüler fren yaparken gazı da farkında olmadan açarlar. En azından ön freni beklenmedik bir engelle karşılaşıldığında ani olarak sıkarken gazın tam kapanmamış olduğunun farkına varmazlar. Ön fren elciğini kapar gibi kavradıkları panik durumlarında gazı da açtıklarının farkına varamazlar. Bu da kaza demektir.
Bazı motosikletlerin elcikleri ayarlanabilir değildir ve eli küçük olan sürücüler için bu durumda elcik uzak kalarak bu soruna yol açabilir. Eğer fren elciğinin üzerine parmaklarını koymak için sürücü bileğini kaldırmak zorunda kalıyorsa gaz üzerinde duran başparmak istemsiz olarak freni sıktığınızda(elinizi yumruk yapmak gibi düşünün) gazı açacaktır. Bu aslında herkese olur ama eli küçük olanlarda bilhassa bayanlarda daha sık olur.
Şayet fren elciğini ayarlamak mümkünse bunu yapınız. Mümkün değilse şu tekniği önerebilirim: Frenleri sanki gazın uzantısıymış gibi düşünelim. Gaz kolu tam kapalı vaziyette iken parmaklarınız fren elciği üzerinde durabilmeli. Gazı çevirdiğinizde parmaklarınız fren elciğine yetişmeyecektir. Burada yapılacak şudur önce gazı kademeli olarak kapatın takiben frenlemeye başlayın. Sanki gaz kolu ile ön fren elciği bir tek aletmiş gibi.
Bu sunduğum mantık yeni başlayan sürücülere hitap etmektedir. Çünkü yeni başlayan sürücülerin hiçbir zaman gazı sonuna kadar açmayacaklarını varsayıyorum. Elbette ustalaştıkça ve gazı daha fazla derecelerde açtıkça en son tam açık pozisyonda iken parmaklarınız fren elciğine yetmeyecektir. Bu durum elciğin çok açık olduğu ve ayarlanamadığı durumlarda çok daha bariz olarak karşınıza çıkacaktır. Eliniz yeterince büyükse ya da elciği ayarlamak ve gidon elciğine yaklaştırmak mümkünse bu sorun olmayacaktır. Frenlemeye hazır olmak demek bir iki parmağınızın fren elciği üzerine konması demektir. Burada ilk iki parmağın(işaret ve orta parmak) ilk boğumlarının fren elciğini kavraması gerekir. Yani parmak uçlarının değmesi hazır olmanız demek değildir. Neticede gazı tam kapatıp freni çekerken önce önü oturtun takiben fren elciği üzerindeki iki parmağınızın ikinci boğumlarına kadar çekin.( Bunu motorunuza göre alt süratlerde ve trafik olmayan güvenli bir yerde deneyin).
Frenlere hafif bir dokunma ile başlıyoruz ve durmamız gereken nokta yaklaştıkça sıkma gücümüzü artırıyoruz. Bu arabada da böyledir.
Yeni bir sürücü olarak trafiğe çıkmağa başladığınızda şunu unutmayın:
Tipik bir ABS li otomobilin arkasında iseniz bu aracın dur kalk temposuna uymak zordur. İşte burada frenleri hassas kullanabiliyor derecede ustalaşmış olmanız emeğinizin karşılığını geri ödemeye başlayacaktır. Bu arada bir de aracını geri kaçıranlar vardır. Dikkat! Bu sebeple daima kaçış yolunuz olsun.
Kademeli sıkma yumuşaktan serte doğru yapılmalıdır. Bu zamanla sizin şuuraltınıza işleyecektir. Ancak bu durum panik frenleme gerektiren durumlarla karşılaştığınızda bir sorun olarak karşımıza çıkar. Çünkü acil fren yapmamız gerek panik durumlarda bu sistem işlemez. Ama siz şuuraltınıza işleyen bu alışkanlıkla başlangıçta frenlerle çok hafif ama çarpma noktasına yakın çok sert olacaksınız.
Ne yapabiliriz?
Motor dik konumda ise tek bir sıkma ile tekerlerin kilitlenme noktasından bir önceki noktaya kadar frenleri sıkınız/basınız. Bu sizi en kısa sürede durduracak şekildir. İlaveten kademeli sıkış şeklinin tersine başlangıçta tam sıkma durma noktasına yaklaştıkça sıkmayı hafifletme şeklinde olmalıdır. Bu hafifletmeyi siz motorunuzun yavaşlama hızına ve durma noktasına olan yaklaşmanın durumuna göre ayarlatacaksınız. Yani panik durumunda motoru dik konuma getirin ve frenleri kazıklamadan sert sıkın. Burada sıkma hızınız motorun dengesini bozmayacak oranda ama yeterince hızlı olmalıdır.
Peki, hep böyle yapsak da beynimiz panik durumu için ikinci tekniği de öğrenmek zorunda kalmasa! Yani tek bir hamlede sıkmaya alışsak ne olur? Zamanda kaybetmeyiz. Hem durma mesafesi de kısalır. Beynimizin reaksiyonu da tek bir tekniğe uyarlandığı için daha iyi odaklanabilir. Doğru ancak motorunuzun durması gerekmiyorsa ve her seferinde böyle sıkı fren kullanıyorsanız hem siz hem de motorunuz çabuk tükenir.
Sert frenlemede bacaklarınızla motoru sıkmak da çok önemlidir. Ayrıca sert frenlemenin ardından kıvırma yapmanız çok zordur. Hatta mümkün değildir. Farz edelim bacaklarınızı yeterince kullanma alışkanlığını henüz kazanmamışsınız. Yük kol ve omuzlarınıza binerek onları adeta kilitliyor. Kilitlenmiş kollarla nasıl kontra basacaksınız? Şehirde mesela bir kanalizasyon kapağından kaçmak, çevresinden dolanmak için kollarınız gevşek olmalıdır. Dolayısıyla sert frenlemenin gereksiz kullanımı işin kolayına kaçmak ve kendinizi kısıtlamak olur.
Bir talim önerisi:
Boş bir park yeri bulun. Önce birkaç sekiz çizin. Ancak bunu yaparken sadece gazı sabit tutarak dönüşe yoğunlaşmak yerine sekizin düz yerlerinde gazlayıp dönüş noktalarına yatmadan önce yavaşlamak için ön freni kullanın. Eğer frenlemede gerçekten ustalaşmış iseniz, her sekiz arasında dönüş için frenlemeye başlamadan ve dönüşe yatmadan önce mesafenin ortasında veya ¾ lük kısmında gaz açabilmelisiniz. Burada gaz açmanın ½ ya da ¾ ünde olması sekiz figürünün büyüklüğüne bağlıdır.
Mutlaka motosiklet eldiveni kullanılmalıdır:
El yaraları çok zor kapanır ve çok acı verir. Ufak da olsa bir kaza sırasında yeri ilk karşılayacak organlar çoğunlukla ellerdir. Bir bir deri eldiven bile çıplak ele karşı yaralanmalarda önemli fark yaratır.
Evet, teker yapmayı ya da dizinizi yere değdirmeyi kafanızdan siliniz. Yeni sürücüler olarak sert fren yapmayı öncelikle çok iyi öğreniniz. Sonra da kademeli frenlemeyi öğreniniz.
Çeviri Kaynağı: Biker's Town
Açıklamalı Çeviri: Alpaslan Kuzucan
Motosiklet Dönüş, Motosiklet Fren, Motosiklet Güvenli Sürüş Eğitimi, Motosiklet Sollama, Motosiklet Gaz Kontrolü, Bakışların Doğru Kullanılması, Motor Teknik, Enduro Teknikleri, Motorkros Sürüş Teknikleri, İleri Sürüş Stratejileri, Süspansiyon Ayarları, Hava Şartlarına Göre Motosiklet Sürüşü, Gece Sürüşü, Yol ve Dönemeçlerin Okunması, Motosiklet ve Sağlık, Motorsiklet, Motorcu Özellikleri, Motosiklet Sürüş Eğitimi, Motosiklet Yarış Tekniklerine Giriş
frenleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
frenleme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Aralık 2010 Cuma
30 Haziran 2010 Çarşamba
YENİ BAŞLAYANLARA KONTROLLÜ DURMA BİLGİLERİ
Frenlerin Çalışma Dinamiği
Burada anlatılacaklar olmazsa olmaz kurallar değil, her şartın kendine has oluşumlarında düşünülerek kullanılması gereken bilgilerdir.
Frenleme konusunda süper spor tipi motorlar hariç her iki fren birlikte kullanılırsa en kısa durma mesafesi elde edilir. Birçok yeni başlayan fren konusunda zayıftır. Genellikle motorunun durabileceğinden daha uzun mesafelerde durabilir. Bunun sebebi de yanlış bilgiler ve korkudur. Bilhassa ön frenin fazla sıkılırsa sürücünün gidonların üzerinden uçarak düşeceği korkusu yeni başlayanları korkutan başlıca konudur. Bu arka fren ağırlıklı fren kullanımına yönlendirir ve birçok gereksiz kazanın sebebidir.
Frenlemede bir görüngü vardır. Ağırlık transferi dediğimiz bu kavram tekerlerin yola basma kuvvetini anlatır. Frenlemede ağırlık öne transfer olur. Neticesinde de arka teker üzerindeki ağırlık azalır ve yola basma gücü düşer. Bu durumda arka fren iyi bir durdurmayı sağlamayacaktır. Ön freni sıktığınızda neredeyse havalanmaya kalkan arka tekerin durmaya ne kadar etkisi olabilir? Durma mesafesi uzar. Uzaması 10 misline kadar olabilir. Ayrıca yere iyi basmayan arka teker kilitlenebilir. Daha kötüsü keskin bir dönemeçte arka tekeri kilitler ve akabinde fren pedalından ayağınızı kaldırırsanız(serbest bırakırsanız) high-side denen kazaya sebep olur.
Ön frenin kilitlenmesi daha zordur(frenlemede ağırlık öne transfer olduğu için) ama kilitlenirse yaratacağı risk daha büyüktür. Bu sebeple ön freni tüm kuvvetinizle kapmayın. Bileğiniz aşağıda olsun ve kırık olmasın. Bileğiniz 90 derece bükük bir tarzda gaz ve fren elciğini tutarsanız gazı çevirdiğinizde bileğiniz aşağı inerken sizi geri iterek gazı farkında olmadan fazla açmanıza sebep olur. Bu sebeple bileğiniz alt kolunuzla aynı doğrultuda olmalıdır. Ön kollarınız yere paralel olsun ve sıkmayı kademeli bir şekilde uygulayınız.
Bunu nasıl yapacaksınız? Çare nedir? Talim yapmaktır.
Eğer talimlerinizde arka kilitlenirse bu sefer daha az basınçla yeniden deneyerek bu sınırları tanıyın. Ön fren ise kilitlenmeden önce size bazı işaretler verecektir. Gittikçe artan bir sesle gıcırdayacaktır ve muhtemelen de elciklerde hızlı ve keskin bir titreşim yapacaktır. Bu işaretler ABS sistemli motorların frenlerinde olmaz.
Bu işaretlere dikkat etmezseniz ve hemen basınç uygulamasını artırmayı durdurmazsanız ön tekeri kilitlersiniz. Burada siz sınırı, ön tekerin kilitlenme sınırını bulmuşsunuz demektir. Burada basıncı hafifçe azaltın; kesinlikle artırmayın aksi takdirde kaza olması kaçınılmazdır.
Denemelerinizi ilerlettikçe, kendinize güven geldikçe durma mesafenizi daha azalmak için talimler yapın. Bunu yaparken hızınızı artırmayın sadece daha kısa mesafelerde durmağa çalışın. Her ikisi de aynıdır ama daha alt süratlerde talim yapmak daha güvenlidir. İlaveten tekniğe daha iyi zihinsel yoğunlaşabilir ve geri beslemeleri daha dikkatli takip edebilirsiniz.
Dönüşlerde frenlemede de aynı kurallar geçerlidir. Sadece bir ilavesi vardır. Bu nokta bilhassa kontrolleri kumanda etmede değişiklikler yaptığınız esnalarda önem kazanır. Değişiklikleri yumuşak olarak icra ediniz. Dönüşlerde arka freni kilitlerseniz arka fren üzerinde ki basıncı çok yavaş olarak azaltın, ani bir bırakma şeklinde değil. Dönüşlerde frenleme mekanizmaları üzerindeki ani basınç değişmeleri aşırı denge değişmelerine ve kontrol kayıplarına sebep olur. Genellikle süper spor motorların arka frenleri iyi tutmaz çünkü bunlar dönüş freni olarak kullanılmaktadır. Dönüşlerde dönüş hattını kapatmak, dönüş açıklığını artırmak için kullanılır. Diğer tip motorlarda ise tutuş güçleri daha fazladır. Deneyerek tutma derecelerini tanıyınız.
Neticede her iki fren birlikte talimlerinizde ilerleyip durma mesafelerinizi kısalttığınızda durduktan hemen sonra arkanızı omuz üstü bakışla kontrol etme alışkanlığı geliştirin. Çünkü siz artık diğer vasıtalardan daha çabuk durma alışkanlığını, becerisini kazandınız ve arkanızda sizi tehdit eder tarzda bir aracın olup olmadığından emin olmalısınız.
Neden her iki fren birlikte?
Eğer ön fren çok daha iyi ise neden her iki freni birlikte kullanıyoruz? Niye sadece ön freni değil?
Bazı yarışçılar sadece ön freni kullanır. Caddelerde ise her iki frenin kullanımı daha yumuşak duruş ve daha iyi kontrol sağlamasının yanı sıra durma mesafesini de %10 gibi kısaltmaktadır.
Talimleriniz trafiğe kapalı alanlarda, tam donanımlı olarak ve mümkünse bir eğitmen gözetiminde yapmanız önemlidir. Eğitmenin olamadığı durumda bir arkadaşınızın sizinle olması hem tekerlerinizin geri beslemelerini dışarıdan gözleyip size bildirmesi ve hem de bir yaralanma vuku bulduğunda yardımcı olabilmesi açısından önemli ve gereklidir.
Yazan: Alpaslan Kuzucan
Burada anlatılacaklar olmazsa olmaz kurallar değil, her şartın kendine has oluşumlarında düşünülerek kullanılması gereken bilgilerdir.
Frenleme konusunda süper spor tipi motorlar hariç her iki fren birlikte kullanılırsa en kısa durma mesafesi elde edilir. Birçok yeni başlayan fren konusunda zayıftır. Genellikle motorunun durabileceğinden daha uzun mesafelerde durabilir. Bunun sebebi de yanlış bilgiler ve korkudur. Bilhassa ön frenin fazla sıkılırsa sürücünün gidonların üzerinden uçarak düşeceği korkusu yeni başlayanları korkutan başlıca konudur. Bu arka fren ağırlıklı fren kullanımına yönlendirir ve birçok gereksiz kazanın sebebidir.
Frenlemede bir görüngü vardır. Ağırlık transferi dediğimiz bu kavram tekerlerin yola basma kuvvetini anlatır. Frenlemede ağırlık öne transfer olur. Neticesinde de arka teker üzerindeki ağırlık azalır ve yola basma gücü düşer. Bu durumda arka fren iyi bir durdurmayı sağlamayacaktır. Ön freni sıktığınızda neredeyse havalanmaya kalkan arka tekerin durmaya ne kadar etkisi olabilir? Durma mesafesi uzar. Uzaması 10 misline kadar olabilir. Ayrıca yere iyi basmayan arka teker kilitlenebilir. Daha kötüsü keskin bir dönemeçte arka tekeri kilitler ve akabinde fren pedalından ayağınızı kaldırırsanız(serbest bırakırsanız) high-side denen kazaya sebep olur.
Ön frenin kilitlenmesi daha zordur(frenlemede ağırlık öne transfer olduğu için) ama kilitlenirse yaratacağı risk daha büyüktür. Bu sebeple ön freni tüm kuvvetinizle kapmayın. Bileğiniz aşağıda olsun ve kırık olmasın. Bileğiniz 90 derece bükük bir tarzda gaz ve fren elciğini tutarsanız gazı çevirdiğinizde bileğiniz aşağı inerken sizi geri iterek gazı farkında olmadan fazla açmanıza sebep olur. Bu sebeple bileğiniz alt kolunuzla aynı doğrultuda olmalıdır. Ön kollarınız yere paralel olsun ve sıkmayı kademeli bir şekilde uygulayınız.
Bunu nasıl yapacaksınız? Çare nedir? Talim yapmaktır.
Eğer talimlerinizde arka kilitlenirse bu sefer daha az basınçla yeniden deneyerek bu sınırları tanıyın. Ön fren ise kilitlenmeden önce size bazı işaretler verecektir. Gittikçe artan bir sesle gıcırdayacaktır ve muhtemelen de elciklerde hızlı ve keskin bir titreşim yapacaktır. Bu işaretler ABS sistemli motorların frenlerinde olmaz.
Bu işaretlere dikkat etmezseniz ve hemen basınç uygulamasını artırmayı durdurmazsanız ön tekeri kilitlersiniz. Burada siz sınırı, ön tekerin kilitlenme sınırını bulmuşsunuz demektir. Burada basıncı hafifçe azaltın; kesinlikle artırmayın aksi takdirde kaza olması kaçınılmazdır.
Denemelerinizi ilerlettikçe, kendinize güven geldikçe durma mesafenizi daha azalmak için talimler yapın. Bunu yaparken hızınızı artırmayın sadece daha kısa mesafelerde durmağa çalışın. Her ikisi de aynıdır ama daha alt süratlerde talim yapmak daha güvenlidir. İlaveten tekniğe daha iyi zihinsel yoğunlaşabilir ve geri beslemeleri daha dikkatli takip edebilirsiniz.
Dönüşlerde frenlemede de aynı kurallar geçerlidir. Sadece bir ilavesi vardır. Bu nokta bilhassa kontrolleri kumanda etmede değişiklikler yaptığınız esnalarda önem kazanır. Değişiklikleri yumuşak olarak icra ediniz. Dönüşlerde arka freni kilitlerseniz arka fren üzerinde ki basıncı çok yavaş olarak azaltın, ani bir bırakma şeklinde değil. Dönüşlerde frenleme mekanizmaları üzerindeki ani basınç değişmeleri aşırı denge değişmelerine ve kontrol kayıplarına sebep olur. Genellikle süper spor motorların arka frenleri iyi tutmaz çünkü bunlar dönüş freni olarak kullanılmaktadır. Dönüşlerde dönüş hattını kapatmak, dönüş açıklığını artırmak için kullanılır. Diğer tip motorlarda ise tutuş güçleri daha fazladır. Deneyerek tutma derecelerini tanıyınız.
Neticede her iki fren birlikte talimlerinizde ilerleyip durma mesafelerinizi kısalttığınızda durduktan hemen sonra arkanızı omuz üstü bakışla kontrol etme alışkanlığı geliştirin. Çünkü siz artık diğer vasıtalardan daha çabuk durma alışkanlığını, becerisini kazandınız ve arkanızda sizi tehdit eder tarzda bir aracın olup olmadığından emin olmalısınız.
Neden her iki fren birlikte?
Eğer ön fren çok daha iyi ise neden her iki freni birlikte kullanıyoruz? Niye sadece ön freni değil?
Bazı yarışçılar sadece ön freni kullanır. Caddelerde ise her iki frenin kullanımı daha yumuşak duruş ve daha iyi kontrol sağlamasının yanı sıra durma mesafesini de %10 gibi kısaltmaktadır.
Talimleriniz trafiğe kapalı alanlarda, tam donanımlı olarak ve mümkünse bir eğitmen gözetiminde yapmanız önemlidir. Eğitmenin olamadığı durumda bir arkadaşınızın sizinle olması hem tekerlerinizin geri beslemelerini dışarıdan gözleyip size bildirmesi ve hem de bir yaralanma vuku bulduğunda yardımcı olabilmesi açısından önemli ve gereklidir.
Yazan: Alpaslan Kuzucan
27 Mayıs 2010 Perşembe
ÇABUK KARAR VERMEK
Zamanında karar vermek potansiyel tehlikeyi önceden görmekle olur.
Ne kadar dikkatli olsanız da kendinizi zor durumlarda bulacağınız zamanlar gelecektir. Bu zor durumlardan kurtulabilmeniz sizin çabuk ve doğru reaksiyon gösterebilme yeteneğinize bağlıdır. Genelde kazalar sürücü kaza kaçınıcı manevralarda yeterince usta olmadığından olmaktadır. Ne zaman ve nasıl durulacağını yâda kıvırmanız gerektiğini bilin. Durmak yâda kıvırıp etrafından dolanmak; bu iki beceri kazaları önlemede en kritik yerdedirler. Her zaman durmak mümkün olmayabilir bu sebeple engelin/tehlikenin etrafından dolanabilmelisiniz. Burada duruma göre çabuk karar vermek de çok önemlidir. Çabuk karar verebilme becerisinin de kazanılmış olması gerekir.
Kazaya karışan sürücülerde şu hatalar çok fazla yapılmaktadır:
1. Acil duruş gerektiğinde motosikletin ön frenini yeterince sıkmamak ve arka freni fazla sıkmak.
2. Frenlemeyi kıvırma işleminden ayırt etmemek veya kıvırma uygun olduğu halde doğru kararı verememek.
3. Frenleme gerekirken frenle birlikte kıvırma yapmağa kalkmak.
Her iki freni birlikte kullanmak en kısa duruş mesafesini verir. Kıvırma işlemi frenleme işlemi bitmeden eş zamanlı olarak yapılmaz.
Fren yaparken yâda freni bırakırken motorunuzun dengesinde değişim olmaması önemlidir. Ön fren elciğine yumuşakça dokunulmalı ve ön süspansiyonların oturması sağlanmalıdır öncelikle. Bu aynı zamanda ağırlığın öne transferi dolayısıyla ön lastiğin yere basma ağırlığının artmasıdır. Sonra ön freni kademeli olarak sıkmağa devam edin. Frenleri bırakırken de aynı yumuşaklık geçerli olmalıdır. Kademeli olarak frenleri gevşetiniz ki ön çatal birden yukarı doğru atım yaparak motorun dengesini bozmasın. Doğru fren yapmak çok önemlidir hem sıkması hem de bırakması doğru olarak icra edilmelidir. Sert fren yaptığınız anlarda olmak istediğiniz yere bakın. Kesinlikle olmak istemediğiniz yere bakmayın. Dönüş içindeyseniz direk ilerinize değil dönüşün derinliklerine olmak istediğiniz konuma doğru bakın. Bu sizin görüş algılamanızı genişletecek ve size olayı daha az ürkütücü gösterecektir. Psikolojik olarak acil durumlarda ihtiyacınız olan şey sizi daha az panikletecek bu durumdur. Sert frenleme yaparken önünüzdeki diğer dönemece sizi hazırlayacak oranda yâda tehlikeyi bertaraf edecek oranda sertliği uygulayınız. Aksi takdirde motoru dengesizleştirerek zor duruma düşebilirsiniz. Soğukkanlılık esastır. Üzerinden aşmanız mümkün olmayan minibüs, minivan tipi yüksek bir engele çarpmanız kaçınılmaz ise çarpışma anına kadar frenlemeyi sürdürüp çarpma hızını olabilecek en düşük seviyeye indirmeğe çalışınız.
Gaz teli takılması:
Eğer gaz teli takılırsa gaz kolunu bir kaç defa açıp kapatın. Bu ileri geri hareket teli serbest bırakabilir. Gaz teli açılmazsa o zaman motor devre kesici düğmesini kapatın ve aynı zamanda da debriyaj kolunu çekin(sıkın). Bu hareketiniz gücü arka tekerden alır. Motor kontrolünüze girince kenara çekip durun. Tekrar sürüşe geçmeden önce sorunun hallolduğundan emin olun.
Çarpışmayı önleyici stratejilerinin başında ilk gelen kural şudur:
Yol hakkı gaspı, yol vermeme problemiyle karşılaştığınızda siz yoldan çekilin. Kelimenin lügat anlamıyla siz tehlikeden uzaklaşmaya bakın. Sola dönen bir araç varsa veya soldan yolunuza çıkan bir araç varsa sağa kaçın. Sağdan bir ihlal varsa sola kaçın. Önden gelen bir tehlike karşısında yavaşlayın ve hazır bekleyin.
Hacminizi büyütmek:
Karşıdan gelen araçlar karşısında ne kadar fazla açıyla konumlanırsanız, motosikletin yandan görünüşü önden görünüşüne göre daha fazla hacim sunar, o kadar daha iyi görünürsünüz. Hattınızın içinde kalarak yapacağınız bir iki slalom hareketi de fark edilme şansınızı kuvvetlendirecektir.
Sollarken tehlike yaratacak üç unsur:
1. Önünüzdeki sollayacağınız düşük hızla seyreden vasıtanın siz sollamağa kalktığınız sırada hızla sollamak için önünüze kırması
2. Siz sollamağa kalktığınız sırada arkanızdan gelen hızlı bir vasıtanın da sizi geçmeğe kalkması
3. Çift yönlü yollarda karşı yönden gelen vasıtanın uzaklığının ve yaklaşım hızının yanlış hesaplanması
Şimdi bu fotoğrafın ardından sizi neler bekliyor olabilir? Yolunuzda bir yükseltiyi görüyorsunuz. Dikkatli bir kişi olarak tam tepede sağa sapan yan yolun da farkındasınız. Tehlike var mı? Yaklaştıkça ne gibi strateji uygularsınız? Hangi adımları atarsınız?
Daha yaklaştıkça görüntü bu olur. Şimdi ne beklenebilir? Araba yaklaşıp yavaşladıkça ne yapmanız gerekir? Hızınızı mı ayarlarsınız? Pozisyonunuzu mu değiştirirsiniz? Arkanızdaki trafikten haberiniz var mı?
Araba iyice yaklaşıyor ve yavaşlıyor? Durum daha da karmaşıklaştı?
Üç taktiğimiz var:
1. Hızımızı ayarlarız.
2. Pozisyonumuzu ayarlarız(Konumlanmak).
3. İrtibat kurarız.
Böyle bir duruma girince nasıl alan ve zaman kazanabiliriz? Yavaşlarız. Zaman kazanırız. Hattımızın 1/3 lük sağ bölümüne geçeriz ve böylece ilave tampon alanı kazanırız. İrtibat tamam ama yanlış da anlaşılabilir. Yapılan selektör geç demek mi yoksa geçiyorum demek mi?
Ayrıca 360 derecelik sürüş çevremizin de farkında olmalıyız. Arkanızdaki araçları önceden kontrol ediniz. Önünüzdeki aracın potansiyel sola dönüş niyetini kavradınız. Ama arkanızdaki araç bunun farkında mı? Şayet durmak zorunda kalırsanız arkanızda ki araç zamanında yavaşlayacak mı? Potansiyel tehlikeyi önceden görmek size zaman kazandırır ve sükûnet içinde manevra yapmanızı – arkanızdaki trafik dâhil – sağlar.
Ne kadar dikkatli olsanız da kendinizi zor durumlarda bulacağınız zamanlar gelecektir. Bu zor durumlardan kurtulabilmeniz sizin çabuk ve doğru reaksiyon gösterebilme yeteneğinize bağlıdır. Genelde kazalar sürücü kaza kaçınıcı manevralarda yeterince usta olmadığından olmaktadır. Ne zaman ve nasıl durulacağını yâda kıvırmanız gerektiğini bilin. Durmak yâda kıvırıp etrafından dolanmak; bu iki beceri kazaları önlemede en kritik yerdedirler. Her zaman durmak mümkün olmayabilir bu sebeple engelin/tehlikenin etrafından dolanabilmelisiniz. Burada duruma göre çabuk karar vermek de çok önemlidir. Çabuk karar verebilme becerisinin de kazanılmış olması gerekir.
Kazaya karışan sürücülerde şu hatalar çok fazla yapılmaktadır:
1. Acil duruş gerektiğinde motosikletin ön frenini yeterince sıkmamak ve arka freni fazla sıkmak.
2. Frenlemeyi kıvırma işleminden ayırt etmemek veya kıvırma uygun olduğu halde doğru kararı verememek.
3. Frenleme gerekirken frenle birlikte kıvırma yapmağa kalkmak.
Her iki freni birlikte kullanmak en kısa duruş mesafesini verir. Kıvırma işlemi frenleme işlemi bitmeden eş zamanlı olarak yapılmaz.
Fren yaparken yâda freni bırakırken motorunuzun dengesinde değişim olmaması önemlidir. Ön fren elciğine yumuşakça dokunulmalı ve ön süspansiyonların oturması sağlanmalıdır öncelikle. Bu aynı zamanda ağırlığın öne transferi dolayısıyla ön lastiğin yere basma ağırlığının artmasıdır. Sonra ön freni kademeli olarak sıkmağa devam edin. Frenleri bırakırken de aynı yumuşaklık geçerli olmalıdır. Kademeli olarak frenleri gevşetiniz ki ön çatal birden yukarı doğru atım yaparak motorun dengesini bozmasın. Doğru fren yapmak çok önemlidir hem sıkması hem de bırakması doğru olarak icra edilmelidir. Sert fren yaptığınız anlarda olmak istediğiniz yere bakın. Kesinlikle olmak istemediğiniz yere bakmayın. Dönüş içindeyseniz direk ilerinize değil dönüşün derinliklerine olmak istediğiniz konuma doğru bakın. Bu sizin görüş algılamanızı genişletecek ve size olayı daha az ürkütücü gösterecektir. Psikolojik olarak acil durumlarda ihtiyacınız olan şey sizi daha az panikletecek bu durumdur. Sert frenleme yaparken önünüzdeki diğer dönemece sizi hazırlayacak oranda yâda tehlikeyi bertaraf edecek oranda sertliği uygulayınız. Aksi takdirde motoru dengesizleştirerek zor duruma düşebilirsiniz. Soğukkanlılık esastır. Üzerinden aşmanız mümkün olmayan minibüs, minivan tipi yüksek bir engele çarpmanız kaçınılmaz ise çarpışma anına kadar frenlemeyi sürdürüp çarpma hızını olabilecek en düşük seviyeye indirmeğe çalışınız.
Gaz teli takılması:
Eğer gaz teli takılırsa gaz kolunu bir kaç defa açıp kapatın. Bu ileri geri hareket teli serbest bırakabilir. Gaz teli açılmazsa o zaman motor devre kesici düğmesini kapatın ve aynı zamanda da debriyaj kolunu çekin(sıkın). Bu hareketiniz gücü arka tekerden alır. Motor kontrolünüze girince kenara çekip durun. Tekrar sürüşe geçmeden önce sorunun hallolduğundan emin olun.
Çarpışmayı önleyici stratejilerinin başında ilk gelen kural şudur:
Yol hakkı gaspı, yol vermeme problemiyle karşılaştığınızda siz yoldan çekilin. Kelimenin lügat anlamıyla siz tehlikeden uzaklaşmaya bakın. Sola dönen bir araç varsa veya soldan yolunuza çıkan bir araç varsa sağa kaçın. Sağdan bir ihlal varsa sola kaçın. Önden gelen bir tehlike karşısında yavaşlayın ve hazır bekleyin.
Hacminizi büyütmek:
Karşıdan gelen araçlar karşısında ne kadar fazla açıyla konumlanırsanız, motosikletin yandan görünüşü önden görünüşüne göre daha fazla hacim sunar, o kadar daha iyi görünürsünüz. Hattınızın içinde kalarak yapacağınız bir iki slalom hareketi de fark edilme şansınızı kuvvetlendirecektir.
Sollarken tehlike yaratacak üç unsur:
1. Önünüzdeki sollayacağınız düşük hızla seyreden vasıtanın siz sollamağa kalktığınız sırada hızla sollamak için önünüze kırması
2. Siz sollamağa kalktığınız sırada arkanızdan gelen hızlı bir vasıtanın da sizi geçmeğe kalkması
3. Çift yönlü yollarda karşı yönden gelen vasıtanın uzaklığının ve yaklaşım hızının yanlış hesaplanması
Araba iyice yaklaşıyor ve yavaşlıyor? Durum daha da karmaşıklaştı?
Üç taktiğimiz var:
1. Hızımızı ayarlarız.
2. Pozisyonumuzu ayarlarız(Konumlanmak).
3. İrtibat kurarız.
Böyle bir duruma girince nasıl alan ve zaman kazanabiliriz? Yavaşlarız. Zaman kazanırız. Hattımızın 1/3 lük sağ bölümüne geçeriz ve böylece ilave tampon alanı kazanırız. İrtibat tamam ama yanlış da anlaşılabilir. Yapılan selektör geç demek mi yoksa geçiyorum demek mi?
Ayrıca 360 derecelik sürüş çevremizin de farkında olmalıyız. Arkanızdaki araçları önceden kontrol ediniz. Önünüzdeki aracın potansiyel sola dönüş niyetini kavradınız. Ama arkanızdaki araç bunun farkında mı? Şayet durmak zorunda kalırsanız arkanızda ki araç zamanında yavaşlayacak mı? Potansiyel tehlikeyi önceden görmek size zaman kazandırır ve sükûnet içinde manevra yapmanızı – arkanızdaki trafik dâhil – sağlar.
5 Mayıs 2009 Salı
DÖNÜŞLERDE FREN TEKNİĞİ
Dönemeçlerde sert fren yapmak zorunda kalırsak nasıl yapılır?
İnsanlık hali bazen hepimiz dönüş çapını(keskinliğini) yanlış öngörmüş olabiliriz. Ya da yüzey kaygan/bozuk çıkabilir, bir engel önümüze çıkabilir. Tahmininizden daha fazla, açısı kapanan bir dönemeç olabilir. Kör dönemeç olabilir ki bu durumda dönemecin ikinci kısmını görmek mümkün değildir ve biz bu durumda dönüşe hızlı girmiş oluruz.
Bu durumda ne yapılacaktır?
Elbette uçurumdan aşağı uçmadan ya da bir engele vurmadan fren yapabilmenin de bir şekli olmalıdır.
Şayet dönemecin keskinliğini biraz yanlış hesaplamışsak veya kıvırıp geçebileceğimiz beklenmedik bir engelle karşılaşmışsak bu durumda gazı sabit tutup arka frene hafifçe dokunuruz ve dönüş çapımız daralır. Dizimizle de motoru dönüş yönüne biraz daha iteriz. Tüm ihtiyacımız olan bu kadardır.
Dönüş içinde sıkı fren yapma mecburiyeti doğarsa ne yaparız?
Bazen gerçekten dönüş içindeyken sert fren yapmak durumunda kalabiliriz. Bu durumda kullanılacak fren ön frendir. Esas olan limitlerde sürüşten kaçınarak gerektiğinde düşmeden frenleme hatta sert frenleme yapabilmek için bir marjın bırakılmış olmasıdır.
Dönüş içinde sert fren yapılma durumu varsa ön fren kullanılacaktır. Burada en önemli nokta debriyajında ön frenle birlikte eş zamanlı çekilmiş olmasıdır.
Eğer debriyajda çekilmezse ve sadece ön fren sıkılırsa motor kalkacak ve dönüş hattımız açılacak yani dönemecin dışına çıkılacaktır. Bu istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle debriyajı da ön frenle birlikte çekeriz ve yine bu esnada dış dizimizle de aktif bir şekilde motorumuzu dönüş yönüne doğru bastırırız.
Bunun talimi de sık olarak yapılmalı ve olay vuku bulduğunda hareketler refleks haline getirilmiş olmalıdır.
Not: Dönemeç inişli çıkışlı ise durum çok daha risklidir. Yokuş inişlerde ağırlık transferi ön teker üzerine biner ve ağırlık transferi malum olduğu üzere yol tutuşu demektir. Bu sebeple arka fren iniş halindeki dönüşlerde yatırma işlevini iyi yapamayacaktır. Keza motor freni de düz alana ya da çıkışa göre etkisi zayıflamış kalacaktır çünkü motor freni dediğimiz olayda esasen arka teker üzerinde etkilidir. Yani bir nevi arka frendir. Bunların dışında arka frenle şase kontrolü yapılacaksa ön fren yoklamasından önce yapılmalıdır çünkü ağırlık bir kere ön tekere aktarıldıktan sonra arka frenin yol tutuşu çok zayıflayacaktır. Yokuş çıkışı dönüşlerinde ise risk daha az olmasına karşın emniyet marjları düz dönemeçlere göre daha fazla bırakılmalıdır. Tırmanışlardaki dönüşlerde ağırlık arka teker üzerine transfer olacağından ön tekerin yolu tutumu zayıflayacak ve ön fren fazla işlev görmeyecektir. Burada motor freni etkin ve genellikle de yeterlidir.
Her iki frenin kullanımında da tekerlekleri kilitlemeden kullanabilmek esastır.
Açıklama I: Yanlış fren basıncı nedeniyle kilitlenerek kaymağa başlayan tekerlekte kinetik kavrama vardır hâlbuki dönen tekerlekte dinamik kavrama vardır. Kinetik kavrama denge ve kararlılık açısından yöne duyarlı değildir ama dinamik kavrama yöne duyarlıdır. Kayan teker bu sebeple yön dışı yanal kaymalar yapacak hâlbuki dönen teker gidiş yönünde ki sabit kararlılığını muhafaza edecektir. Arka teker kilitlenip kaymağa başlarsa yana açılacak hatta ön tekerinizi de arkada bırakabilecektir. Tabi siz bu arada motorun üzerinde olamayacaksınız. En azından bu esnada altında da olmamağa çalışınız.
Açıklama II: Dönemeç öncesi dönüşe giriş süratinin ayarlamasını yaparken ya da acil bir durumda dönüş içinde fren yaparken, yol şartları kaygan değilse, arka frenle çok dikkatli olunmalı ve arkanın kilitlenip kaymasının doğuracağı olumsuzluklar iyi anlaşılmalıdır. Acil durumda ya da dönüşe yaklaşırken kasılıp arka frene sert basarsanız bu arka tekeri kilitleyecektir. Bu aşamada şanlıysanız arka sağa sola yalpalanıp tekrar düzelecektir ama şansız bir gününüzdeyseniz arka teker yanınıza gelecek ve bu yanlama doksan dereceyi bulursa siz kaza yapmış olacaksınız. Bilhassa acil durumlarda bunu istemeyiz. Bu sebeple zemin kaygan değilse arkayı dönemeç yaklaşımlarında olsun, acil durumlarda olsun, yeterince usta değilseniz kullanmayınız. Sadece ön freni çekerken debriyajı da birlikte çekiniz.
Motor freni bir miktar hız düşürür. Evet, bu doğrudur ama sonrasında motorun daha da yavaşlamasında adeta frene direnç gösterir. Bu sebeple dönüş içi acil durumlarda sert fren yapma mecburiyetinde kalındığında ön fren ve debriyaj birlikte kullanılacak ve bunlara ilaveten dış diz ile aktif olarak motor dönüş yönüne doğru bastırılacaktır.
Bu teknik chopper dediğimiz motorlar için geçerli değildir. Bunun sebebi bu tip motorların geometrisinden kaynaklanmaktadır. Aks aralıklarının uzun olması ve kafa açılarının büyük olması ağırlığın öne kayma oranını spor motorlara kıyasla düşürmektedir. Burada arka frenin ağırlıklı kullanım mecburiyeti vardır ve her halükarda spor motorlara göre bu tip motorların duruş kabiliyetleri ve dönüş kapasiteleri zayıftır. Ayrıca ön süspansiyon hareket mesafesi fazla olan enduro-kros tipi motorlarda ön fren sert sıkıldığında amortisör yayları dibe vurursa bu durumda ön teker çok çabuk kilitlenebilecektir.
İnsanlık hali bazen hepimiz dönüş çapını(keskinliğini) yanlış öngörmüş olabiliriz. Ya da yüzey kaygan/bozuk çıkabilir, bir engel önümüze çıkabilir. Tahmininizden daha fazla, açısı kapanan bir dönemeç olabilir. Kör dönemeç olabilir ki bu durumda dönemecin ikinci kısmını görmek mümkün değildir ve biz bu durumda dönüşe hızlı girmiş oluruz.
Bu durumda ne yapılacaktır?
Elbette uçurumdan aşağı uçmadan ya da bir engele vurmadan fren yapabilmenin de bir şekli olmalıdır.
Şayet dönemecin keskinliğini biraz yanlış hesaplamışsak veya kıvırıp geçebileceğimiz beklenmedik bir engelle karşılaşmışsak bu durumda gazı sabit tutup arka frene hafifçe dokunuruz ve dönüş çapımız daralır. Dizimizle de motoru dönüş yönüne biraz daha iteriz. Tüm ihtiyacımız olan bu kadardır.
Dönüş içinde sıkı fren yapma mecburiyeti doğarsa ne yaparız?
Bazen gerçekten dönüş içindeyken sert fren yapmak durumunda kalabiliriz. Bu durumda kullanılacak fren ön frendir. Esas olan limitlerde sürüşten kaçınarak gerektiğinde düşmeden frenleme hatta sert frenleme yapabilmek için bir marjın bırakılmış olmasıdır.
Dönüş içinde sert fren yapılma durumu varsa ön fren kullanılacaktır. Burada en önemli nokta debriyajında ön frenle birlikte eş zamanlı çekilmiş olmasıdır.
Eğer debriyajda çekilmezse ve sadece ön fren sıkılırsa motor kalkacak ve dönüş hattımız açılacak yani dönemecin dışına çıkılacaktır. Bu istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle debriyajı da ön frenle birlikte çekeriz ve yine bu esnada dış dizimizle de aktif bir şekilde motorumuzu dönüş yönüne doğru bastırırız.
Bunun talimi de sık olarak yapılmalı ve olay vuku bulduğunda hareketler refleks haline getirilmiş olmalıdır.
Not: Dönemeç inişli çıkışlı ise durum çok daha risklidir. Yokuş inişlerde ağırlık transferi ön teker üzerine biner ve ağırlık transferi malum olduğu üzere yol tutuşu demektir. Bu sebeple arka fren iniş halindeki dönüşlerde yatırma işlevini iyi yapamayacaktır. Keza motor freni de düz alana ya da çıkışa göre etkisi zayıflamış kalacaktır çünkü motor freni dediğimiz olayda esasen arka teker üzerinde etkilidir. Yani bir nevi arka frendir. Bunların dışında arka frenle şase kontrolü yapılacaksa ön fren yoklamasından önce yapılmalıdır çünkü ağırlık bir kere ön tekere aktarıldıktan sonra arka frenin yol tutuşu çok zayıflayacaktır. Yokuş çıkışı dönüşlerinde ise risk daha az olmasına karşın emniyet marjları düz dönemeçlere göre daha fazla bırakılmalıdır. Tırmanışlardaki dönüşlerde ağırlık arka teker üzerine transfer olacağından ön tekerin yolu tutumu zayıflayacak ve ön fren fazla işlev görmeyecektir. Burada motor freni etkin ve genellikle de yeterlidir.
Her iki frenin kullanımında da tekerlekleri kilitlemeden kullanabilmek esastır.
Açıklama I: Yanlış fren basıncı nedeniyle kilitlenerek kaymağa başlayan tekerlekte kinetik kavrama vardır hâlbuki dönen tekerlekte dinamik kavrama vardır. Kinetik kavrama denge ve kararlılık açısından yöne duyarlı değildir ama dinamik kavrama yöne duyarlıdır. Kayan teker bu sebeple yön dışı yanal kaymalar yapacak hâlbuki dönen teker gidiş yönünde ki sabit kararlılığını muhafaza edecektir. Arka teker kilitlenip kaymağa başlarsa yana açılacak hatta ön tekerinizi de arkada bırakabilecektir. Tabi siz bu arada motorun üzerinde olamayacaksınız. En azından bu esnada altında da olmamağa çalışınız.
Açıklama II: Dönemeç öncesi dönüşe giriş süratinin ayarlamasını yaparken ya da acil bir durumda dönüş içinde fren yaparken, yol şartları kaygan değilse, arka frenle çok dikkatli olunmalı ve arkanın kilitlenip kaymasının doğuracağı olumsuzluklar iyi anlaşılmalıdır. Acil durumda ya da dönüşe yaklaşırken kasılıp arka frene sert basarsanız bu arka tekeri kilitleyecektir. Bu aşamada şanlıysanız arka sağa sola yalpalanıp tekrar düzelecektir ama şansız bir gününüzdeyseniz arka teker yanınıza gelecek ve bu yanlama doksan dereceyi bulursa siz kaza yapmış olacaksınız. Bilhassa acil durumlarda bunu istemeyiz. Bu sebeple zemin kaygan değilse arkayı dönemeç yaklaşımlarında olsun, acil durumlarda olsun, yeterince usta değilseniz kullanmayınız. Sadece ön freni çekerken debriyajı da birlikte çekiniz.
Motor freni bir miktar hız düşürür. Evet, bu doğrudur ama sonrasında motorun daha da yavaşlamasında adeta frene direnç gösterir. Bu sebeple dönüş içi acil durumlarda sert fren yapma mecburiyetinde kalındığında ön fren ve debriyaj birlikte kullanılacak ve bunlara ilaveten dış diz ile aktif olarak motor dönüş yönüne doğru bastırılacaktır.
Bu teknik chopper dediğimiz motorlar için geçerli değildir. Bunun sebebi bu tip motorların geometrisinden kaynaklanmaktadır. Aks aralıklarının uzun olması ve kafa açılarının büyük olması ağırlığın öne kayma oranını spor motorlara kıyasla düşürmektedir. Burada arka frenin ağırlıklı kullanım mecburiyeti vardır ve her halükarda spor motorlara göre bu tip motorların duruş kabiliyetleri ve dönüş kapasiteleri zayıftır. Ayrıca ön süspansiyon hareket mesafesi fazla olan enduro-kros tipi motorlarda ön fren sert sıkıldığında amortisör yayları dibe vurursa bu durumda ön teker çok çabuk kilitlenebilecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
BİNİCİLİK DENEYİMİ
Yeni, deneyimsiz bir motosiklet sürücüsü, deneyimli bir sürücünün sahip olduğu dayanıklılığa sahip olmayacaktır. Motosiklete binme konusunda...
-
İster 250 cc lik bir motor olsun isterse goldwing türü bir motosiklet olsun, yattığınız oranda lastiğin yol tutuşu azalır. Tüm motorlar aynı...
-
Denge Problemi... Sık olarak yavaş süratlerde, yürüyüş hızlarında, ayaklarını yere sürten motosiklet sürücülerini görürüz. Ayaklar hız kesti...
-
Motorcycle Wheelie NORMAL TEKER Üç değişik tip teker yapma tekniği vardır. 1. Birinci viteste 20–30 mph bir süratte debriyaj t...