25 Mart 2008 Salı

DÖNÜŞ ÜZERİNE

MOTOSİKLET VE DÖNÜŞ

Pistlerde yapılacak eğitimler faydalıdır ama pistlerde yaptığınız herşeyi caddelerde yapmaya kalkışmayınız. Lütfen burada verilen bilgileri de doğru kullanınız. Teknik kendi başına doğru olsa da yanlış yerde ve zamanda yapılınca yine kazaya sebep olabilir.

Gözünüzü kapatıp parmak ucunuzla burnunuzun ucuna şaşırmadan ve bir kerede dokunabilir misiniz?

Cevabınız evet ise bu pozisyonda kollarınızın nerede olduğunu da tam bilirsiniz.
Photobucket
Gerçektende bunu tam bilemezseniz motorunuzu böyle yatırmaya hiç kalkışmayınız. Caddelerde ise böyle yatışlar zaten yapılmaz. Esasen yanlış çalıştırılarak düzgün rodajlanmamış lastikler(ortası kenarlarına göre daha aşınmış) ile maksimum yatışlar yapılmamalıdır.


Dönüşler olmasaydı motor kullanmak bu kadar bağımlılık yaratan bir araç olabilir miydi? Bence hayır.

Dönüşler, motorunuz ve siz. Aranızda ise ince bir çizgi.

Bıçak sırtı gibi. Hatta jilet sırtı. Photobucket

Kimin aklına gelir? Güneşli bir günde güzel bir dağ yolunun sicim gibi uzanan kıvrımlarının görünmeyen bir ucunda ölümün beklediğini kim bilebilir? Ama doğru sürüş, bilgi ve eğitimleri ile kendinizi donatmamışsanız kehanete gerek yoktur.

Ani durumlarda bakışların o noktaya kilitlenmesi ve panikleme takibinde düz bir hatla frenleri kazıklamayı getirir. Belki 5 saniye maksimum 10 saniye sürer ama sonuç genellikle kötüdür. Eğitim ve pratikle aşılmalıdır.

Motoru kaldır ya da frenleri çivile. İşte sonuçlardan biri…!
Photobucket

Daha şanslı bir diğeri...!
Photobucket

Dönemeçleri daima bölün ve fethedin. Ülkeleri fethetmek gibi. Dört kısma bölmelisiniz. Frenleme, dönüşe başlama, apeks ve çıkış noktaları ve bunları iyi seçmelisiniz ve her noktaya varmadan hemen önce bir ötekisini gözlemeye başlamalısınız. Bu kural her zaman ve her yerde geçerlidir.

Dönüş Kuralları:

Birinci kural: Viraja doğru hızla ve doğru vitesle giriniz. Yada asfaltı tadınız…

İkinci kural: Tam gazla dönemeçlere asla girmeyiniz.

Üçüncü kural: Dönemeç içi fren yapmak zorunda kalırsanız her iki freni aynı anda ve çok ölçülü kullanınız. Ölçü lastikleri kaydırmamaktır.

Dördüncü kural: Daima bir sonraki referans noktasına bakınız.

Beşinci kural: Maksimum yatış açısına gelmeden önce frenleri bırakmış olunuz.

Altıncı kural: Maksimum yatış açısına geldiğinizde doğal gaz beslemesine devam ediniz.(Motorunuzun sabit hızda tutulması).

Yedinci kural: Apekse gelmeden hemen önce dönemecin tam ortalarında dönüş işleminin çoğu yapılmış olmalı ve apeksle motor maksimum yatış açısından 10-15 derecede kadar kaldırılmalıdır.

Sekizinci kural: Motoru maksimum yatış açısından kaldırmadan pozitif gazlamaya(sabit hızı artırma) geçilmemelidir.


Erken ve geç dönüşe başlama noktalarının hatlarının grafiği:
Photobucket

Bu grafiğin fotoğrafta görünümü:
Photobucket
Geç apeksleyen, çıkışta ortada ve ilerideki sürücünün sağladığı avantaj.

Pist olsun cadde olsun dönemeçleri tanıyınız. Dönüş açılarını, yüzey eğimlerini ve yüzey durumlarının(asfaltın yumuşaklığı, düzgünlüğü) sunduğu yol tutuşunu iyi biliniz. Sizi zorlayan virajlarda bu şartları iyice görüp ona göre strateji uygulayınız. Size uygun gelecek, daha rahat hissedeceğiniz yaklaşımlar bulunuz.

Dönüş açısı kapanan ve açılan dönemeçler vardır. Açılanlar güven hissi uyandırır ama kapananlar tersi etki yapar. Çünkü açılan virajlarda çıkış da daha fazla hat vardır. Kapananlar da ise çıkışa doğru daralma ve daha dar hat sunumu vardır.

Yükselme ve eğimlerde dönüşü etkileyen önemli faktörlerdir. Yükselme motoru yavaşlatır ve dönüş açısını sıkılaştırır. Alçalmalar(inişler) ise tersi etki yapar. Eğimler pozitif ise yani dönüş yönümüzün içine doğru alçalıyor dış tarafta yükseliyorsa bu durum mevcut lastik yol tutuş gücünü artırıcı yönde etki yapacaktır. Tersi durum yani negatif eğim varsa bu yol tutuş gücünü azaltıcı yönde etki yaparak motorun dönüş hattını genişletecektir.

Bazı sürücüler bir dönemci en hızlı dönmenin yolunun ona olabildiğince geniş girmek, apeksi dönemecin tam ortasında karşılamak ve yolun mevcut her cm sini kullanmak, en geniş açıyı çizmek böylelikle en üst hızı muhafaza etmek olarak düşünürler. Bu düşünce eğer lastikler maksimum yol tutuş güçlerini %100 kullanıyorsa doğrudur. Yani artık frenleme veya gazlama için herhangi bir tutunma payı kalmamışsa doğrudur. Lastiklerin yol tutuş sınırlarının bu derece sonuna kadar zorlanması çok risklidir. Çok küçük bir temas alanında çok az bir tutunma gücüne güvenmek demektir.

Şayet sizin amacınız daha hızlı tur zamanı ise dönemci takip eden düzlüğün uzunluğu hangi tip apeks kullanılacağını belirler. Uzun düzlük var ise geç apeksleme noktalarının kullanımı sürücünün erken dönüp böylece motoru dikey kaldırıp gazlamaya çabuk başlamasına imkan sağlar. Halbuki düzlük kısa ise geniş giriş dönüş ortası hızı maksimumda tutar ve ivmeyi muhafaza eder.

Burada sizin kuvvetiniz ve daha da önemlisi motorunuzun gücü büyük rol oynar. Dönüş ortası hızını maksimize edecek şekilde geniş dönen sürücü dönüşün çıkışına dönüş ortasında yönünü çevirmek için hızını azaltan sürücüye kıyasla erken varabilir. Ancak geç apeksleyen sürücü dönüşten birkaç mil daha hızlı çıkacaktır. Bu fazla birkaç mil hız ise takip eden uzun düzlükte büyük avantajdır. YANİ GEÇ APEKSLEYEN SÜRÜCÜ SONUNDA DÖNÜŞ ORTASI AZAMİ HIZLARI KULLANAN SÜRÜCÜYÜ GEÇECEKTİR. Bu avantajını da gelecek frenleme noktasına kadar sürdürecektir. Ama motor hızlı , çabuk ivmelenen bir motor değilse dönüş ortasında fazla yavaşlamaya gelmeyeceği için dönüş ortası azami hızı muhafaza etmesi ve dolayısıyla ivme kaybetmemeye çalışması kaçınılmaz olacaktır.


Düz hatta gelişi güzel gazlamak marifet değildir. Pistlerde dönüş tekniğinde ustalaşanlar caddelerde de bunun faydalarını göreceklerdir. Dönüş ve kıvrak manevra becerisine ulaşmış olmak bazen yaşam ile ölüm arasındaki sınırı çizer.

23 Mart 2008 Pazar

SUSPANSİYON 3

YAY SERTLİK ORANI

Tüm ayarları yaptığınız halde süspansiyonlar hala dibe vuruyorsa yayların değiştirilme zamanı gelmiştir. Ayarsız süspansiyonlarla motor kullanılabilir ama özelliğini kaybetmiş yaylarla yada ağırlığınıza göre sertlik oranı yetersiz kalan yaylarla motor kullanmak çok sakıncalıdır.

Photobucket

Her yayın bir oranı vardır. Yay sertliği olarak bilinen bu oran yayın belli mesafe sıkışması için gerekli gücü belirtir. Genellikle N/mm olarak ölçülen bu oran mesela sertlik oranı 10 N/mm olan bir yayın 10 mm sıkışması için ilave bir 100N güç istediğini gösterir. Bu oranı yayın yüklendiği toplam baskı ile karıştırmamak gerekmektedir.

Yayların bazılarının yay dilimlerinin aralıkları eşit olan ardışık tiplerdedir bazıları ise sıkışarak giden tiplerdedir. Birinci tipteki yaylar ardışık ikinciler progresif yaylardır. Sistem olarak gazlı ve mekanik tip yay sistemleri vardır. Birde gelecekte daha çok kullanılacak gibi gözüken yaprak sistemi yaylar vardır.

En çok kullanılan mekanik yaylar iki tiptir.

Birinci tip yaylar mekanik çelik yaylardır. Spiral şeklinde kıvrılmış esnek çelikten imal edilmiş bu yaylar bir çok motorun ön ve arka amortisörlerinde kullanılmaktadır. Eşit aralıklıdırlar bu da süspansiyonun çalışması esnasında yay çalışma oranının aynı kalacağı anlamına gelir.

İkinci tipte yay sıkışma oranı gittikçe sertleşerek çalışır. Burada yay aralıkları yayın altına doğru azalarak halkalar sıklaşır. Darbe esnasında birbirine bitişen alt yaylar otomatik olarak yayın daha sertleşmesine neden olurlar. Bu da yayın yüklendikçe daha sertleşmesi demektir.

Gazlı yayların çalışması daha basit ama daha etkilidir. Doğal olarak da oranları artan kademeli olarak çalışır. Bir bisiklet pompasını hava çıkışına parmağınızı koyup pompaya hava bastığınızda olan neyse gazlı yaylarda da çalışma sistemi odur. Önce pompanın kolu az bir güçle çalışır ancak parmağınızla çıkışını kapattığınız için içinde sıkışan hava nedeniyle gittikçe basmak zorlaşır İçerdeki hava ısındıkça da sertlik hızlanarak artar. Aynı hacim içinde sıkışan gaz ısındıkça genleşerek yayın sertliğini hacmin genleşmeye kıyasla küçülmesi oranında artırır. Buda aynı yayla daha fazla taşıma kapasitesinin sağlanması demektir.

Yaprak yaylar ilk olarak 1990 lar da denendi. Motorun altında ve salıncağın içinde olarak kullanılması düşünülmektedir. Bu sistem dış yayların varlığını gereksiz kılmaktadır. İlaveten ön yükleme, yay oranı ve sürüş yüksekliği ayarlarında tam bir ayarlanabilirlik imkanını sunmaktadırlar.

Motorda iki kısım vardır.

Birincisi yayların taşıdığı ağırlıkları oluşturan kısımlar. Bu kısımlar hareketlidir. Süspansiyonların yaylanmasına bağlı olarak yukarı aşağı hareket ederler.

İkincisi yayların taşımadığı ağırlıkları oluşturan bölümler. Bu kısımlar süspansiyonların hareketleri ile hareket etmeyen kısımlardır. Lastikler, fren diskleri, arka dişli, ön çatalların alt kısımları ve salıncak.

Hareketsiz kısımların ağırlıkları bir motorda ne kadar az ise o motorun yol tutuş kabiliyeti o kadar fazla olacaktır. Bir kasise gelen lastik düşük hareketsiz bölüm ağırlığı vasıtasıyla darbeye daha etkili olarak ve daha çabuk tepki gösterecek ve lastiğin yolla temasının kaybolduğu yada zayıfladığı süreyi kısaltacaktır. Bu yüzden yarış motorlarında hafif jant, kompakt kaliperler ve çok hafif süspansiyon malzemeleri kullanılır. Yine yanakları kısa lastik kullanımı da lastiklerin darbelerle deforme olup darbenin şokunu direk olarak süspansiyonlara vermesini engellemek içindir. Ama bunun bedeli de çok sert ve dolayısıyla rahatsız edici sürüş hissi veren bir motordur.

Her duruma uygun yada mükemmel diyebileceğimiz bir süspansiyon ayarı yoktur. Değişen yol, trafik ve yük durumuna göre süspansiyonların yeniden ayarlanması gerekir. Bunu elektronik sistemlerle bir düğmeye basarak yapan sistemler yeni model motorlara monte edilmeğe başlanmıştır.

12 Mart 2008 Çarşamba

KONTRA TEKNİKLERİ

Beden Yönlendirme Sanatına Karşı El Kontrası İle Yönlendirme…

Konu özetle – Motosiklet Nasıl Yönlendirilir?- sorusuna cevap aramaktır.

Kimileri motoru o tarafa doğru yatırırım der, diğerleri kontra basmaktan bahseder. Ama ortak yanları herkesin diğerinin tarifini ret etmesi hatta onun usulünün varlığını yok saymaya çalışmasıdır.

Bir motor dönemeci nasıl döner?

Tanımlar:

El Kontrası Tanımı: Sola dönmek için sol elciği ileri itiniz ve sağa dönmek içinde sağ elciği ileri itiniz.

Beden Kontrası Tanımı: Motoru bedeninizin tüm diğer kısımları ile dönüş yönünde yatırmak. Sağa dönüşte sağa yat, sağ pedala ağırlık ver ve sol dizle tanka bastır.

Dönmesi için aşağıya doğru yatırılan motorun ağırlığının dönüşün tersine doğru çalışan merkezkaç kuvveti ile dengelenmesinin sağlanması gerekir. Bu eşitlik sağlanmadan dönüş yapılamaz. Hiç merkezkaç kuvvetinin olmadığı, durmakta olan bir motoru yatırırdınız mı? Belli bir açıdan sonra motor o yana devrilir. Hareket halindeki bir motoru yatırmadan döndürmeye çalışırsanız da yerçekimini yanınıza alamadığınızdan motor dönmeden öylesine gidecektir. Neden ATV ler dönerken bir taraftaki(dönüş içi) tekerleri havalanır?

Şimdi birde motorun yatış açısının değiştirilmesi meselesi vardır. Dik konumdan bir tarafa yatırmak dışında motoru bir taraftan alıp diğer tarafına yatırmak gibi. Bu el kontrası ile de olur beden kontrası ile de. Dengeleyen merkezkaç kuvveti motorun sürati ve dönemecin açısı ile doğru orantılıdır ve bu teknikleri doğal olarak takip eder.

Bir profesyonel yarışlarda el kontrasını öyle sert basar ki ön teker yanal kayma yapar.

Bisiklet kullanırken belki de siz farkında olmadan bunları defalarca yaptınız. Burada açısal ivmelenme dediğimiz olayın açıklanmasında fayda var. Bir bisiklet jantının orta aksından geçireceğiniz bir milin iki ucundan tutarak bir arkadaşınızın jantı üstten ileri çekmek suretiyle jantın sizden uzaklaşacak şekilde döndürmesini sağlayınız. Jantı sıkıca tutuşunuzu gevşetmeden keskin bir şekilde sola çeviriniz. Jant kollarınızı bükecek ve üstü sağa ve alt kısmı sola kaçmak isteyecektir. Bu jant motora bağlı olsaydı motor sağa doğru yatmaya zorlanacaktı. Şayet bu jant bisiklete takılı olsaydı bu durumda bisiklet sağa yönlenecekti. Bunu değişik hız ve güçlerde deneyiniz. Sonuçta göreceksiniz ki jantın dönüş hızı arttıkça yönlendirilmesi zorlaşmaktadır. Burada kontra basma hızı belirleyici olmakta ve kontrayı basma mesafeniz o kadar önemli olmamaktadır.

Tekeri Çeviren Sonuç İvmesi(Tork)= Dönen Tekerin Atıl Kütle İvmesi x Tekerin Hızı x Dönüşün Açısal Hızı

Tekerin atıl kütle ivmesi tekerin çapı ile doğru orantıda değişir. Belli süratlerin üzerinde sola dönmek için gidonu sola çevirirseniz motor merkezkaç kuvvetinin etkisiyle sağa yatarak takla atacaktır.

Photobucket El kontrasını bastığınızda ön teker geçici olarak motorun altından kaçar ve şekilde verilen izi takip eder. A noktasında gidon sola çevrilerek sağa dönüş sağlanır. Motor sağa yatarak B noktasından itibaren sağa dönmeye başlamadan önce sola kaçar.

Beden kontrasında da kontrayı basmadan ivmelenmenin büyütülmesi gerekir ki buda bedenin önce geçici bir an ters tarafa yatırılarak sonradan kuvvet alınarak darbenin akıcı bir tarzda yapılabilmesini sağlamaktır.

İvme = Kütlenin Hacmi x Hız dır.

Photobucket Bir el arabasına çıkın. İvme sıfırdır. Çünkü hareket yok. Sonra el arabasından bir tarafa doğru atlarken arabanında kuvvetle öbür yana savrulacağını göreceksiniz. Ama el arabasının ağırlığı sizin ağırlığınızdan az olduğu için siz zıt yöne doğru az bir mesafe alırsınız. El arabasından daha ağır vasıtalarla bunu yapmağa çalışırsanız göreceksiniz ki sıçrama hızınız artacaktır. Aracın hareket hızı ise azalacaktır. Burada beden kontrası ile anlatmak istediğimiz kısaca şudur; eğer hareket etmeden sadece dönüş tarafındaki pedala ağırlığınızı verirseniz bunun dönüş üzerinde çok az bir etkisi olur. Tam etki bedenin ters tarafa bir kontrollü salvo hareketi ile salınımıylabeden ağırlığınızın artırılarak motorun ağırlığına yakın ağırlıklara çıkarıldıktan sonra dönüş yönüne yatırılarak gerekli ivmeyi vermeye çalışmaktır.

Photobucket Bir tren vagonunu iten bir insan vagonu yerinden oynatamaz ama yeterince hızlı basarsa kendisi geri seker. Ama bir tahterevalli de bedeninizi fazla oynatmadan tahterevallinin taraflarına ayaklarınız vasıtasıyla ağırlık aktararak onu hareket ettirebilirsiniz. Çünkü ağılığı sizden çok daha azdır. Bunun gibi beden kontrasında yeterince kütle x hız sağlanmakla motorun dönüşünde etkili olunur. Yüksek hızlarda ki ani dönüşlerde bu teknikler gereklidir.

35 mil saat hızda motorda giderken kalçanızı seleden hafifçe kaldırın ve üst bedeninizi sağa yatırın. Motor sağa yatacak ve sağa doğru dönmeye başlayacaktır. Tersini yaparsanız motor ters istikametine yönelecektir.

Şimdi hafifçe motorunuzun sağına sarkın ve sol dizinizle tanka bastırırken sağ ayağınızla da sağ pedala bastırınız. Motor sağa dönecektir. Ama eğer yeterince güç uygulayamamışsanız motor düz gidecektir ve siz sarktığınızla kalacaksınız. Çok hızlı yön değiştirmeniz gereken dönemeçlerde bu durumun sizi nasıl etkileyeceğini iyi düşünün. Bedeni hızlı bir atılımla da sarkıtıp motoru sonra kendinize çekebileceğiniz gibi motoru hızla yatırıp bedeninizi sonra hizaya çekme de yapabilirsiniz. Burada size beden hareketlerinizle motorunuzun hareketlerinin birbiri ile uyumlu olarak hareket etmesi şartının gerçekleşmesini sağlayacak olan yüksek beden kondisyonunuzdur.

Şimdi tekrar soralım. Beden kontrası mı el kontrası mı?...

İkisiyle de motosiklete yön verilebilir. El kontrası işin %90 nı nı yapar ama diğerinin %10 nu bazı durumlarda olmazsa olmazı verir. Tabi sizin beden yapınızda yol durumu kadar olayı etkileyen bir değişkendir. Döndürmek büyük oranda el kontrasıdır ama lastiğin virajda yol tutumunu sağlayan alt bedeninizden motora aktardığınız ağırlıkladır. Bilhassa viraj çıkışlarında pedallara verilen ağırlık bunun %90 nı nı sağlar. Bacak ve kalça kasları kuvvetli bir sürücü elbette doğal olarak kol ve sırt kasları daha gelişmiş bir sürücüden daha fazla alt bedenini ile sürecektir. Tüm işi ellere verirseniz ellerin gaz ve diğer kumandalarla birlikte sizi motorun üzerinde tutabilme fonksiyonu nasıl gerçekleşebilir?

Yüzde yüz bir tarafın terk edilmesi söz konusu bile değildir. Yani dönüş tüm bedenle yapılır. Olay bir bütündür.

Yararlanılan Kaynak: David L. Hough(Motosiklet Ustalığı Kitabı)

7 Mart 2008 Cuma

MOTOSİKLETE GİRİŞ

KUMANDALAR

Photobucket

. Sol elcik(manet): Debriyaj
. Sağ elcik: Ön fren
. Sağ pedal(peg): Arka fren
. Sol pedal: Vites
. Sağ gidon elciği(barı): Gaz kolu

OTURUŞ ŞEKLİ

. Motora merkezi konumda dik oturun.
. Pedallara ayaklarınızın ayaları ile sağlam basın.
. Kumandaların kolaylıkla erişebileceğiniz şekilde ayarlı olmasına dikkat edin. Elcikler omuzlarınızdan bileklerinize doğru kollarınızın eğimi ile aynı doğrultuda ayarlanmalıdır.
. Kollarınızı ve omuzlarınızı kasmayın. Gevşek tutun. Başınızı omuzlarınızın içine çekmeyin.
. Elcikleri çok sıkmayın. Sıkarsanız, bu hareketiniz, dönüşlerde dönüş hattınızın açılmasına sebep olur. Rahat bir şekilde tutun, gidona asılmayın yada dayanmayın.
. Motoru bacaklarınızla sıkı tutun. Karın kaslarınızla bu durumu destekleyin.
. Öne veya arkaya ağırlık kaydırmalarını belinizden eğilerek yapınız. Kalçalarınızı sele üzerinde öne yada arkaya kaydırmaya çalışmayınız.


BAKIŞLARIN KULLANIMI

. Omuz üzerinden bakış alışkanlığını kazanın.
. İleriye bakmayı öğrenin.
. Baktığınız objeye yönelirsiniz. Bu yüzden bakışlarınız hiçbir obje üzerinde iki saniyeden fazla takılı kalmamalıdır. Devamlı bir sonraki varmanız gereken güvenli alana ve ileriye bakın. İleri bakış nedir? Nasıl Gelişir? Sürüş esnasında ileri nasıl bakılır? Sürüş esnasında en önemli olay ileriye bakabilmektir. İleriye bakabilmek, neyin önemli olduğunu fark etmek, motosiklet sürücülüğünün hayati öneme haiz bir unsurudur. Bu unsur sanki herkesin kolayca uygulayabileceği bir şeymiş gibi gözükebilir fakat göreceksiniz ki ileriye bakış hakkında öğrenilecek çok şey vardır. Baktığınız tarafa doğru sürersiniz bu yüzden dönüşü iyi öğrenebilmeniz içinde doğru yöne bakmak zorundasınız. Trafikte sürüş için genelde gördüğünüzden fazlasını fark etmek zorunda olduğunuzu göreceksiniz.

AYNALARIN AYARLANMASI

. Birbirlerinin eksiğini tamamlayacak şekilde ayarlayın.
. Kör nokta kalmayacak şekilde aynalarınızın ayarını yapınız.
. Herhangi bir yan aynadan kolunuzu veya omzunuzu görüyorsanız o aynayı daha fazla yola doğru açınız ki daha fazla yolu ve daha az kendinizi göresiniz.
. Sürüş esnasında 5-7 saniyede bir arkanızı aynalardan kontrol etmeyi alışkanlık haline getiriniz.
Örnek: Sağ aynanızı kör noktaları görmek için ayarlıyorsanız sol aynanızı arkanızdaki yolu ve trafiği görecek şekilde ayarlayınız.
Not: Ayna ayarınızı yaparken Türkiye de sağ trafik yavaştır sol hızlıdır diye bir ayrımla ayardan kaçının çünkü maalesef bu kurala uyan pek yok.

FREN YAPMAK

. Gazı kapatın. Ön frenle başlayın. Ön fren kolunu ani bir hareketle kapmayın. Önce hafif dokunun (%20)kafa biraz dalınca daha sıkı(%80) sıkabilirsiniz. Kilitlemeden.
. Bu işlem esnasında gözünüz ileride ve yol yüzeyinde olsun. Kayganlık belirtisi veren yol yüzeyi renk ve desenlerinden ön tekeri uzak tutunuz.
. Kaygan zeminde acil frenleme gerekirse frenleme yerine kıvırarak boşluklara kaçmanız daha uygun olabilir.
. Yokuş aşağı gevşek zeminlerde arka frenle birlikte vites küçülterek motor freni yapmayı tercih ediniz. Ön frene dokunmayınız.
. Bir seneyi doldurmadan yolculu sürüşler yapmayınız. Dinlemeyip yaparsanız yalnızken yaptığınızdan daha önceden fren yapmaya başlayınız.
. Duruş yapacaksanız debriyajı çekip 1. vitese kadar vitesleri düşürünüz. Aksi takdirde tekrar kalkışta motoru stop ettirirsiniz.

ACİL FRENLEME(MAKSİMUM FRENLEME)

. Gazı kapatın.
. Ön freni sıkınız.
. Arka freni sıkınız.
. Ön freni daha fazla sıkınız.
. Motoru teklemeye düşürmeden veya stop ettirmeden debriyajı çekiniz.(Vitesli motorlarda).
. Vites ve aynalarla uğraşmayınız.
. Tekerleri kilitleyip kaydırma yapmaktan kaçınınız.
. Motoru düz bir hatta tutunuz.
. Gözünüzü ilerinizden ayırmayınız. Şahin gibi süzünüz. Bir Japon şahin türü olan avcı kuş kilometrelerce yukarıdan avını görüp saatte 300km hızla pikeye geçer. Bu avcı kuşun adı Japonca HAYABUSA dır.
. Acil durumlarda motor tam durduğunda sol ayağınızla yere basınız sağ ayağınız arka fren pedalı üzerinde hazır olsun.
İpucu: Kuru havalarda ön freni ağırlıklı kullanın(%80) ve hedefiniz en çabuk olarak en kısa mesafede durmak olsun. Yağışlı havalarda, ıslak zeminlerde ön fren ağırlıklı fren yapılmamalıdır. Eşit dağılım (%50-50) tavsiye edilir ve duruş süresi iki misline çıkarılır. Islak havalarda ön tekerin kontrolünü kaybetmek çok kolaydır.

DURMAK

. Dengeyi muhafaza ederek motoru dik konumda tam duruşa getiriniz.
. Tam duruş gerçekleştiğinde iki ayağınızla birden yere basınız.
. Ayaklarınız tüm alt yüzeyi ile yere basınız. Parmaklarınızla yada ayağınızın yarısıyla değil. Bunu yapamıyorsanız motor size yüksek geliyor demektir.

DÖNÜŞ YAPMAK

Teknik:
. Selede ağırlığınızı aktarınız.
. Dış(dönüşün aksi yönündeki) taraftaki dizinizi tanka bastırınız.
. İçteki(dönüş tarafındaki) pedala ağırlığınızı veriniz.
. Kontrayı basınız. Sağa dönüş için sağ elciği sola dönüş için sol elciği ileri itin.
. Virajın tam ortasına gelip çıkışı gördüğünüzde dış taraftaki pedala ağırlık vererek motoru dik konuma getirin ve doğru bir şekilde pozitif gazlamaya geçiniz.
Prensipler:
. Gözlemek: Her şeyden önce aynalardan kontrol ediniz. Dönüş yapmanınız yoldaki pozisyonunuzu, hızınızı ve yönünüzü değiştirecektir. Bu yüzden hareketinizi emniyete almak durumundasınız.
. Sinyal vermek: Yoldaki araçlar dönüş niyetinizi sinyal vererek belli edin.
. Manevra yapmak ve pozisyona girmek: Hareketinizle motoru dönüş pozisyonuna sokun; sol dönüş için hattın sol çeyreğine sağ dönüş için hattın sağ çeyreğine geçin.
. Hız: Yavaşlamaya başlayın(önce ön fren sonra onu arka fren takip etsin) ve vites küçülterek virajı almağa hazırlanın. Doğru yaklaşım çok önemlidir bu sayede bakmak ve görmek için ve gördüğünüz, üzerinize gelen tehlikelere karşıda zamanında reaksiyon göstermek için yeterince vaktiniz olsun.
. Bakın: Dönüşten vazgeçmek için çok geç olmadan yaşam kurtarıcı bir bakışla çevrenize son bir kere bakın. Sağ dönüşlerde dış kenarınızı sol dönüşlerde iç kenarınızı kontrol ederek sizi sıkıştıran var mıdır emin olun.
. Kontrol: Dönüşü tamamladığınızda da arkanızı tekrar kontrol edip sinyalinizi söndürmeyi unutmayın.
İpucu: Ağır motorlarda veya yolculu sürüşlerde doğru vitese düştüğünüzden bilhassa emin olunuz. Dönüş sizin öngördüğünüzden daha dar çıkıp hızınızı düşürdüğünde tekrar bu hızdan motoru kaldıracak doğru viteste olmak bazen lüzumsuz yaralanmalara bazen de yaşam kayıplarına engel olur.

U DÖNÜŞÜ YAPMAK

U dönüşü tekniğinin anahtarı yavaş sürüş kontrolüdür. Esası motorun dönüş boyunca hareketini sağlamak ve hızı arka fren vasıtasıyla kontrol altında tutmaktır.
Aşağıda temel teknik safhaları verilmiştir:
. Pozisyon seçmek: Yolun mümkün olduğunca en fazlasını kullanınız. Kaldırıma mümkün olan en yakın noktadan başlayınız. Ayağınız için gerekli yeri bırakmanız yeterlidir.
. Gözlemek: Başlamadan önce çevrenizin serbest ve güvenli olduğundan emin olunuz. Ön ve arkanızı gelen vasıtalar olup olmadığı konusunda kontrol ediniz. Yayalara dikkat ediniz.
. Hareket: Motor devrini normalden biraz yüksek tutunuz. Ön frene dokunmadan debriyajı kavrama noktasına getirip hareketi başlatınız, ayağınız arka frende olsun. Dengenizi sağlamak için dönüşün tersi yönüne biraz sarkınız. Son bir bakışla kontrolünüzü yapınız. Gidonu eşit ve rahat hareketlerle ama sonuna kadar çevirmeden döndürünüz. Hareket esnasında hızınızı arka frenle kontrol ediniz. Bakışlarınız dönmek istediğiniz yöne doğru olmalıdır. Yere yada kaldırıma bakmayınız.
. Bitiş: Dönüşü tamamlayıp başladığınız pozisyonun karşı tarafına ulaştığınızda durunuz ve uzaklaşmadan evvel tekrar ön ve arkanızı kontrol ediniz.
İpucu: Şayet devrilir gibi bir eğilim olursa debriyajı biraz daha bırakarak süratinizi artırınız. Yeterince dar dönemezseniz arka frene basarak hızınızı düşürünüz. Yokuş yukarı iseniz daha fazla gaz ve yokuş aşağı iseniz daha fazla arka fren gerekecektir. Ters eğimli yollarda da aynı durum geçerlidir.

MOTOSİKLETLE YÜRÜMEK

Motosikleti yanınıza alıp yürümek durumunda kalırsanız motorunuzu itmeyin çekin. Küçük motorları itmeniz problem olmayabilir ama ağır motorları kontrol etmek de zorlanırsınız.
Teknik:
. Bedeninizi gidona yakın tankın yanında tutunuz. Motorun kütlesinin büyük bölümü arkanızda kaldığında motorla birlikte yürürken manevra yapmanızın daha kolay olduğunu göreceksiniz.
. Sürüş pozisyonundaki gibi gidon elciklerini iki elinizle iki taraftan tutunuz. Ön freni gerekirse kullanınız. Tekeri kilitlemek den kaçınınız.
. Motoru hafif kendinize doğru yatırın. Dik tutmaya çalışmayın. Dik durumda iki tarafa da düşebilir ve sizden uzağa doğru düşerse tutmanız mümkün değildir.
. Başınızı yukarıda tutarak gittiğiniz yere bakınız ve diğer yolu kullananların da farkında olunuz.
İpucu: Ağır motorlarda motordan inmeden yan ayağı açmış olmayı adet haline getiriniz. Yürüyüşü bitirip tekrar motora bindiğinizde yan ayağı tekrar kapatınız.

SÜRÜŞ ÖNCESİ KONTROLLER

1. Lastikler(tekerler ve frenler)
2. Kumandalar(farlar ve elektrik)
3. Yağ(zincir ve şase)
4. Yan ayak ve orta sehpa(eğilme bükülme var mı?)


Hayatınızı ortaya koyarken bunların biniş öncesi kontrolünü ihmal etmek budalalıktan da öte bir düşünce eksikliğidir. Hidrolik boşalmış olabilir, lastikte çivi olabilir(lastik henüz inmemiş olsa da), servisten çıksa da tahliye tapaları gevşek olabilir. Birkaç saniyenizi ayırmak sizi büyük dertlerden koruyacaktır.

Diğer hayati parça yani sürücü için ne demeliyiz?

Sürüşe hazır mısınız?
Haleti ruhi yeniz uygun mu?
Yeterince dinç ve ayık mısınız?
Giyiminiz uygun mu?


İnsan faktörünün kazalardaki etkisi önemli bir yer tutmaktadır. İçmeden önce alınan az alkol tüm uyarılara rağmen uyulmamakta ısrar edilen “alkollü araç kullanmayınız” kuralının sürekli ihlal edilmesidir. Bir kadeh bile mahsurlu iken birkaç kadeh içip ve en az iki saat geçmeden motor sürüşüne kalkışmak otoriteler ne kadar uğraşırsa uğraşsın sürücülerin bir çoğunun ihlale devam edeceği yanlış bir davranış olarak ilk sırada yerini koruyacak gibidir. Tabi birde kullanımı kanun dışı ilaçlar var. Bunları kullananlar zaten bu tip yazıları da okumayacaklardır. Peki normal ilaçlar. Soğuk algınlığı için aldığımız bir ilaçla bile motor kullanılmamalıdır. Kullandığımız ilaçların sürüş yeteneği üzerindeki etkilerini bilmemiz gerekmektedir. Bu motor olsun diğer araçlar olsun aynıdır. Bu ilaçların reçete ile satılmaları bedenimizin ve zihnimizin üzerindeki yan etkilerini değiştirmeyecektir.

Kapalı garajda karbon monoksit gazına maruz kaldıktan sonra motor kullanmak, yada solventli bileşiklerin kokularına maruz kaldıktan sonra motor kullanmak. Bu malzemeye eldivensiz temas etmeniz bile sizin bedensel uygunluğunuzu etkileyecektir. Yüksek irtifalarda da bir müddet sonra bedensel değişimler başlayacaktır. Bilhassa viraj alışlarınız esnasında bazı problemlerin başlaması kaçınılmazdır. Yada bedeninizin limitlerini göz önüne almadan seyahat planları yapmışsanız motor üstünde uyuya kalmanız sürpriz olmamalıdır.

Uzun müddet motor sürüşleri bitkinlik yaratır. Bu süreç sizin öngörebileceğinizden çok daha önceleri başlayabilir. Çünkü siz rüzgar direncini hesaba katmış olabilirsiniz ama rüzgar sesinin de yorucu bir etken olduğunu düşünmemişinizdir, titreşimi hesaba katmışsınızdır ama sizin bedeninizin bu titreşim karşısındaki reaksiyon şeklini tam bilemezsiniz, gürültülü egzozlarınızın güç artışı sağladığını ve fark edilirliği (duyulurluğu) sağladığını bilirsiniz ama sesin volümünün bedeniniz üzerinde yorucu etkileri olduğunu bilmiyorsunuzdur. Size çarpıp geçen rüzgarın bedeninizi serinletirken bir müddet sonra normal ayakta dururken olduğundan çok daha hızlı bir tempoda kurutacağını bilmeyebilirsiniz. İyi bir ön cam, kulak tıkaçları, kask ve tabi sessiz egzozlar yüksek sesin beyninizi tüketen olumsuz etkisini bertaraf edebilir. Sesli egzozlar için kaza önleyici diyenler görünürlüğün duyulurluktan daha önemli olduğunu unutmasınlar, esasen bu ses daha çok başkaların etkilemek için kullanılıyor sanki.

Yaz günleri yada kış günleri uzun seyahatler planlıyorsanız ilk gününüzde uzun seyahatlerden kaçınınız. Bırakınız ilk gününüz ısınma günü olarak kalsın. İkinci üçüncü günlerde yoğun mesafeler yapmanız doğru olacaktır. Seyahatiniz esnasında hafif şeyler yiyin. Ağır yiyecekler uyku getirir. Suyunuzu susamadan önce içiniz. Grupla birlikte seyahatlerde seyahat planlarınızı daha gevşek tutun, ara molalar daha fazla olsun. Bir sürücü tüm grup için tehlike oluşturabilir.

Öfkenizi evde bırakın. Gerekiyorsa size yol vermemekte direnen bir sürücüyü takibi terk edin ve güvenli bir yere çekilerek o vasıtanın uzaklaşmasını bekleyiniz. Unutmayın büyük devamlı haklıdır. Önemsemeyin daha doğrusu onları muhatap almadan savuşturunuz. Öfke ve benzer şekilde korkunun motor sürücülüğünde yeri yoktur. Yüksek stres seviyesi size hata yaptırır. Nabzınız yükseliyorsa hemen kenara çekin ve tekrar yola çıkmadan iyice sakinleşin. Esasen bu tavır tüm vasıta sürücüleri için, bisiklet dahil, geçerlidir. Herkesin bu şekilde düşünememesi ne kadar kötü.

1 Mart 2008 Cumartesi

BAKMAK VE GÖRMEK

BAKTIĞINIZ YERDESİNİZ

Daima gitmek istediğiniz yöne bakınız.

bakış

Yarışçıları düşünün. Bu sürücüler muazzam hızlarda seyrederler ve şayet sadece önlerine bakıp geniş tarama ve ileriye bakış konusunda eğitilmemiş olsalardı hiç birisi o pistlerden sağ ve sağlam çıkamazdı. Bu şu demektir; bulunduğunuz yerden ileriye bakmak, sürüş için mutlaka uygulanması gereken önemli bir sürüş güvenlik tekniğidir.

Hep bu konuyu yazdık ve hala da yazıyor ve değişik açılardan konuyu ele alıyoruz. Ama bakışların yanlış kullanılmasının sebep olduğu o kadar çok kaza var ki. Dönemece gelene kadar ileriye bakmayıp yoldan çıkanların sayısı az değildir. Doğru bakmanın ve ilerisini görmenin önemini ne kadar vurgulasak azdır. Bu durum sürat arttıkça daha bir önem kazanmakta yarışta olmazsa ölüm yada kaza demek haline gelmektedir. Yüksek süratlerde yarışçı motorunun ne yapacağını çok önceden görmek zorundadır. Yarışçılar 180 derecelik dönemeçlere girerken yolu değil de sanki kenardaki seyircileri kontrol eder gibidirler. Halbuki seyircilere bakmazlar, saniyenin onda biri sonrasında olmak istedikleri noktaya bakarlar.

Bakışlarınızı dar dönemeçlerde test ediniz. Bu boş bir dağ yolu da olur yarış pisti de olur. Apeks noktasını seçin ve o noktanın ötesine, dönüşünüz esnasında o noktaya yaklaşırken ne zaman bakmaya başladığınıza dikkat edin. Şayet o noktanın üzerine gelince ötesine bakıyorsanız siz o noktaya bakışlarınızı kilitliyorsunuz demektir. O noktaya 6-7 metre kalaya kadar bakışlarınızı onun ilerisine çevirmemişseniz yine geç kalmışsınız demektir. Siz motosikletinizi yönlendirmenizle bakış yeteneklerinizi birbirine uyumlu hale getirmek ve dönüşte seçtiğiniz herhangi bir noktaya, o noktaya bakmadan her seferinde üzerinden geçebilecek yönlendirmeyi yapabilmelisiniz. Bu peri ferik görüşünüzle tekerleğinizin takip ettiği izi tararken aynı anda ileriye, bir sonraki referans noktanıza bakıyor olmanız demektir. Bunu bir arkadaşınızla, o sizi bir yerden gözlerken pratik yapın, ne kadar başarılı olduğunuzu yada olamadığınızı size arkadaşınız söyleyebilir. Zamanla istenilen sonuçlar gelmeye başlayacaktır.

Bir dönemeç daraldığı zaman bakışlarınız gitmek istediğiniz yerde olmalıdır. Bu dönemcin çıkışı yada bir engel varsa bu engelden kaçış çizginiz olmalıdır. Ama engelin kendisi veya izlediğiniz dönüş çizgisi de peri ferik görüş taramanız içinde olmalıdır.


HEDEFE BAKIŞLARIN KİLİTLENMESİNİ ANLAMAK

En kötü yönü bakışların kötü tarafa kilitlenmesidir. Yani karşıdan gelen araca, yoldaki engele. İyi tarafa değil yani önünüzdeki güvenli kaçış yolunuza ya da engelden kaçış yoluna. Buna ilaveten bakışların kilitlenmesi sizin sürati algılama kabiliyetinizi karartacaktır. Hızlı sarılan bir DVD kasedinin görüntüsü misali.

Hiç gece vakti yol alırken karşıdan gelen trafiğin ışıkları ile dikkatinizin dağıldığı ve o hatta doğru gittiğiniz olmadı mı? Yada bir dönemeçte bakışlarınızın park etmiş arabaya/bir kuşa/çocuğa takılmasıyla dönüş hattınızın açıldığı olmadı mı? İşte bu arkadaşlar bakışların hedefe kilitlenmesidir.

Bu terim ikinci dünya savaşı sırasında savaş pilotlarının hedeflerini şaşırmamaları için bakışlarını hedeflerine kilitlemeleri öğretisinden türemiştir. Hedefe odaklanan pilotların bu hedeflerdeki objelere neredeyse çarpma riskleri ortaya çıkmaktaydı. Bu durum motor veya diğer araç sürücüleri içinde aynı şekilde geçerlidir.

Motosiklette nereye bakılırsa oraya doğru yönlenme olur. Bir dönemeçte dönemecin içinden gitmek istediğiniz noktaya baktığınızda dönüş çok kolay olacaktır. Acemi biri için keskin bir dönemeci dönmek tam olarak olmak istediği yöne bakması gerektiğini öğrenmedikçe olanaksızdır.

Yavaş hızlardaki manevralarda da bakışların aynı şekilde kullanılması şarttır. Kısaca bir engelden kurtulmak için engele değil ondan kaçış yoluna bakınız. Arasında sürüş yaptığınız yol çizgilerine değil ama çizgiler arasındaki yolunuza bakınız, karşıdan gelen araca değil kendi hattınıza bakınız. Bir dönemeç esnasında kaldırıma, elektrik direklerine yada başka bir objeye değil dönüşün içine doğru, olmak istediğiniz yere bakınız.

Bir dönemece hızla girdiğinizde vücudunuz kasılır ve beyniniz panikleyerek sizin çarpmak üzere olduğunuz objeye bakışlarınızı kilitler. Bu kolayca üzerinden gelinebilecek bir durum değildir. Ama eğer gevşemeyi öğrenip çıkış yoluna bakarsanız bedeniniz ve motorunuz da buna göre hareket edecektir. Bu ayna zamanda arka freni kilitleyip kaymaya sebep olduğunuzda da kullanabileceğiniz harika bir tekniktir. Ufuktaki olmak istediğiniz bir noktaya bakışlarınızı kilitleyin göreceksiniz ki bir çok kaymanın altından rahatlıkla çıkabiliyorsunuz.

9 Şubat 2008 Cumartesi

SÜSPANSİYON 2

SİSTEM

YAY FOTOĞRAFLARI

Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket


1. ÖNYÜKLEME(YAYIN HAREKET MESAFESİ)
2. SÖNÜMLEME(YAYIN SIKIŞMA VE AÇILMA HIZI)

ÖN TEKER

. ÖNYÜKLEME
. SIKIŞMA SÖNÜMLEMESİ( YAYIN KAPANMA HIZI)
. GERİ SEKME SÖNÜMLEMESİ(YAYIN AÇILMA HIZI)

NOT. Eğer motorunuzda tüm bu ayarlar yok ise motorunuzdaki ayarlarla işi götüreceksiniz yada bu ayarlara sahip donanımla kendi donanımlarınızı değiştireceksiniz. İşe önce önyüklemeden başlayın; ön ve arka sonra diğerlerine geçin.

Ön Teker Önyüklemesi:

Sürücü çöküşü 35-48 ve statik çöküş 25-30mm olmalıdır. Ancak burada ideal olan dibe vurdurmadan en yüksek yaylanma mesafesini almak düşüncesiyle hareket edilir. Bunun sağlanması için bir kablo hemen üst silindirin alt silindire geçtiği yeden bağlanarak, işaretlenerek her şartta sürüş yapılır ve netice önyükleme ayarının bu işaretin dipten 1mm yukarıda kalacağı şekilde ayarlanmasına çalışılır. Bu işaret bağlantısının silindirleri çizmemesi ve silindir contalarına hasar vermemesine dikkat ediniz.

Ön Sönümleme:

Burada doğru ayarları yapmak motorun tipine, sizin sürüş alışkanlıklarınıza, lastiklerinizin tipine ve hava basınçlarına bağlı olarak değişir. Birde motorunuzda sıkışma(kompresyon) ve açılma(rebound) ayarları bağımsız yapılamıyorsa birinden birini tercih durumunuz olacaktır. Bu durumda sıkışma(kapanma) ya da açılmadan herhangi biri çok yavaş ya da çok hızlı ise yağı değiştirmeniz gerekecektir. Şunu unutmayın motorunuz değişik şartlarda değişik davranacaktır. Siz ne için, hangi hedefle ayar yapıyorsunuz. Buna karar verin. Her şeyden önce fabrika çıkış ayarlarımı yoksa kendi tercihleriniz mi?

Ön Sıkışma:

Fren için önemli bir konuya girdik. Birde yoldaki kasislerde bu ayarın rolü çok önemlidir. Eğer motorunuzun önü frenle dalıyorsa öne çok çabuk yük bindirir. Bu hızlı dalış(kapanma) yayların dibe vurma riskini doğurur ve arka tekerin yol tutumu kaybolarak yanal kaymaya başlayabilir. Tersi durumda kapanma çok yavaş ve yetersiz ise yani yay taşıdığı ağırlığa sert geliyor ise bu durumlarda da kasislerde kapanma yeterli hızda olmayacağı için motor takırdayıp kayacak ve bilhassa kaygan zeminlerde frenleme işlemi riske girecektir.

Kapanmanın bir diğer önemli işlevi dönemeç girişi öncesinde yapılan frenlemelerde ortaya çıkar. Dönüşe başlamadan önce yapılan frenlemede burun doğal olarak biraz dalar, bu dalış aks mesafesini kısaltır ve motorun geometrisini değiştirir. Bu kısalma ise dönüşü kolaylaştıran bir faktördür. Bu yüzden motorunuzun süspansiyonlarının kapanma ölçülerini önceden bilmelisiniz. Çok yumuşaksa burun çok dalar ve siz dönüşe geçtiğiniz anda dönüş içine yatar ki siz bunu telafi etmekle uğraşırsınız. Sert ise yani çok fazla ön kapanma ayarı yapmışsanız motor dönmek istemez ve dönemeç girişinde dönüş hattınıza göre burnunu açar.

Değişik süratlerde ve değişik virajlarda sürüş yapın ve en iyi ayarı bulun. Motorunuzda dibe vurma varsa önyükleme ayarını biraz artırın.

Ön Geri Sekme:

Ön açılma hızının ayarı(geri sekme sönülmesinin) motorun ön süspansiyon kapandıktan sonra burun dalmış vaziyette noktasından itibaren motorun tekrar doğrulmasının oranını kontrol eder. Çok yumuşaksa motor yukarı çok hızlı atılım yaparak motoru yalpalatır buda yer tutum kaybına sebep olabilir. Çok sert ise yay dibine vurur ve buda tehlikelidir.

Çok yumuşaksa: Açılma çok çabuk olur ve bu aks mesafesini uzatır. Bu durumda motor kayar ya da ön kontrolden çıkar. Bu durumda açılma oranını sertleştirerek önün açılma(rebound) hızını yavaşlatın.

Çok sertse: Frenleri bırakıp gaza geçtiğinizde aks mesafeniz gecikmeden dolayı kısalacaktır. Motor bu durumda virajlarda odun gibi hissedilir ve çok çabuk döner.

Ön açılma ayarı da deneyerek yapılmalıdır. Bunun için basit olarak siz:

1. Viraja girmeden frenleme işini yapıp bitirin, ya da apekse kadar 2/3 oranda frenlerde kalın. Tercih sizin.
2. Frenleri bırakın.
3. Motor yalpalamadan gazlamaya geçin.


Pratik bir acil durum kontrol usulü: Frenlere dokunmadan motoru gidonlardan aşağı bastırıp bırakın. Açılma süresi bir saniye ise ayar normaldir.

Not: Bir kerede bir bölüm ayarından fazlasını yapmayınız. Motor geometrisini ön bağlantılardan ön çatalı kaydırarakta yapabilirsiniz. Bu durumda 5mm den fazla kaydırma yapmayınız.

ARKA TEKER

.ÖNYÜKLEME
.SIKIŞMA SÖNÜMLESİ( YAYIN KAPANMA HIZI)
.GERİ SEKMESİ SÖNÜMLESİ (YAYIN AÇILMA HIZI)

Arka Önyüklemesi:

Motorunuza oturduğunuzda onun biraz çökmesi gerekir. Tahmini 30mm ama çok fazlada değil. Sürüş esnasında sizin ağırlığınızı dengeledikten sonra hala arka gövde için yaylanma mesafesi gereklidir. Motor çok çökerse önyüklemeyi artırın, aksi olursa azaltın.

Uygulama:

1. Motorunuzun iki tekeri de yerden kesilecek şekilde sehpaya alındıktan sonra tam ağırlıksız vaziyette ve tam açılım olmuş durumda arka aks ile üzerindeki sabit bir noktanın arasındaki mesafeyi ölçün ve bunu kaydedin. Burada iki tekerde havada aslı durumda olmalıdır.

2. Motoru sehpadan indirin ve tekerleri yerde ama üzerinde kimse yok aynı ölçümü tekrar yaparak kaydedin. Amortisörlerde herhangi bir tutukluk olması ihtimaline karşı motoru ölçümden önce bir iki yere doğru bastırıp bırakın.

3. Sürücüsü üzerine oturmuş vaziyette aynı ölçümü tekrar yapıp kaydedin.

Şimdi birincisi ve üçüncüsü arasındaki mesafe farkı sürücü çöküşü ve birincisi ile ikincisi arasındaki fark statik çöküştür. Yarış firmaları sürücü çöküşünün 30-40mm arası olması gerektiğini savunuyorlar. 30 un altı çok sert ve 40 ın üzeri çok yumuşak olarak kabul ediliyor. Sürücü çöküş ayarını yaptıktan sonra statik çöküş ayarına geçebiliriz. 5mm ile 10mm arası olmalıdır. 5mm in altında hiç statik çöküş yok demektir yani yaylarınız sizin ağırlığınıza göre çok serttir. 10mm nun üzerinde ise daha sert yaylara ihtiyaç vardır.

Açıklama: Damping, rebound, kompresyon, geri sekme, önyükleme vs gibi birçok terim kullanılmaktadır. Bunlar kafa karıştırabilir. Bu işin özü yayın gerginliği, yayın kapanması, yayın açılması ve bu işlemin hızı ile yayın yapısal sertliği ve tipidir(taşıma kapasitesidir ve çalışma özelliği).

Arka Sönümleme:

Önün ayarlarından sonra arkaya geçebiliriz. Metodu aynıdır.

Süspansiyonların balansı(dengesi): Motoru sehpadan indirerek yanınızda tutun. Dik konumda motor yanınızda iken sizin tarafınızdaki pedalın üzerine iyice bastırın. Motorunun önü ile arakasının aynı anda inip çıkması gerekir. Aksi takdirde arka sıkışma sönümlemesinin ve açılma sönümlemesinin ayarı gerekmektedir.

Bunlardan sonra ince ayar gerekir. Burada süspansiyonları neyin çalıştırdığının iyi anlaşılması gereklidir. Arka süspansiyonların çalışmasına neyin sebep olduğunu anlarsanız mesele çözülür. Sönümleme sıkışmadan sonra olduğuna göre sıkışmadan başlayalım.

Arka Sıkışma:

Ön tekerde olduğu gibi; eğer arka sıkışma çok sıkı ise rahatsız edici bir sürüş olacaktır çünkü arka teker kasislerde veya çukurlarda çok sert vuracak ve size boşluktasınız gibi bir his verecektir. Çok gevşek olursa da reaksiyon gecikmesi olacaktır ki buda kontrol açısından sakıncalıdır. Dibe vurma dahi olabilir.

Gazladığınız zaman arkanın daha iyi yol tutumu elde etmek için biraz çökmesini ve ilave gücü emebilmesini istersiniz. Fakat yüksek oranda gazlama ile olan bu çöküş hareketi viraj çıkışlarında problem yaratmaktadır.

Yumuşak: Virajdan çıkıyorsunuz ve motor yatık durumda gazlamaya başladınız. Eğer sıkışma sönümlemesi çok yumuşak ise arkanın çökmesi fazla olacak ve buda önü kaldıracaktır. Neticesinde motorunuz çıkışlarda fazla açılacaktır. Hatırlayın ön sıkışma sönülmesi çok yumuşak olursa motor viraj girişlerinde fazla açılacaktı.

Sert: Çok sert ise çökme olmayacak buda yol tutumunu olumsuz etkileyecektir. Arka tekerin patinaja girmesi ve arkanın ani yukarı atılımı sonuçlarını doğuracaktır.

Arka Geri Sekme:

Virajdan çıktınız ve şimdi arka sıkışma sekme ayarının doğru olması düzlükte size yol tutumunu sağlayacaktır.

Yumuşak: Ama bu uzun bir dönemeç ise , dönemecin ortasında motorun sarsılması, yalpalaması ayarın yumuşak olduğunu gösterir. Bir çok insan arka ön yüklemeyi fazlalaştırma yoluna gider ki bu yanlıştır. Doğrusu arka sekmenin sıkılaştırılmasıdır (artırılmasıdır).

Sert: Arka sıkışma sekmesi çok sert ise arka tekeriniz yeterince hızlı dik oturmayacaktır. Buda arka çökmenin uzun zaman çökük kalarak burnun kalkık durmasına neden olacaktır. Yumuşak sıkışma ile aynı etkiyi yapan bu durum aynı zamanda arka şokun yeterince hızlı açılmaması nedeniyle bir boşluk hissi verecek veya yol tutumu kaybolacaktır.

SÜRÜCÜYE GÖRE ÇOKÜŞ AYARLARI

PERFORMANS MOTORLARDA

ÖN
PhotobucketPhotobucket

1. Statik çöküş genellikle motorunuzun siz üzerindeyken amortisörleri üzerinde ne kadar çöktüğüdür. Bir arkadaşınızın yardımıyla ön süspansiyonları tam açın ve çatalın contasından konvansiyonel çatallarda dipteki üçlü klemenslere kadar ters çevrilmiş tip çatallarda ise contadan çatalın dibine kadar olan mesafeyi ölçün. Bu ölçüm A1 dır.

2. Bir arkadaşınız motorun arkasını tutarken siz donanımlı olarak motorunuza binin ve normal sürüş pozisyonunu alın. Üçüncü bir kişi aynı ölçümü şimdi tekrar yavaşça önü bastırıp sonra yavaşça oturmasına müsaade ederek yapsın. Buna A2 diyelim. Sonra tekrar yükselmesine yavaşça izin vererek yerleşmesini sağlayın. Buna A3 diyelim. Şayet ayar mükemmel ise A2 ve A3 aynı ölçüde olur.

3. Statik çöküş hesabının formülü: Çöküş= A1-(A3+A2)/2. Cadde için statik çöküş ayarları 30mm pist için 25mm dır. Çöküş çok fazla ise ön yükleme ayarlarını sıkın. Çöküş az ise ön yükleme ayarlarını ona göre gevşetin. Genellikle bir tam tur döndürmek 1mm ye denk gelir.

ARKA

4. Arka tarafın çöküş ayarları içinde şokun tam açılmasını sağlayın. Mesafeyi aks bağlantı noktasından onun üzerindeki sağlam bir noktaya kadar ölçün. Bu arkanın A1 idir. Motor gövdesinden ölçü almaktan sakının çünkü arkayı kaldırdığınızda yada üzerine bindiğinizde gövde çok oynar.

5. İkinci ve üçüncü basamakları birisi motorun önünden tutarken diğer bir kişi iki ölçümü, A2 ve A3, arka için tekrarlasın.

6. Verilmiş formülle statik çöküşü hesaplayın ve arka yüklemeyi ona göre yapın. Arka yükleme ayar somununun her dönüşü genellikle 2-3 mm dır. Binicisiz olarak arkayı tam kaldırarak süspansiyonları tam açıp bıraktığınızda ki bu serbest çöküştür, ortalama hareket 5 mm olmalıdır. Şayet siz yüklemeyi yeterince yaptığınız halde süspansiyonlar açılım yapmıyorsa daha sert yayların kullanılması gerekmektedir. Çok fazla serbest çöküş demek daha yumuşak yaylara gerek var demektir.

KROS MOTORLARDA

ARKA
1. Motorunuzu sehpa üzerine alın. İki tekerde yerden kesilsin. Süspansiyonlar tam açılıp içindeki havayı atsın. Uzun bir cetvelin bir ucunu arka aksın tam merkezine(sıfır ucu) koyun.
Photobucket

2. Şaseye kadar ölçün. Photobucket

3. Motoru sehpadan indirin ve motoru kendi ağırlığının altındayken ölçün. Motor el kitapçığınızdan çöküş değerlerini kontrol edin. Genelde 25 ve 35 mm arasında olmalıdır. Bu statik çöküştür.(Static sag). Şayet ölçümlerinizin neticesinde çıkan değerler ayarlar tutmuyorsa kitapçığınızda verilen değerlere göre yay ön yükleme ayarlarınızı yapınız.
Photobucket

4. Üçüncü bir şahıs motorunuzu tutarken siz mortunuza dengeli bir şekilde oturun, ayaklarınız pedallara basılı ve ağırlığınız dengeli bir şekilde motora dağılmış vaziyette olarak motoru yukarı aşağı hareket ettirecek şekilde birkaç kere sallayın ve durarak motorun normal pozisyonunu almasını bekleyin. Bu sallamalar esnasındaki ölçümünüzde statik çöküş ölçüm işaretinize göre 90-100mm arada fark göreceksiniz. Bu sizin sürücülü çöküşünüzdür. Şayet statik çöküş ayarlarınız doğruyken bu fark 90 mm den az ise yaylarınız kilonuza göre çok sert demektir. Fark 100mm den fazla ise yaylarınız kilonuza göre çok yumuşak demektir. Düzeltme yapılmalıdır. Yaylar değiştirilmelidir. Gene tavsiye edilen yay oranları ve servis için motorunuzun kitapçığına bakınız.
Photobucket

ÖN

5. Motorunuzu bir sehpaya koyun ve bırakın bir müddet süspansiyonlar tam açılsın. Ön aksın merkeziyle (sıfır ucu) üçlü klemenslerin arasını ölçün.
Photobucket

6. Motoru sehpadan alın ve sürücüsüz olarak aynı yeri tekrar ölçün. Statik çöküş ön süspansiyonların toplam hareket mesafesinin % 5 le 10 nu arasında olması gerekir.(Örnek.: 300mm hareket mesafesinde 15 ile 30 mm arası).
Photobucket

7. Motorunuzun bu defa üstüne oturarak, ağırlığınız eşit dağılacak şekilde ayaklar pedallarda ve üçüncü bir şahıs motoru dik durumda tutuyor, ön freni sıkarak motoru aşağı birkaç defa bastırarak ve sonra normal pozisyonuna gelmesine izin vererek bu aradaki oynama mesafesini ölçünüz. Toplam hareket mesafesinin %25 ile 30 u arasında olması gerekir. (Örnek.: Motorunuzun çatallarının hareket mesafesi 300mm ise sürücülü çöküş mesafesi 75 ile 90 mm arasında olması gerekir). Servis kitapçığınıza bakın. Statik çöküş mesafesi doğru iken bu mesafe 90 mm nin üstünde ise daha sert yaylar gereklidir, yok eğer 75 mm nin altında ise bu sürücünün kendi ağırlığına göre daha yumuşak yaylar gereklidir.
Photobucket

ARIZALAR VE ÇÖZÜMLERİ

Arıza: Motosiklet her tarafa salınıyor.
Çözüm: Süspansiyon çok yumuşak. Preloadı(ön yükleme) artırın veya daha sert yaylar kullanın. Sürüş yüksekliğini de mümkünse artırın.

Arıza.: Motor kasislerde kayıyor(sekiyor).
Çözüm.: Kompresyon dampingini ve/veya önyüklemesini azaltın.

Motor virajlarda sarsılıyor.
Arka geri sekme dampingini artırın.

Ön taraf viraj çıkışlarında ve kasislerde sarsılıyor.
Çatal ön yüklemesini veya kompresyon(sıkıştırma) dampingini azaltın.

Çatallar fren yapılınca titreşim yapıyor veya sarsılıyor.
Kompresyon dampingini(sönümleme) veya önyüklemesini azaltın.

Çatallar frenden sonra yukarı atım yapıyor.
Ön rebound(geri sekme) dampingini(sönümlemesini) artırın.

Çatallar çok hızlı dalıyor.
Kompresyon dampingini artırın.

Çatallar dibe vuruyor.
Daha sert yay takın, hava aralığını azaltın ve daha fazla preload(ön yükleme) uygulayın.

Arka fren yapınca yukarı atım yapıyor.
Geri sekme sönümlemesini (rebound dampingini) artırın.

Kasisli yollarda arka çöküyor.
Geri sekme sönülmesini azaltın.

Not.: Sıkı zincir ayarı süspansiyonların çalışmasını engeller. Lastik havalarınında motorunuz için verilen değerlerde tam olması gereklidir.

SÜSPANSİYON 1

Süspansiyon nedir?

Motorunuz yollardaki yüzey anomalileri ile baş ederek lastiklerin yerle temasının devam etmesini garanti edecek şekilde üretilmiştir. Bu işin temeli yaydır. Tekerlerinizin bir yoyo gibi hareketini kontrol eden parça amortisörlerdir. Yayların yoldan aldıkları darbeleri emmesi ile oluşan enerjiyi amortisörler ısı enerjisine çevirirler ki buda atmosfere ve kısmen de şaseye aktarılır. Amortisörleri içi yağ doldurulmuş bisiklet pompaları olarak tarif edebiliriz. Pompa yağın geçtiği deliklerin ölçüsüne bağlı olarak hızlı yada daha yavaş hareket edecektir. Yağın kalınlığı da bunu belirleyen etkenlerdendir. Yaylar yağla bağlantılı çalışır. Taşıma yağla kovanın üstünde kalan havanın sıkışması ile elde edilir. Yayın sertliği yük ve darbelerin pozisyonlarınla duyarlıdır. Sönümle ayarı ise delikler veya valfler ile ayarlanır ve sürate duyarlıdır. Sönümle ayarı bozuk motor kullanılabilir ama yay sertlik oranı ağırlığınıza uygun değilse bu şekilde motor kullanılmaz.

Esas 1.: Yaylar motoru yukarıda tutar. Motorun her sıkışmasının ardından yada çökmesinin ardından motoru önceden yüklenmiş ayar yüksekliğine geri getirmek yayın asli görevidir. Yaylar süspansiyon sistemindeki taşıyıcı güç unsuru değildir. Araya parça koyarak yada yayın kendisi değiştirilerek sürüş yüksekliği ve çöküş mesafesi ayarlanabilir ancak bunun dışında süspansiyonun yük taşıma kapasitesinin değiştirilmesinde yayların bir fonksiyonu yoktur.

Esas 2.: Hidrolikler yani süspansiyonun içindeki akışkanlar gaz gibi sıkışmazlar. Gaz sıkıştırılarak hacmi küçültülebilir ancak bu durumda gaz sıvıya dönüşür. Sıvı hacmi ise küçültülemez yani sıkıştırılamaz. En azından şu an için henüz böyle bir teknoloji bulunamamıştır. Milin ucundaki vanalar yağın akış hareket hızını dolayısıyla da süspansiyonların sıkışma hızını belirler. Vanalar küçükse hareket yavaş, büyükse hızlı olacaktır. Buda iniş çıkış zamanının yavaş yada hızlı olmasını sağlayacaktır. İki yönde de hem sıkışma hem de geri sekme için bu kural geçerlidir. Bir çok modern motor çatallarının üzerine monteli ayarlayıcı düğmelerle bu vanaların ayarları yapılmaktadır. Unutmayın sadece hız yani sıkışma ve geri sekme hızı ayarlanmaktadır.

Esas 3.: Hava yayı, süspansiyon kovanının üst köşesi ile yağ arasındaki hava miktarı motorun yük taşıma kapasitesini belirleyen unsurdur. Yağ miktarının artırılıp eksilmesiyle hava yayının sertliği değiştirilir. Yağ ağırlığı yada yağın kalitesi yada yağ geçiş vanalarının açıklık ayarları hava yayınının gücünü etkilemez. Sadece yağın miktarı ve ikinci derecede de bulunduğunuz irtifa ve hava sıcaklığı hava yayının yük taşıma kapasitesini etkileyen unsurlardır. Bu yüzden süspansiyona hava ekleme yapmayın. Tüm ayarlarınızı mekanik anlamda halledin. Basıncını gerektiğinde elle kaçırma yapabileceğiniz uygun vanalar kullanın. Yayları sertleştirin bunun için ya araya alüminyum contalar koyun yada daha sert yaylar takın. Çöküş miktarını değiştirmeyin.

Özet.: Geri sekme ayarı süspansiyonların geri dönüş hızının ayarıdır. Sıkışma ayarı süspansiyonların hareket mesafelerinin ayarıdır. Yük taşıma kapasitesini süspansiyonun içindeki hava yayı sağlar. Süspansiyonun içindeki yağ miktarı ile bu ayarlanır. Daha sert bir yayda aynı görevi görür. İyi bir süspansiyon ayarının manası sizin güvenli bir şekilde akıcı, sarsmayan, yormayan bir sürüşe sahip olmanızın sağlanmış olması demektir.

KOMPRESYON VE REBOUND DAMPİNG

Sıkışma(kompresyon) yoğun bir sürtüşümdür. Mekanik enerjiyi ısı enerjisine çevirir. Sadece gövdenin yer değiştirme oranına duyarlıdır. Darbe içindeki pozisyona duyarlı değildir. Sıkışma ile açılma(rebound) arasındaki temel hız profillerinin ayrımı sıkışmanın tümseğin şekline göre şekillendiği açılmanın ise, diğer etkenlerle beraber, büyük oranda yay tarafından itildiğidir. Bunun anlamı sıkışma sönümlemesi için tümseğin şeklinin tümseğin büyüklüğünden çok daha önemli olduğudur. En çok kare şekilli tümsekler motorun gövdesinin yer değiştirme oranını etkilerler.

Sıkışma sönümlemesinin(dampinginin) ayarı yol tutuşunu, yumuşaklığı, dibe vurmaya karşı direncini ve dinamik dalışı doğrudan etkiler. Dibe vurmayı sıkışma ayarını artırarak engelleriz ama çok yüksek yaparsak yumuşaklık gider. Çok azaltırsak yumuşaklık, büyük darbelerde dibe vuruş olacağı için yine kaybolur. Yine az olursa sert bir darbede lastiğin yol ile teması kaybolacaktır. Çok fazla sıkışma ayarında ise hareket kabiliyeti azalacak ve teker tümseğin tüm yüksekliği boyunca hareket etmeyerek motorun çekim merkezini yükseltecektir. Bu da tekerlerin yere basma ağırlıklarını azaltarak beraberinde yol tutuşunu zayıflatacaktır.(2 ton civarı bir aracın 150 km/saat hızda toplam yere basma ağırlığı 40kg civarındadır. 200 kg ağırlığındaki bir motosikleti siz düşünün!). Aşırı yüksek ayar yapılmışsa teker yerden tamamen kesilerek tümsek üzerinden sekecektir. Bu durum bize kasisli dönüşlerde ki aşırı yatış açılarında iç hattı tutmanın neden zor olduğunu ve motorun dönüşün dışına kayma eğiliminde olmasını açıklayan sebeplerden biridir.

Çok az sıkışma sönümlemesi durumunda ise tekerler yukarı doğru gereğinden fazla yükselmeye devam edeceklerdir. Halbuki çok fazla sıkışma sönümlemesinde tüm şase yukarı doğru hareket eder. Her iki durumda yol tutuşunun kaybolmasına sebep olur.

Dinamik dalış statik çöküşten farklıdır. Motor dik konumda iken ölçülür ve maksimum dinamik dalış bir tümseğe çarpıldığında yada fren yapıldığında süspansiyonların sıkışma miktarıdır. Mesela fren yapıldığında ön dalar. Fazla sıkışma sönümlemesi şasenin daha az dalmasını sağlar. Kullanılan maksimum hareket mesafesini yayların sertliği ve sıkışma sönümlemesi güçlerinin birleşimi belirler.

Eğer herhangi bir sönümleme yoksa ön dalar ve salınışa başlar. Frenleme uzun sürerse sürtüşme neticede salınışı durdurur ve siz çatalın sıkıştığını hissedersiniz. Süspansiyon hareketi olmadığı zaman sönümleme olmayacağı için açılımının derecesini yay sertliği belirler. Ancak maksimum dinamik dalış sıkışma sönümlemesince de etkilenir. Fazla sönümleme de çatallar daha yavaş ve daha az sıkışacak demektir. Az sönümleme tersi etki yapacaktır.

Şayet ardışık tümseklere arka arkaya vuruyorsanız süspansiyon birbirini takip eden tümseklere vurdukça açılacaktır. Bu toplanma denilen olayın tersidir. Toplanmada açılma ayarı çok fazla yapılmıştır ve süspansiyonlar aşağı doğru emilerek bir sonraki tümsekten önce tekrar yukarı tam dönüş için yeterli zamanı bulamamaktadırlar.

Elbette ödünleşiş vardır. Dibe vurmaya karşı direnç arttıkça yumuşaklık ve maksimum dinamik dalış azalır. Aşırılıkların belli bir noktasında yol tutumu en üst olur. Yarışta daha sert sıkışma ayarları gereklidir ancak cadde sürüşlerinde buna gerek yoktur. Şunu daima hatırlayınız ki hem çok fazla hem de çok az ayarlar için ödememiz gereken bedeller olacaktır. Sıkışma sönümlemesi hakkındaki yanlış anlamaların başında , ne kadar hızlı iseniz o kadar fazla olmalı düşüncesi gelir. Halbuki bu yay sertliklerinin uygun olmasına direk bağlı bir durumdur. Sıkışma sönümlemesi ayarının işlevi sadece süspansiyonların dibe dalışını kontrol etmek ve dibe vuruşunu engellemeğe yeterli seviyede tutmak içindir.

Sıkışma sönümlemesinin harekete bağlı olduğunu unutmayınız. Bu durumda yol tutumunun kaybedilmesi demektir. Hareket yoksa sönümlemede yoktur. Ayrıca sönümlemenin miktarı yanında çalışmasının kademe oranları da önemlidir.

Sıkışma sadece gövdenin yer değiştirme oranına duyarlıdır dedik, motorun hızına yada darbenin içindeki pozisyonuna değil ama yay enerjiyi toplayan unsur olarak darbenin içindeki pozisyonuna duyarlıdır. Sıkışma akışkan ile bağlantılıdır. Sıkışma tekere bir darbe geldiğinde olur. Açılma ise yaylar çatalları geri ittiğinde olur. Genellikle sıkışma ayarları çatalların dibinde, açılmaların ayarı ise çatalların tepesinde olur ama tam tersi olan markalarda vardır. Bunun dışında tamamen ömrü bitmiş süspansiyonların ayarı yapılamaz.

Açılma sönümlenmesinin ayarlarının tam olması iyi yol tutuşu, iyi bir sürüş hissi ve yumuşaklık verir. Açılma sönümlenmesinin ayarlarını az olduğu durumlarda yol tutumu da azdır ve ayar yükseltildikçe yol tutuşu artar. En düşük seviyede ise şasenin kontrolü kalmaz. Bir tümseğe vurulduğunda çatallarda sıkışma olur ve tekerler kontrolsüz olarak açılır, çok fazla açılır. Çatalların taşıdığı gövde kısmının ağırlığı bir kütle olarak yukarı doğru hareket eder ve tekerleri yerden kesmeye çalışır. Bu durumda yol tutuşu kaybolur.

Açılmanın sönümlenmesi ayarı yüksek ise yol tutuşu zarar görür. Bunun sebebi gereğince çabuk tepki verememesi yüzünden tekerin yeri takip edememesidir. Teker tümseğe vurarak sıkışır ve orijinal pozisyonuna yeterince hızlı dönemez. Tümseğin zirvesinden sonra yeri takip edemeyince de yol tutumu kaybolur. Sıkışma ayarı çok az ise motor üzerindeki kontrol hissiniz zayıftır. Sıkışma ayarını yükselttikçe kontrol hissi artar ve motorun şasesi daha toplu ve yere sağlam basan tok bir his verir.

Yumuşak sürüş hissi açılım ayarı az olduğunda kadife gibidir. Tekerler hızlı hareket eder. Açılmanın sönümlenmesinin ayarı yükseltildikçe hareketlerinize karşı daha fazla direnç oluşmaya başlar. Maksimum sönümlemede tekerler adeta paketlenir, aşağıya iner ve gelecek tümseğe varıncaya kadar yukarı dönemez. Bu durumda yay gerginliği sıkışık durumda fazla olacağı için bir sonraki tümseğe vurduğunuzda şaseye gelecek sarsıntıda fazla olacaktır. Burada maksimum açılım sönümlemesi kontrol duygusunu da maksimum yapmakta ama maksimum yol tutumunu sağlamamaktadır.

Ayarların idealleri daima iki aşırı uç arasında bir yerlerde olacaktır. Kişisel tercihleriniz bunu belirleyecektir. Burada önemli olan yol tutumunu kaybetme sınırında olunmamasıdır. Tabi bunların dışında sönümleme, yay güçleri, ağırlık dağılımı ve diğer faktörlerin arasındaki bağlantılar da motorun davranışlarında etkilidirler.


SÜSPANSİYON AYARLARININ SÜRÜŞE ETKİSİ

ÖN ÇATAL

Çatal Yağ Seviyesi:

Çok Düşük:
Çatallar sert frende veya büyük çarpmalarda en düşük seviyeye iniyor.

Çok Yüksek:
Ön teker çarpmalarda sıçrıyor.

Sıkıştırma Sönümlemesi:

Çok fazla:
İçe dönüş zor, geniş dönüş açısı yapıyor.
Ön teker çarpmalarda sıçrıyor.
Düz hatta fren sırasında çatallar sarsılıyor.
Küçük çarpmalarda ön taraf çok sert hissediliyor.

Yeterli değil:
Çatallar çok hızlı dalıyor, muhtemelen en alt seviyeye iniyor.
Sert frende arka öne gelmeye çalışıyor.
Geri sekme sönümlemesi eksikliğindeki gibi ön taraf lapa gibi yumuşak ve yarı belirsiz bir his veriyor.

Geri sekme(açılma) Sönümlemesi:

Çok fazla:
Ön taraf viraj çıkışlarında takırdıyor.
Çatal sık kasis darbesi yapan yollardaki alt seviyede toplanıp kalıyor(sarıyor).
Ön kasisli viraj çıkışlarında sert gaz verildiğinde kıpırdanmaya veya kafa sarsıntısına(salınışına) başlıyor.
Çatallar altta toplanıp kaldığı(sardığı) için çok sert gidiş.

Kafi değil:
S virajlar boyunca aşırı dikey iniş çıkış eylemleri.
Virajlarda ön taraf titriyor(takırdamıyor).
Ön taraf frenden sonra çok hızlı yukarı atım yapıyor.
Düz gidişlerde akıcı bir his ama virajlarda çok pelte gibi ve zayıf traksiyon(yol tutuşu) hissedilir.
Virajlara süratli olarak hafifçe dönünce önce motor balığımsı bir salınım yaptıktan yada debelendikten sonra düzeliyor.

Sürüş Yüksekliği:

Çok alçak:
Yüksek hızda dengeden yoksun.
Viraj içine kolay dönüş.

Çok yüksek:
Viraj içine dönüş ağırlaşmış veya yüksek eforla olabiliyor.

Yay oranları:

Çok yumuşak:
Çatallar yumuşak dönüşlerde çok fazla sıkışıyor.
Çatallar sert fren esnasında veya büyük darbelerde dibe iniyor.
Kafa açıyor(normal dönüş açısını sağlaması gerekli didon baskısı hat dışına açılıma sebep oluyor).
Önün altta toplanmasına(sarmak, geri sekmenin iptali) sebep olabilir.
Dönüşleri kolay yapıyor.

Çok sert:
Dönüş içine kaçıyor(dönüşü daraltıyor).
Viraj girişlerinde ön taraf kontrolden çıkıyor.
Virajlarda çok sert.
Virajdan çıkışlarda ön taraf takırdıyor.
Motoru döndürmek zor.
Fren altında iyi hissediliyor.
Ön teker vuruşlarda(darbede) sekiyor.

ARKA ŞOK

Sıkışma Sönümlemesi:

Çok fazla:
Şok çok sert ve katı ama çok fazla geri sekme sönülmesi kadar kötü değil.
Hafif dalgalı yollarda fren yapınca arka teker sekiyor.
Gazlama esnasında arka az bir miktar çöküyor.

Kafi değil:
Orta seviye çarpmalarda şoklar dibe iniyor.
Gazlayınca arka çöküyor.
Şoklar muhtemelen dibe gidiyor.
Motor virajdan çıkarken geniş dönüyor(arka düşük, burun yüksek).

Geri sekme(açılma) Sönümlemesi:

Çok fazla:
Arka teker küçük tümsekli dönüşlerde hopluyor bilhassa arka arkaya çok sık çok dalgalılarda.
Hafif dalgalı(tümsekli) yollarda fren yapınca arka teker sekiyor.
Arka seri şeklinde arka arkaya darbelerde çarpmalarda altta kalıyor(sarıyor).
Arka çok sert hissediliyor.
Motor viraj çıkışlarında geniş dönüyor(arka düşük, burun yüksek).

Yeterli değil:
Sert frende çok fazla yukarı tepiyor.
Motor viraj çıkışlarında veya uzun süpürme tarzı dönüşlerde debeleniyor.
Arka teker kasislerde sert gazlamalarda takırdıyor.
Çok fazla şase girip çıkma hareketi.

Sürüş Yüksekliği:

Çok alçak:
Motor viraj çıkışlarında içe kapanıyor(kaçıyor).
Yön değiştirmek zor.
Viraj çıkışlarında zayıf ön teker tutuşu.

Çok yüksek:
Yüksek süratte stabil ite(durağanlık, denge delik) yokluğu.
Zayıf arka teker tutuşu.
Ağır fren altında dengesiz.

Yay Oranı:

Çok yumuşak:
Sürüş yumuşak(akıcı).
Arka gaz verince çöküyor.
Ön çok hafif hissediliyor.

Çok sıkı:
Viraj içine dönüşleri kolay.
Sürüş çok sert.
Zayıf arka teker yol tutuşu(traksiyon eksikliği).

VİRAJDA SÜSPANSİYON AYARLARININ FONKSİYONLARI

Photobucket

Kırmızı(1). Ön Kompresyon
Bu köşeyi düzgün dönebilmek için frenin burnu bastırıcı etkilerini ön kompresyonun kontrol etmesini istediğiniz zamandır.

Sarı(2). Ön Geri sekmesi
Frenleri bıraktığınızda ön geri sekme ayarının doğru yapılmış olması sizin dönüş hattınıza tutunmanızı sağlayacak oranda çatalın kontrollü açılımını sağlar.

Yeşil(3). Arka Kompresyon
Gaz verdiğinizde arkanın biraz yere çökmesini istersiniz.

MOTORKROS YARIŞ TEKNİKLERİ

MOTORKROS DÖNÜŞÜNE GİRİŞ

Dönüş kompleks bir iştir, bir çok noktanın doğru zamanda göz önüne alınmasını gerektirir.

Burada bahsedeceğimiz konular oluk, çamur izleri yada alan dönüşü gibi konulara girmeyecektir. Amaç daha çok temel olan becerileri, bu becerilerin sizde refleks haline gelmesi şarttır, açıklamaktır. Ancak bu temel noktalar bir kere sizde sürüş becerisi olarak oturup ve siz bunlarda ustalaştıkça diğer ileri dönüş teknikleri bunların üzerine kolaylıkla oturtturulabilir.

Viraja giriş tekniğini çalışmak üzere eğitim alanına çıktığınızda önce bir tekniği çalışın. Bunda ustalaşınca diğerine geçin ve sonra tekrar bir diğerine daha.

İleriyi tarayınız:

Viraja yaklaşırken siz motorunuzu sürdüğünüz vitesin sayısına göre beher vites için bir veya iki motor ötesine bakmalısınız. Sadece ön çamurluğunuzun biraz önüne değil.

Bu denge kurmanızı sağlar ve herhangi bir engelin çarpması sonucu olaşacak yavaşlamaya karşı reaksiyon göstermeniz için size daha fazla zaman sağlar. Çoğunlukla yol yarışlarında da olduğu gibi virajın dış kenarından başlamak iyidir.

Fren yapmak için ayağa kalkınız:

Dönüşler yarış başlarında genellikle yumuşak geçer, yüzey düzgündür ancak yarışın ilerleyen safhalarında derin izler, çukurlar oluşmaya başlar. Bu oluşumlarda motorunuzun üzerinde yavaşlatıcı darbelere sebep olacaklardır. Bu yüzden siz viraj girişlerinde motor üzerindeki duruş pozisyonunuzu buna göre ayarlamalısınız.

Düzgün yüzeyli virajlara girişler daha yüksek süratlerde yapılabilir, bu durumda sürücü ağırlığını arkaya almalıdır ki fren yaptığınızda arka tekerin yerden kesilme eğilimini olabildiğince dengelesin. Ağırlığınızı arkaya aldığınızda dirseklerinizi yukarıda tutun. Bu sizin gidon üzerinde ki hakimiyetinizi artırır. Bacaklarınız dik tutmayın, dizlerden hafif kırık olsun. Bu çarpmaların tesirini azaltacaktır. Böylece bacaklarınız ve kollarınız süspansiyona yardımcı unsurlar olurlar.

Viraj yüzeyleri bozulup sürüş sertleştikçe girişlerde sizin motorunuzun üzerinde daha merkezi bir konumda oturmanız gerekecektir. Bu oturuş şekli ile siz motora ileri ve geriye doğru daha rahat bir hareket serbestisi vermiş olursunuz ayrıca motorun arkasının sizi havaya doğru fırlatmasından korunursunuz. Motoru dizlerinizle tutunuz. Dizler yine kırık, dirsekler yukarıda olarak süspansiyona yardımcı olun ve bu sizin sakatlanmamanız açısından da şarttır.

Daha ileri seviyedeki sürücüler için şunu önerebiliriz. Karşınızdaki engellerin(çukur yada yükselti) hepsi neredeyse birbirleriyle eşit boyutlarda ise frenleri kullanırken eş zamanlı olarak gazı biraz açın. Bu davranışınız zincir tork reaksiyonun bir kısmını boşaltacak ve buda arka süspansiyonlar üzerindeki yükü biraz azaltacaktır. Bu durumda süspansiyonların darbe emiş yetenekleri artacaktır. (Aşırı gergin zincir arka süspansiyonları kasar). Tek bir büyük çukura girdiğinizde de aynı avantajı elde edebilmek için fren uygulamasında iken bir gaz verme/kesme yapın.

Frenleri doğru kullanınız:

Durdurma gücünün neredeyse %75 i ön frenden gelir. Bunu hatırlayın ve sert zeminlerde bile fren kullanma konusunda kendinizden(becerinizden) emin olunuz.

Ancak arka freni ihmal etmeyiniz. Arka fren motorunuza yönsel doğruluk sağlar. Arka fren kullanılmadığı durumlarda şase çok fazla esneyeceği için motorda doğrusal yönden sapmaların olması kaçınılmazdır ayrıca arkayı kaydırarak yapacağınız hızlı karesel dönüşlerde yine arka fren kullanılır.

Virajın içine su gibi akınız:

Eski bir söz derki “yumuşak gidiş hızlıdır”. Bu eski deyiş dönüşlerde kesinlikle doğrudur. Viraja yeterince hızlı girebilmek sizin en dıştan gelerek direk olarak apeks noktasına yönelmenizle olur. Bir yol yarışçısı gibi düz bir hattı takip etmeniz en hızlı olan şekildir. Bu usul çift apeksli virajlar haricinde viraja daha düz(içten) girip apekste arkayı kaydırarak burnunuzu çıkış noktasına vermekten çoğu zaman daha iyi bir tur zamanı demektir. Çünkü kaydırma tekniğinin bir noktasında durma hızına kadar düşersiniz. Ama eğer biri sizi geçmeye çalışıyorsa bu tekniği kullanmayın çünkü diğer sürücü sizi mutlaka dönüş hattınızın iç tarafından kesecektir. Yarıştasınız birileri sizi bloke etmeye mutlaka çalışacaktır. Buna kızmamalısınız. Çünkü burası yarış meydanı. Tabi kuralları da vardır. Neticede Roma devrindeki gladyatörler değilsiniz.

Virajdan evvel doğru vitese geçmiş olunuz:

Bu kural bilhassa sağ ayağınız vites pedalından uzakta ve ön tekerin yakınında bir yerlerde olduğu için sola dönüşlerde daha önemlidir.

Viraja girmeden önce dönüş boyunca engellerin üzerinden geçerken kullanacağınız uygun vitese geçiniz. Bu sizin dönüş esnasında viteslere değil de dönüşün kendisine konsantre olmanızı sağlar. Ayrıca dönüş esnasındaki vites değiştirme hareketi motorun bir taraftaki dengesini bozacak ve dönüş işlemini sarsacaktır. Saniyelerle yarıştığınızı unutmayınız.

Dönüş için tek bir hareketle oturunuz:

Fren uygulamanızı son ana bırakarak yumuşak bir hareketle oturmadan hemen önce, viraja girmeden sıkı bir şekilde ve tek bir düzgün hareketle yapmanız gerekir.

Burada viraja girerken üç şeyden sakınınız:

1) Engellerin frenleyici darbeleri esnasında oturmak.(Ön tekeri bir engele vurduğunuzda bunun motor üzerinde hız kesici bir etkisi olur. Ayrıca ön lastiğin trail dediğimiz yerle temas yüzeyindeki pivot denen dönüş nokta ekseniniz de darbenin tesiriyle temas yüzeyinin önünden arkasında bir noktaya savrulur(negatif trail) ve buda motorun sürüş geometrisini bozarak dengenin kaybolmasına sebep olur). Ayakta iken hem motorun ağırlık merkezini aşağıya aldığınız için(seleden pedallara) ve hem de motorun altınızda daha rahat hareket etmesine olanak verdiğiniz için ve de kollarını ve bacaklarınızın da yardımcı süspansiyon görevi yaparak sizin darbeyi daha az hissetmenizle size psikolojik ve bedensel daha rahat hareket imkanı verdiği içi önemlidir.)

2) Gazı kapatma ve fren yapma arasında motora boşta gezinti zamanı bırakmak. (Yani ağır davranmayın. Motor yürüdüğü her cm yi sizin bilinçli olrak verdiğiniz komutla yapsın. Sizin isteminiz dışında tekerler dönmesin.)

3) Motora otururken eş zamanlı bir hareket olarak değil de sonrasında ikinci bir hareket olarak bacağınızı uzatmak.(Otururken kendiniz dönüşün tersi istikametine kaydırarak oturmalısınız ve aynı anda kalçalarınız seleye değmeden bacağınızda uzanıyor olsun.)

Engellerde darbelerle oluşan frenlenme(motorun hızının doğal larak düşmesi) esnasında sürücü oturur durumda ise bu durum süspansiyonların üzerindeki yükü artırır ki bu esnada siz süspansiyonlarınızın tüm gezinti aralıklarına(çatalların ve şokun sıkışma ve sekme arasındaki hareket mesafesi) en çok gereksinim duyduğunuz bir andasınızdır. Tabi kol ve bacaklarınızın süspansiyon işlevleri de iptal durumdadır.

Gezinti(boşta) zamanını azaltmak (ne frende nede gazda sert olmadığınızda) bir şarttır. İyi bir tur zamanı yapmak istiyorsanız bundan kesinlikle kaçınmalısınız.

Viraj girişinin son safhasına geldiğinizde tek düzgün bir hareketle ayaktaki frenleme pozisyondan öne doğru oturuş pozisyonuna geçiniz. Bunu yaparak ön tekere ağırlığınızı öne aktararak ön tekere azami yönlendirme yeteneğini vermelisiniz. Oturup sonra ayağınızı ileri açmayınız. İkisi düzgün, akıcı bir şekilde ve biri diğerinin ardından değil ama eş zamanlı olarak tek bir hareketle yapılmalıdır..

Dönüşün içindeki ayağınızı ileri, ön tekere doğru uzatınız:

Ayağınızı uzatırken ayağınızı yere ulaştırmaya(değdirmeye) çalışmayınız. Bırakın yer ayağınıza ulaşsın. Ayağınızı tekerden 30-40 cm açıkta olacak şekilde tutun. Botlarınızız yüzey üzerinde daha kolay kayması için parmaklarınızı yukarıda tutunuz.


Virajı Kesme:

Frenlemeyi bitirip giriyorsunuz, gözler ileride kesmeyi yapacağınız nokta üzerinde. Elciklere ağırlık verilerek ön teker traksiyonunu kuvvetlendirilir.

Seleye oturmaya başlamanızla birlikte gözlerinizi gitmek istediğim yere çevirin. Bu durumda o yer ana süpürme hattından dönüş yapacağınız eksen noktasıdır.

Eksen dönüşünü üst bedeninizle başlatacaksınız. Sağa dönüldüğü için hafifçe gidonun sol tarafına doğru yükselin ve arka freni motorun arkasını attırmak için kullanınız.

Motorun bayılmaması için debriyajı hafifçe çekiniz. Arka taraf hala kayıyor bu yüzden dengeyi üst bedeninizle muhafaza ediyorsunuz. Aynı zamanda olabilecek sürprizler içinde ileri bakıyorsunuz.

Yönsel değişimin neredeyse tamamlanmış olması gaz açmanızın ve ağırlığınızın öne alınmasının zamanını getiriyor. Debriyajı motoru zıplatmadan bırakın ve arka tekere spin attırmadan gaz vererek dönüşü tamamlayınız.

Çıkışta gaz verirken neredeyse gidonun üzerindesiniz. Önünüzde tepecikler yoksa bu şekilde virajı kesmek önünüzdeki yarışçının iç tarafına girerek onu geçmenizi sağlar. En önemli şey daima değişik hatları denemenizdir.


Virajda Kenarları Kullanmak:

Keskin viraja bakıyorsunuz. Zemin lastik izleriyle oyulmuş, oyukların içinde az taş parçaları görülüyor. Su birikintisine çok hızlı vurmak istemiyorsunuz ama fazla hız kesmek de derecenizi düşürür. Yarışta birisinin sizi geçmesine imkan verebilir.

Su birikintisinin üzerinden atlamaya geçmeden önce biraz hız kazanmak gerekli, üstelik yol aşağı eğimli, kenar çıkıntıyı kullanarak ivmenizi düşürmeden gazlayıp geçin. Vücudunuzu olabildiğince geri atın. Baş seviyenizin zeminden irtifasını ve üst bedeninizle birlikte yüzeye dik duruşunu muhafaza edin. Motorun havalanmaya yönelmesi bu duruşla nispeten engellenir ve uçuş olabildiğince alçak tutulur. Yere iniş anında, virajın içine doğru iniş yapacağınız için frene ve debriyaja dokunmaya hazır olun.

Hızlı ve usta sürücüler motorun arkasını önlerindeki virajın aksi istikametinde biraz attırırlar. Bu onları inişte dönüş için pozisyona sokar.


ATLAMANIN GENEL KURALLARI

Yaklaşmak:

Atlama noktasına yaklaşmak doğru olmalıdır aksi takdirde atlama işleminin geri kalanı kesintiye uğrar. Önünüzdeki ize en iyi hattı görmek için bakın. Çoğunlukla havada kalış sürenizi kısaltmak için atlamanın en alt bölümüne bakarsınız ama şayet atlamanız süper kros sitili, birer seri sıçramalar şeklinde olacaksa veya iniş bölümündeki kayalar, çukurlar vs gibi engellerin arasına atlayacaksanız bu engelleri aşabilmek, aralayabilmek için sıçramanın en üst noktasına bakmanızı tavsiye ederiz.

Atlama hattınızı seçerken yol yüzeyindeki oluklardan, derin izlerden kaçının. Bunlar iniş de bazen motoru yana doğru adeta tekmeler gibi bir etkiyle iterek inişinizin bir kazaya dönüşmesine ve düşüşe sebep olur. Eğer seçiminiz iyi değilse ve çapraz oluklar ile karşılaşılırsa aynı sonuç meydana gelebilir.

Atlama noktasına yaklaştıkça ileriye, ineceğiniz yere bakın. Motoru dizlerinizle, bacaklarınızla kavrayın ve saldırı pozisyonuna geçin.(Vücut ağırlığınız merkezde, dirsekler yukarıda ve bacaklar, kollar hafif kıvrık ). Yolda derin oluklar varsa ayaklarınızın burnunu hafif yukarı kıvırın ve pedallar üzerinde az geri alın ki yaylanmalar sırasında bir yere takılmasın.

Devir motorun gücü en iyi verdiği noktada olsun. Hedefiniz olan noktaya ulaşmanızı doğru güç sağlayacaktır.

Kalkış:

Kısa mesafelerle gökyüzüne doğru çok dik atlamalarda gazı çok az kesin ve sonra yerden kesileceğiniz noktaya yakın arka tekere iyi bir dönüş vermek için hızlı bir devir artışı yaptırın. Bu tip atlayışlarda ağırlığınızı da öne almak motoru havada kontrol edebilmek için gereklidir.

Bazı durumlarda tümüyle atlamadan kaçınmak, havalanmaya yakın geç fren yaparak gücü düşürerek karşıya geçmek daha hızlı olabilir. Bunu yapmayı seçerseniz bedeninizin düşüşü karşılayabilmesi ve yere yakın olması için ağırlığınızı düşüş noktasının üzerinde arkaya ve aşağıya verin.

Yarış esnasında bazı atlayışlar sert tekme denen keskin çıkıntılar(yükseltiler) yaratmaktadır. Doğru ele alınmazsa bu durum motorun arka kısmını havaya doğru fırlatır. Bunu karşılamak için motorun arka tekeri çıkıntılara vurduğunda ekstra doz gaz verin, motoru bacaklarınızın arasında sıkıca tutun ve amortisörlerin şoku emebilmesi için ağırlığınızı geri verin.

Uçuş Hattı:

Havadayken şayet atlamanın ilk iki kademesinde doğru sürüş taktiklerini kullandıysanız problemsiz olarak motorunuzun üstünde durursunuz. Gevşemiş, rahat olun bırakın motor size gelsin. Elcikleri sıkmayın. Eğer hattan sapıyorsanız sakın donup kalmayın, hala motorun açısını değiştirebilirsiniz.. Siz serin kanlı olun. Donup kalmak, kasılı gitmek çok sert bir iniştir.

Ön tekeri hafif havada tutmak yumuşak bir iniş için gereklidir.

Eğer rampaya yada eğime iniyorsanız iniş yüzeyinizin açısıyla inmeye çalışınız. Yükseklik duygusuna bir kere alışıldıktan sonra havadayken bunu yapmak zor değildir.

Şayet ön teker çok yukarı kalkıyorsa debriyajı çekin ve fren kullanarak arka tekeri kilitleyin. Bunun dışında önü aşağı indirmek ağırlığınızı hafifçe öne kaydırmakla da yapılabilir. Tekrar yere indiğinizde debriyajı bırakmış ve arka tekere güç aktarmış olduğunuzdan emin olun.

Arka teker yükseliyorsa ağırlığınızı arkaya verin ve motorun devrini yükseltin. Bu arkanın hafif bir miktar aşağı inmesini sağlar.

Şayet atlama rampasında arka teker yanal kayma yaparsa bunu beden diliyle düzeltmeye genellikle zaman yoktur. Durumu kurtaracak tek şey inişte bu tekerin motoru götürüyor olmasıdır. Motoru sıkı tutun ve ileri bakın. Arka teker yanal kaymadayken gazı kesmek yada frene dokunmak high-side olup rampadan motorsuz atlamanız demektir.

Her şey çok ters giderse, kaza kaçınılmaz görünüyorsa soğukkanlı olun ve motorla kalın, yere ilk darbeyi vücudunuzun yerine motorunuzun süspansiyonları karşılasın.

İniş:

Yönünüz ve açınız iniş yolunuza uygun olsun.

İyi bir sürüş için inişten hemen evvel biraz gazlayın. Bu motorun pistte olumlu yönlenmesini sağlayacaktır. Ayrıca hızlanmanız yere indikten sonra gazlamaya kıyasla daha çabuk olacaktır.

Gerçekten aşırı sert inişlerde devri yükseltmek süspansiyonları sıkılaştıracak olan zincir torkunu sağlar.

Yere değdiğinizde saldırı pozisyonunuzu muhafaza ederek şokun bir kısmını kol ve bacaklarınızla karşılayın. Bacaklarınız dümdüz vaziyette kilitli yere iniş yapmayın.

DÖNEMEÇ BİRLEŞİM NOKTALARI

BİRLEŞİM NOKTALARININ KULLANIMI



Yolun sağ kenarının yol merkezi hattı ile nerede birleştiğini gözlemleyin.( Trafiği soldan olan ülkeler için sol kenar). Düz uzun bir yolda bu nokta çok uzaktadır ama dönüşlerin çoğunda devamlı değişen bir noktadır.

.Bu noktaya kadar aranızdaki mesafede durabileceğinizden daha hızlı asla sürmeyiniz.
.Bu alan içerisindeki her hangi bir engeli görüp, tanımlayıp, kaçınabileceğinizden daha hızlı sürmeyiniz.


Uygulamalar:

Sabit açılı bir dönüşe uzun düz bir yoldan yaklaşırken birleşim noktası (BN) esas olarak virajın girişindedir(ötesini göremediğinizden), yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o nokta hareket etmez. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve dönşe başladığınızda BN sizden uzaklaşmaya başlar. Hızınızı öyle ayarlayın ki o nokta sizden ne uzaklaşsın nede yaklaşsın. Dönüşünüz esnasında da BN sizden aynı uzaklıkta dursun. Sonunda çıkışta dönüşün dışına doğru düzeldikçe BN sizden hızlanarak uzaklaşacaktır ve sizinde aynı şeyi yapmanıza izin verecektir. BN hızlanma noktasını seçer böylece sizde erken hızlanmamış olursunuz.

Açılan(artan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Viraja girdiğinizde, dönüşe başladığınızda viraj açılır ve BN sizden hızla uzaklaşmaya başlar. Virajda yol yüzeyinde kaymanıza yada sarsılmanıza sebep olabilecek potansiyel tehlikeler yoksa sizde BN ardından aynı oranda hızlanabilirsiniz. Çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizin de aynısını yapmanıza izin vererek sizden hızlanarak uzaklaşacaktır.

Kapanan(azalan) açılı virajlara uzun düz yoldan yaklaştıkça BN esas olarak viraj girişindedir, siz ona yaklaştıkça yavaşlarsınız ve o hareketsiz kalır. Daha yaklaştıkça virajın ötesini görmeye başlarsınız ve BN sizden uzaklaşır ve sizde hızınızı buna göre ayarlarsınız. Dönüşe başladığınızda viraj kapanır ve BN size yaklaşmaya başlar. Sizde hızınızı buna göre düşürürsünüz. Hatırlayın gördüğünüz noktaya kadar olan alanda duramayacağınız bir hızda iseniz başınız dertte demektir. Viraj sonunda, çıkışta dışa doğru düzelmeye başladığınızda BN sizden sizin de aynısını yapmanıza izin vererek hızlanarak uzaklaşacaktır.

Bu teknik sizi dönüşlerdeki potansiyel tehlikelerden koruyacaktır. Bunlar park etmiş bir araba, yola yuvarlanmış kaya yada taş serpintiler, hayvan yada yağ, mazot, antifriz döküntüleri olabilir siz devamlı gördüğünüz noktayla aranızdaki alan sınırları içinde durabileceğiniz hızlarda hareket ettiğiniz müddetçe emniyettesiniz demektir ancak bunu uygulayabilmeniz için dönüşte yatmış durumda iken frenleme tekniğinde ustalaşmış olmanız gerekmektedir. Bunun gerçekleştirmek için önceden emniyetli alanlarda yeterince pratik yapmış olmanız gereklidir.

Bu teknik hızlı viraj dönmeyi değil güvenli bir hızda viraj dönmeyi gerçekleştirme tekniğidir. Ne çok yavaşlayıp ön tekerin kaymasına sebep olunur nede bir engel karşısında durulamayacak hızlara çıkılır. Ama frenleme tekniğiniz zayıfsa, tekerlekleri kilitleme riskiniz varsa güvenliğiniz için hızınızı çok daha önceden düşürüp dönüşe başlamanız gereklidir.

DÖNEMEÇ ÇEŞİTLERİ

KAPANAN DÖNEMEÇLER

Yarıçapı küçülerek devam eden dönmeçlere kapanan dönemeç diyoruz.
Photobucket

Kapanan dönemeçler şaşırtıcıdır çünkü dönemeçlere genellikle bunu bilmeden normal bir dönemece yaklaşır gibi yaklaşırsınız. Bu yüzden de tedbir almazsınız. Birde bu dönemeç ilerisi görünmeyen bir dönemeç çıkarsa durum daha da kötüleşir. Bu yüzden hiçbir dönemece gelişigüzel, rezerv bir hız(gazlama payı) bırakmadan girmeyiniz. Karşınıza yoldaki bir taş da çıkabilir, ters eğimli bir dönemeçte olabilir ve kapanan bir dönemeçte. Siz tümünü gerektiğinde bertaraf edebileceğiniz bir emniyet payına sahip olmasınız. Sürücünün kapanan bir dönemece dış hattan doğru bir şekilde girmesi ona iyi bir görüş derinliği sağlar. İlaveten dönemeç daralırsa durumla baş etmek için iyi bir açı verir. Hiçbir dönemece fazla agresif girmeyiniz.

Photobucket
Biz daima dönemecin içine doğru ve yolun ilerisine bakın deriz ve bu kuralın istisnası yoktur. Şayet bilmediğiniz bir yolda gidiyorsanız bu kural sizi daralan dönemeçler konusunda bir şey yapmak için çok geç olmadan uyaracaktır. Erken apeks kullanmaktan kaçınınız. Bu sizi dönemeç kapanmaya başladığı noktadan itibaren yolun dış kenarına sürükler. İdeal bir durum değildir. Motoru döndürmeden önce frenleri bırakın sonrada ön tekerin yükünü hafifletmek için mümkün olduğunca çabuk gaz verin. Erken gazlamanın dönemeci dönmede motor üzerinde yaptığı olumlu etki sizi şaşırtacaktır. Sürücü henüz dönemecin 1/3 ünde olmasına rağmen frenleri bırakmış ve gazlama işlemine başlamış olmalıdır.

Photobucket
Arka fren motoru yavaşlatmak ve motorun dönüş açısını daraltmak için kullanılır. Bunu yapmak için önce arka freni kullanan ayağınızı iyice hassalaştırın ki kilitleme yapmayasınız. Motorların istisnasız tüm tiplerinde arka frene basıldığında arka şase alçalmaz ve arka lastik yere iyi basmaz, tam tersi arka yükselir. Bu da traksiyonu(yol tutumunu)azaltır. Kilitlenmeyi kolaylaştırır. Arka fren asla sert kullanılmamalıdır. Bu durum inişlerde daha bariz bir hal alır.

Photobucket
Arka tekeri yere bastıran gazdır. Fren değildir. Ön freni de sert kullanmayınız çünkü önü kilitlerseniz motor sizin reaksiyon sürenizin çok üstünde bir hızla yatar. Basitçe dönemeç kapandıkça motoru daha fazla yatırın. Bu yüzden hiçbir viraja tam yatmış halde girmeyin ki gerektiğinde daha da yatacak elde bir rezerviniz olsun. Arka fren motoru yatırır ve dönemecin içine doğru alır, ön fren motoru kaldırarak dışa çeker. Pratikte gazı kapatmadan arka fren kullanılır ki yatma, hız düşmesi pahasına olmasın. Entegre ABS li motorlarda bu geçerli değildir. İki teker birden çalışacağı için motor her durumda kalkar.

Photobucket
Sürücünün viraj alırken panikleyip motoru dik duruma getirmesi çok büyük sayıda kazaların nedenidir. Halbuki birçok kişinin düşündüğünün aksine paniklenen dönemeçler aslında daha büyük süratlerde dahi alınabilecek dönemeçlerdir. Kapanan açılı bir dönemeçte geciktirilmiş apeks sizi yolun ortasına doğru yaklaştırır. Ve siz motorun doğal bir şekilde yolun ortasına gelmesine izin verir ve virajdan çıkarsınız. Tabi yolu ayıran orta şeritten yeterince uzak olmayı ihmal etmeden.


KÖR DÖNEMEÇLER

Photobucket
Ötesi görünmeyen dönemeçlere yaklaşırken her zaman insanda bir endişe vardır. Ancak normalden biraz farklı bir dönemeç hattını seçmek bu gereksiz endişeyi en aza indirecektir. Burada anahtar dönemece biraz daha yavaş ve dönemecin görünen yarıçapından daha geniş bir hatla girmektir. Bu size engel çevresindeki en uzun görüntüyü sağlayacaktır. Sürücü bakabildiği en ileriye bakarak en sağdan dönemece girmelidir. Burada önemli olan, hızınızın görebildiğiniz alanda gerektiğinde durabileceğiniz bir seviyede olmasıdır.

Photobucket
Kapanan bir dönemeç olması ihtimali göz önünde tutularak kör bir dönemece girdiğinizde hızınızı gerektiğinde dönüşünüzü daraltacak bir seviyede tutunuz. Çıkışı gördüğünüzde yatış açınızı azaltmaya başlayın ve giriş süratinizin düşük olduğunu da göz önüne alırsak hemen gaz vermeye başlamanız motor dinamiklerin oturmasını(yerleşmesini) sağlayacaktır. Dönüş açısının hiçbir zaman 180 derece olması mümkün değildir bu yüzden virajın artık kapanmasının mümkün olmadığını görebildiğiniz bir noktaya geldiğinizde dönemeç çıkışını görmeden apekse(motoru doğrultmaya) başlayabilirsiniz.

Photobucket
Herhangi bir engel arkasından fırlayıp çıkan bir vasıta bilhassa bir motosiklet çok şaşırtıcıdır ve siz gözlerinizle bunu takip etmeye meyledersiniz. Sakın seyretmeyin yoksa yoldan çıkarsınız. Dikkatinizi yola verin ve mümkün olduğunca ileri bakın. Benzer şekilde önünüze aniden çıkacak bir engelden kaçış yolunuza karar verin ve engele uzun müddet bakmayın. Aniden çıkan objeler üzerinde bakışların kilitlenmesi kolaydır. Bunu engellemek bakışlarınızı istediğiniz noktaya odaklayabilme egzersizleri yaparak olur.

Photobucket
Dönemece girerken kendinizi doğruyu yapmaya zorlamanız motoru dik duruma getirirken size geri ödemesini yapacaktır. Dönemece hızlı girip erken apeks yaptığınız zamanlarda oluşan, hattın dışına kaçarak fren yapmak zorunda kalmak durumu olmadan gazlayarak virajdan çıkarsınız. Dönemeç girişinde mümkün olduğunca fazla dönüşü görebilmek motoru yönetme yönündeki güveninizi artıracaktır ve sizin dönemecin tam orta yerinde bir sürprizle karşılaşmanızı önleyecektir. Yavaş giriş ve geç apeks virajın kapanması veya bir engel çıkması durumunda sürüş kontrolünü kuvvetlendirir. Sizi dönemeç çıkışında güvenli bir şekilde kendi hattınızda tutar.

Kaynak: www.sportrider.com


HAİRPİN(180 DERECE SARP İNİŞ) DÖNÜŞLERİ

Ağırlığınızı arkaya veriniz. Bu şekilde ön tekerin yükü azalacaktır artı gidona daha az yüklenirsiniz. Bu da kontrolün sizde olduğu hissinizi kuvvetlendiren bir olgudur.

. Tankı bacaklarınızla tutunuz. Bu şekilde ağırlığınız öne kaymayacaktır ve bileklerinize yük binmeyecektir. Bu duruş size daha kolay ve rahat manipülasyonlar yapma imkanı verir. Ayrıca tankı bacaklarınızla tutmakla yokuş aşağı dönerken sizin kendinizi dönemecin içine doğru düşüyor gibi hissetmenizi de engeller. Yokuş aşağı fren yaptığınızda da kendinizi daha rahat hissedersiniz.

. Bakışlarınız ileride olsun. Görüş alanınızı açmak her zaman iyi bir duygu verir. Bedeniniz yokuş aşağı eğime paralel bir şekilde sürüş yapıyorken ileri ve yukarı bakmak her zaman kolay değildir. Genellikle aşağıya ve ön tekerinizin önüne bakma eğilimi oluşur. Bu şekilde bakış ise size sanki her şey üzerinize olduğundan daha yüksek bir hızla geliyor gibi bir duygu vererek sizin hedef kilitlenmesi dediğimiz sakıncalı duruma girmenize sebep olabilir. Her zaman yokuşun aşağılarına, ilerisine bakmanız gerektiğini hatırlayınız. Önünüzün farkında olunuz ama iki saniyeden fazla bakışlarınızla aynı noktaya kilitlenmeyiniz.

. Dönüş hızlarınızı daha erkenden ayarlayınız. Bu hareket aslında tüm dönüşler için de geçerli olmakla birlikte yokuş aşağı dönüşlerde bayağı faydalıdır. Ön teker yokuş aşağı gidişlerde çok yüklenir. Yüklenmenin oranı inişin eğimi ve hızınız ile doğru orantılıdır. Bu yüzden dönüş frenlemenizi erken yapıp tamamlamamışsanız ve dönüş içinde frene kalkışırsanız ön tekerin traksiyonu kaybolabilir. Yerçekimi, frenleme ve dönüşün birleşik güçlerinin traksiyonun kapasitesinin üzerine çıkmasına sebep olursunuz.

. Her zaman pozitif gaz verme ile motoru kontrol altında tutunuz. Yokuş aşağı dönerken gaz verme oranınız motora pozitif ivmeyi sağlayan bir durumda olsun. Motorun kendi ağırlığı ile gidişi sizin gaz verme oranınızın üstünde olmasın. Aksi takdirde iz gazlaması dediğimiz bu olayda kontrol kaybolur. Çünkü bu durumda ön tekere çok fazla yük bindirmiş olursunuz. Gerekli vites küçültmesi ve frenleme yaparak dönüşe başladığınızda pozitif gazlama problem olmayacaktır ayrıca bu şekilde süspansiyonlar oturmuş olacak ve önün ağırlığı bir miktar arkaya aktarılmış olacaktır ki buda kafanın kontrolden çıkmasını engelleyen önemli bir faktördür. Burada yerçekiminin sizi öne çekmesini gaz vermekle dengelersiniz ve ağırlığı arkaya kaydırırsınız. Tıpkı rüzgara karşı gazın dengeleyici rolü gibidir.

. Önemli unsurlardan biride zihinsel olarak sürüşe hazır olmanızdır. Bu genel kural her zaman için geçerlidir. Yani sürüş esnasında zihniniz akşam ki yemekte yaptığınız tartışmada yada varacağınız yerde yiyeceğiniz balıkta değil sürüşün içinde olmalıdır. Birde yol üzerinde gördüğünüz engellerin her zaman gördüğünüz şey olmayabileceğini biliniz. Bir küçük poşet aslında içinde çivilerin dolu olduğu bir poşet olabilir yada boş bir pet şişesi şayet lastiğinizle çamurluğunuz arasına sıkışırsa sizi düşürecek bir bubi tuzağı olabilir. Bu yüzden daima engellerden kaçış stratejilerinizi önceden yapıp uygulayınız.

. Yolun 2/3 lük sol alanını muhafaza ediniz. Sıkça arka fren lambasını yakarak arkanızdakileri yavaşlayacağınıza dair uyarınız. Dönemeç çıkışını görmeden sollamayınız ve yol çizgi ve işaretlerine dikkat ediniz.

BİNİCİLİK DENEYİMİ

Yeni, deneyimsiz bir motosiklet sürücüsü, deneyimli bir sürücünün sahip olduğu dayanıklılığa sahip olmayacaktır. Motosiklete binme konusunda...