Motosiklet Sürüşünde Geniş Görme Tekniği
Bakmakla görmek aynı şey değildir. Baktığını görmeyenlerde vardır. Bunun nedeni aslında gören organımızın beynimiz olmasıdır. Gözler ise sadece görüntüyü beynimizin ilgili bölümüne yansıtan merceklerdir. Ancak motosiklet sürüşünde bakmadan görmek diye bir olay vardır. Esasen tüm araç sürüşlerinde hatta basketbol yada futbol olsun tüm spor şekillerinde bu olay çok önemlidir. Sporda başarıya götüren bu teknik sürüşlerde hayat kurtarır.
Motosiklet sürerken başımızı dik tutarız ve gittiğimiz yöne doğru olabildiğince ileriye doğru bakarız. Dönüşlerde yatarken bile iki gözümüzün yatay doğrultularının ufuk hattına paralel olmaları gerekir. İleriye doğru hareket ettikçe de bakışlarımızı bir sonraki daha ileriye doğru çeviririz. Güvenlik açısından bu bizim bakışlarımızın hedefe kilitlenmesini engeller. Performans açısından ise etkin bir şekilde olayların akışını yavaşlatacak; olabildiğince ileriye doğru bakış sürücüye reaksiyon için çok daha fazla alan dolayısıyla da zaman tanıyacaktır. Burada soru şudur: Olabildiğince ileriye doğru bakarken yoldaki yakın bir referans noktasını nasıl göreceksiniz? Bunun cevabı geniş görme yeteneğinizi kullanmaktır. Periferik görüş.
Periferik görüş sizin direk bakış çizginiz içinde olmayan nesneleri ve hareketleri fark edebilme yeteneğidir. Birçok spor faaliyetinde başarı geniş görüş yeteneğimizi iyi kullanmamıza dayanır. Bir futbolcu topa bakarken aynı anda olabildiğince fazla sayıda etrafındaki diğer oyuncularıda görebilmelidir. Bir jonglör(hokkabaz) elinde çevirdiği nesnelere bakmaz, havadaki bir noktaya bakar. Burada birbiri ardından atıp tuttuğu nesnelerin zincirleme akışını bir bütün olarak geniş görüş yeteneğini kullanarak görür.
Bir şey hakkında detaylı bilgiyi ona direk bakarak elde ederiz. Nesneler direk bakış hattımızından ne kadar uzaklaşırsa bizim sezme(fark etme) alanımızdan da o kadar uzaklaşır. Otoyolda giderken yanınıza bir araba yanaştığında onun ne kadar yaklaştığını, hızını ve sürücüsünün olayın farkında olup olmadığı bilmek istersiniz. İdeal olanda bunun araca bakılmadan yapılabilmesidir. Yarış pistinde ise ön tekerinizin ideal olan hattınıza ne kadar yakın olduğunu ön tekerinize direk olarak bakmadan bilebilmenizdir.
Talimlerle geniş görüş yeteneği geliştirilebilir. Burada ilk önemli konu bilmeden görüş alanınızı sınırlıyor olmamanızdır. Mesela saçınız yada balaklavanızın kenarı görüş alanınızı kısıtlamasın. Kask alırken göz bölümünün genişliği önemlidir ki yanlara doğru ne kadar açıksa o kadar fazla geniş görüş imkanı verir. Gözlük yerine kontak lens kullanın, gözlük çerçevesi görüş alanınızı kısıtlar. Güneş gözlüğü yerine koyu kask vizörü kullanın. Astiğmatın en düşük derecesi bile işinizi zorlaştırır. Gözlükte kademeli camlar kullanılırken(sadece camın ortasından bakılırsa mesafeye göre değişen odaklanma yapan) size görüşde zorluk getirir çünkü sadece sadece camın merkezinden bakmakla net görebilirsiniz. Kontak lensler gözlerinizle beraber hareket edertbu sebeble de optik merkez devamlı ayarlanmaktadır.Spor faaliyetlerinde kontak lensler idealdir.
Göz doktorunuz sizin geniş görüş yeteneğinizi kontrol edebilir. Bu yeteneğinizi geliştirmeniz için size bazı çalışma teknikleri önerebilir. Burada bizim önerebileceğimiz bir çalışma; bakışlarınızı gevşemiş bir tarzda olarak önünüzdeki bir noktaya odaklayınız. Mesela duvardaki bir resime ve sonra gözlerinizi oynatmadan bu objenin hemen yanıbaşındaki bir nesneye konsantre olun. Mesela onun hemen yanındaki başka bir resime ve olabildiğince fazla detaylı fark etmeğe çalışın. Kademeli olarak daha da yanlara konsantre olarak bunlar hakkında olabildiğince detaylı bilgi toplamaya çalışın. Bu yana konsantre olma olayını sonuçta gözünüzün en kenarındaki nesnelere kadar bu talimi yaparak kendinizi geliştirin. Bu çalışmayı odaklandığınız nesnenin sağ tarafına olduğu kadar sol tarafı içinde yaparken sonraları aşağısına ve yukarısına doğru olarak tamamlayın. Talimler ilerledikçe geniş görüşünüz gelişecek ve yanlardaki nesneleri ve hareketleri direk bakmadan detaylı olarak fark etme yeteneğiniz iyileşecektir. Bu çalışmayı daha sonra her iki tarafa aynı anda konsantre olarak ve de yanlarda nesneleri yürüyerek de fark etme şeklinde yaparsınız. Sonra bunun sürüşte talimleri yapılır taki bu durum sizde doğal bir alışkanlık haline gelene kadar. Direk olarak bakmadan hızla ve kolayca görebilmelisiniz.
Geniş görüşün anlamı trafikde çok daha fazla önem kazanır. Yolunuza doğru kıran bir aracı anında fark edip direk önünüzde olanla irtibatınızı kesmeden gerekli reaksiyonu verebilirsiniz. Geniş görüşünüz içinde önünüzdeki motosiklet veya arabanın hareketlerinin farkında olarak yaklaşmakta olan dönemece bakışlarınızı direk olarak odaklayabilirisiniz. Pistte de referans noktalarını olabildiğince ileri bakarken bile seçersiniz. Burada anahtar sürekli olarak bu işin talimini yaparak gözlerinizi formda tutmaktır.
04 Kasım 2009 Çarşamba
PERİFERİK GÖRÜŞ
Gönderen:
ALFA
Zaman:
23:06
Etiketler: bakış, bakışların kilitlenmesi, ileri bakış tekniği, periferik görüş
01 Kasım 2009 Pazar
SES SEVİYELERİ
Ne seviyede ses gürültüdür?
10dB Normal nefes alıp verme sesidir.
20dB Yaprak hışırtısı, sivrisineğin vızıltı sesidir.
30dB Fısıltı sesidir.
40dB Buzdolabının çalışma sesi, buhar sesi.
50-60dB Sessiz bir büro.
50-65dB Normal konuşma sesidir.
60-65dB Kahkaha sesi.(Normal insanların ki)
70dB Saç kurutma makinesi, vakumlu elektrik süpürgesinin çalışma sesidir.
75dB Bulaşık makinesinin çalışma sesidir.
78dB Çamaşır makinesinin çalışma sesidir.
80dB Çöp öğütme makinesinin sesi, şehir trafik polisinin siren sesi.
90dB in üzerindeki ses seviyelerine uzun zaman maruz kalmak geçici sağırlık yapabilir.
84dB Dizel kamyon.
70-90dB Dinlence taşıtları.
88dB Metro, motosiklet.
100dB Tren, çöp kamyonu.
97dB Gazete baskı makineleri.
98dB Traktör.
Düzenli olarak bir dakikadan fazla aşağıdaki ses seviyelerine maruz kalmak kalıcı duyma kaybına sebep olabilir.
103dB 35 metre yükseklikte tepemizde uçan bir jet motorunun sesi.
105dB Kar arabası.
110dB Elektrikli testere, senfoni orkestrası, kaya matkabı.
120dB Diskoteklerdeki ses seviyeleri, taşınabilir kaset yada cd çalarların sesleri.
110-125dB Stereo sistemler.
110-140dB Rock konserleri.
130dB Jet uçağının kalkış sesi, av tüfeği patlamasının sesi.
Gönderen:
ALFA
Zaman:
20:55
Etiketler: ses seviyeleri
18 Ekim 2009 Pazar
REAKSİYON, HIZ VE ALAN
Aşağıdaki fotoğrafda motosikleti görebiliyor musunuz?
Birde bu cephelerden bakınız.


Reaksiyon, hız ve alan ilişkisi
Motosiklet sürücüsü o kadar aşırı bir süratle yol alıyordu ki, reaksiyon süresi onun bu çarpışmayı önlemesine yetmedi. Frenlere dokunmaya bile vakti olmamış.
Normal reaksiyon süresi, görme, karar ve hareket ortalama 1.6 saniye alır. İsveç de olan bu kazada polis sürücünün 250 km gibi bir hızla seyrettiğini hesap etmektedir. Sürücünün hiçbir reaksiyon gösteremediği kayıtlara geçmiş durumdadır. 250km(155mil) hızda siz her saniye takribi 70 metre yol kat edersiniz, 1.6 saniyede ise 110 metre yol alınır. Kazayı önlemeye yeterli alan olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Arabada iki kişi varmış ve motosiklet sürücüsü de onların yanındaymış. Her üçü de çarpışma anında ölmüşler. Çarpışmanın şiddeti arabayı çarpışmanın olduğu noktadan 3 metre öteye savurmuş.
Bu bize şunu gösteriyor ki trafikte her ne olursa olsun duruma uygun zamanı kendimize tanımak gerekir. Buda alan ve hıza göre belirlenir. Motosiklet sürüşü eğlencelidir ve dürüst olmak gerekirse hız artıkça daha da eğlenceli olur ama şunu unutmayınız; hızınız arttıkça bunun güvenli bir şekilde olması için tüm şartların trafik, yol, aracınız ve sizin durumunuzun uygunluğu göz önüne alınmalıdır. Reaksiyon verebilmek için gereğinden de daha uzun bir süreyi kendinize tanıyınız bunun içinde hızınız artıyorsa sizinle diğer vasıtalar arasındaki mesafeyi artırınız. Önünüzdeki ve arkanızdaki vasıtalarla olan mesafeyi.
Güvenli sürün, sağ kalın ve sürmeğe devam edin.
Gönderen:
ALFA
Zaman:
01:19
Etiketler: alan ve hız, reaksiyon süresi
16 Ekim 2009 Cuma
MOTORKROS YARIŞ TAVSİYELERİ(GARY SEMİCS)

Kros motor sürücülüğünde sizi daha hızlı yapacak 5 kural
Kural 1:
Sürücü elcikleri tutarken manetleri aynı anda bağımsız bir şekilde kullanabilmelidir.
Burada genellikle yapılan hata elciklerin dört parmakla tutulması ve manetler(debriyaj ve ön fren kolu) kullanılacağı zaman parmakların o anda manetleri tutması şeklindedir. Bu metot öncelikle sürücüye bir kullanma tembelliği verir ve manetler gereği kadar kullanılmaz. Ayrıca kullanıldıklarında elciklerin tutulması yeterince iyi olmaz. Burada elcikleri tutarken manetlerin aynı anda kullanılması talimleri yapılmalıdır. Yukarıdaki talim fotoğrafına bakınız. Birçok sürücü debriyaj maneti için iki parmak kullanır frende ise tek parmak. Elcikleri dört parmakla tutma alışkanlığından kurtulun ve bir yada iki parmağınızı kullanmadan elcikleri tutmaya alışın ki bunları aynı anda birbirinden bağımsız olarak kullanabilesiniz. Fotoğraftaki çalışma sizi aynı zamanda arm pump denilen kol rahatsızlığının olumsuz etkilerinden de koruyacaktır.
Kural 2:
Vites kolunu yada arka freni kullanmadığınız zamanlar ayaklarınızın ayasıyla peglere basıyor durumda olunuz. Bunları kullanacağınız zaman ayak yayını peglere basar duruma getirip kullanma süreci bitince tekrar ayak ayaları ile peglere basar duruma ayaklarınızı getirin. Ayakta yada oturarak kullanımda bu kural geçerlidir.
Talim yaparken yarış yapar gibi davranmayın. Talim yapma nedeninizi iyi belirleyin ve bunları çalışın aksi takdirde aynı hataları tekrarlar durursunuz.
Kural 3:
Engellerde ve çarpmalarda arka tekerin sert sekmesini engellemek için arka freni hafif basılı tutun.
Bir engelde arka teker çok sekerse bu genellikle sürücüyü çaresiz bırakır ama arka frenin motorunuza ve parkura uygun oranda basılı tutulması arka süspansiyonu tutarak arka tekerin çok sekmesini büyük oranda önler.
Parkurda arka freni basılı tutarak arkayı ne kadar aşağıda tutmak için ne oranlarda basmak gerektiğini tespit edin. Arka frenin belli oranda kullanımı sizin oturur durumda yada ayakta olsun beden ağırlığınızı da arkada tutacaktır.
Kural 4:
Vites küçültürken debriyajı kullanmak gerekli değildir.
Bazı tecrübesiz sürücüler dönüşlerde vites değişiminde debriyajı kullanırlar ve debriyajı tüm dönüş boyunca çekili tutarak frenle dönüşü tamamlarlar. Vites küçültmede debriyaj gerekmez ayrıca bu durum motorun karşı basınç etkisiyle de birleşerek frenlemenin düzgün icrasını olumsuz olarak etkiler.
Vites büyültürken aktarım dişlilerinde motordan gelen tork olduğu için debriyajın çekilmesi gereklidir. Halbuki vites küçültmede gaz kapatılmıştır ve dişlilerde çok az tork vardır bu sebeple debriyajı çekmeden vitesi küçültün ve dönüş için frenleme yapın.
Kural 5:
Dirseklerinizi yukarda ve açıkta tutun.
Kros da ön kolların yere paralel tutuluşu kontrol kaybı demektir. Bu durumda sürücünün üst bedeni ile motosiklet arasında doğru destekleme faktörleri oluşmaz. Elciklerin üzerinde ve sürücünün bedeninin yanlarının açığında tutulan kollar gazın tam kullanımına imkan sağlar.
Gönderen:
ALFA
Zaman:
11:48
Etiketler: armpump, kros, motorkros ileri seviye teknikleri
03 Eylül 2009 Perşembe
MOTOSİKLET VE ZİHİN
Motosiklet Sürücülüğünde Zihnin Önemi
Motosiklet sürüşü demek sürücünün kendisinin güvenliği açısından tüm sorumluluğun üstlenilmesi demektir. Mesela diğer sürücülerin yanlış davranışlarını tahmin edebilmek, ön görmek gereklidir. Burada motosiklet sürücüsü ben haklıyım, yol benim gibi düşünceleri bırakmalı ve diğerlerinin ne yanlışlar yapabileceğini ön görüp ona göre tedbirli davranmalıdır.
Bu sebeble en önemli faktör sürüş esnasında aklınızın sürüşte olması, hayallere dalmamanız veya işde ki, evde ki herhangi bir konuyu düşünüyor olmamanız ve bakışlarınızla ileriyi ve aynalardan da arkanızı kontrol altında tutmanızdır. Her 10 saniyede bir aynalardan arkanızı kontrol edilmesi gerekir ve eğer siz bir aracın aniden yanınızdan geçmesinin ancak geçiş anında farkında olduysanız bilin ki arkanızdaki trafiği yeterince kontrol altında tutamıyorsunuz. Yine önünüzdeki bir engeli önceden göremeyip ancak yaklaştığınızda görüp sert frenleme durmunda kalıyorsanız ilerinizi de bakışlarınızla yeterince konrol altında tutamıyorsunuz demektir. Yada boş bakıyorsunuz, aklınız başka yerdedir demektir.
Evet, bakışların doğru kullanımı sürücülüğün temel ögesidir. Motosiklet sürücülüğünde kullanılan vasıtanın iki tekerlekli olması ve sizi koruyacak bir kaportası olmaması nedeniyle de bu öge diğer araç türlerini kullanmadaki sürücülükte olduğundan çok daha fazla bir öneme haizdir.
Herkesin, gözlerinde bir problem yoksa gördüğü varsayılır. Hayır, inanın bu konuda öğrenilecek çok şey vardır ilaveten gözlerin çevresini tararken, nasıl ki elimizin debriyaj kullanmaya alışması gerekir, bunu düzenli yapabilmeside bir öğrenme, alışma süresi ister. Trafikte iseniz buna birde gördüğünüzün ötesini ön görme, olabilecek riskleri tahmin etme gibi bir kabiliyetin de kazanılmasını ilave etmek gerekir. Buna tecrübe denir. Yolun okunması.
Sürücü ancak görmekle durumun değerlendirmesini yaparak bir karar verir ve beyni diğer organlarına hareket emrini yollar. Uyuyan bir beyin ise çok geç olduğunda panik içinde refleksler yapar ama genellikle çok geçtir. Burada sürücünün zeka ve bilgi seviyesi çok önemlidir. Genellikle zihinsel yoğunlaşmada eksik biri mesela bir kitabı yada bir yazıyı okurken yada birini dinlerken bile zihni dağılarak başka yerlere giden, konu üzerinde kalmakta, dikkatini oraya odaklamakta zorluk çeken eğitimsiz kişilerde malesef bu bakar körlük hali çok fazladır ve esasende yapısı itibariyle kaçınılmazdır. Ancak bu olumsuz durum belli ölçülerde sürüş yaptıkça düzelecektir ama bunun bedeli sürücü ve üçüncü şahıslar için çok ağır olabilir. Netice olarak ise motosiklet sürüşü sürücünün zihinsel yoğunlaşma yetisini zamanla geliştirir diyebiliriz. Diğer yönden de diyebiliriz ki sürücülerin eğitim seviyeleri yükseldikçe zihinsel yoğunlaşma yetileri de yükselecek ve kaza olayları nispeten azalacaktır.
Kazalar genellikle sürücülerinin dikkatlerinin dağılarak sürüş esnasında hattın muhafazasını takip etmeme, sollama da dikkat edilmesi gereken kuralları terk ve hız limitlerinin üzerinde dönemeçlere veya kavşaklara yaklaşması sonucunda oluşmaktadır. Tabi buna ilaveten alkol gibi yada ağır uyuşturucu ilaçlar gibi maddelerin etkisindeki sürücülerde görme ve gördüğünü doğru ve zamanında değerlendirerek doğru refleksi verme yetisi neredeyse sıfıra kadar düşer.
Bir diğer önemli konuda motosiklet sürücüsünün kendi güvenliği için kullandığı kask, bot, eldiven ve elbise gibi özel donanımları ihmal etmemesi ancak aşırıya giderek de hareket kabiliyetini kısıtlayıcı tarzda donanım kulanımı da yapmaması gereklidir. Burada bir denge unsuru vardır. Sürücü güvenliği için gerekli donanımları mutlaka giyecek ancak bunları seçerkende kendisine en uygun olarak ve davranış kabiliyetini kısıtlamayacak, vücuduna doğru ölçüde olanları kullanmaya özen gösterecektir. Keşke giymiş olsaydım demek yerine iyi ki giymişim demek her zaman çok daha akıllıcadır ve mutlu son demektir. Aşırı büyük yada dar donanım sürücünün rahatsız olmasını, rahat hareket edememesini ve neticede de zihninin dağılmasına neden olacaktır. Bol giyilen bir ceketin içine dolan hava sizi rahatsız edecek, yaptığı etki sizin zihninizin ister istemez oraya doğru kaymasına sebep olacaktır. Bu sebeple giyidiğiniz donanımların hareketlerinizi kısıtlıyarak ve/veya sizi rahatsız ederek dikkatinizi dağıtmayacak şekilde uygun ölçülerde seçilmiş olmaları şarttır ancak mutlaka tam donanım kullanılmalıdır.
Hastalıktan yeni iyileşip henüz ayağa kalkmış olmak, uykusuzluk, yorgunluk, açlık yada aşırı bir yemekten henüz kalkmış olunması, üşümüş olmak, stres altında yada öfkeli durumda olunması, susuzluk yine zihinsel yoğunlaşmamızı olumsuz etkileyen faktörlerdir. Bu durumlarda motosiklet sürüşünden kaçınılması gerekir.
Gönderen:
ALFA
Zaman:
00:10
Etiketler: konsantrasyon, motosiklet sürüş eğitimi, zihinsel yoğunlaşmak
