22 Ocak 2010 Cuma

PERFORMANS MOTORLARDA ARA GAZI

Vites Küçültürken Ara Gazı

Bugünün spor motosikletleri slipper debriyaja sahipse de bazı durumlarda vites küçültmenin yumuşak bir geçişle olması hala viraj girişlerinde uygun teknikle olur. Burada anahtar işlem motor devrinin motorun gidiş süratine uygun hale getirilmesi yani senkronize edilmesidir. Bu basit bir iş gibi gözükebilir ama ancak talimle doğru yapılabilir bir seviyeye ulaşılabilir.

Senkronize olmayan bir vites küçültmede arka savrulur, yılankavi hareketler yapar. Debriyajı bırakmanızla birlikte yavaş dönen motor arka lastiğin hızını hızla yavaşlatır. Sekme ve /veya savrulmalar oluşur. Burada yapılması gereken iş ara gazının verilmesidir. Böylece motor devri yükselir ve debriyajı bıraktığınızda devir vites ve tekerleklerin hızına uygun hızda olur. Örneğin 70 km hızla seyrediyorsunuz ve motor devride dakikada 5000, vitesi küçültmek devri 6500-7000 gibi bir devire yükseltecektir. Ara gazı vermezseniz gazı kapattığınızda rölanti süratine düşen motor devri seyir süratine göre çok aşağıda olacağı için motor sarsılacak belki arka teker kilitlenerek kayacak yada savrulacaktır. Bu sebeple motor devri ara gazı ile yükseltilmeden debriyaj bırakılmamalıdır. Talimlerle bu konuda kendinizi geliştirebilirsiniz ve seri bir şekilde vites küçültme esnasında ara gazı verebilirsiniz. Debriyajı çekin ara gazını ani bir bilek hareketi ile verin vitesi küçültün ve debriyajı düzgün bir şekilde bırakın.

Eğer dört parmakla ön fren kolunu sıkıyorsanız ara gazı vermeniz pratik olarak imkansızdır. Bu sebeple iki parmakla fren yapmaya kendinizi alıştırın. Elin bu şekilde kullanımı zaman alır. Talimlerle aylar içinde alışır. İki parmak kapalıyken diğer iki parmağın açık şekilde eş zamanlı farklı işler yapması talimlerle olabilecek bir alışkanlıktır. Bu talimleri önce motorunuz duruyorken yapınız sonra çalışırken yapma talimlerine geçiniz. Ayrıca sıkışık trafikteki dur kalk sürüşlerde iki parmağınızın devamlı ön fren kolu üzerinde durması daha hızlı reaksiyon demektir. Herhangi bir kaza esnasında kapalı olan iki parmağın fren kolunun sıkışması ile zarar göreceğini öne sürerek frenin dört parmakla sıkılmasını ön gören ekollerde vardır. Ben iki yada tek parmağı tercih ediyorum neticede motoru bir düşme anında kasılmayıp zamanında bırakmasını da bilmek gerek. Bu bırakmada başta eller gelir. Sonra bedenen motordan açılır ki darbe sizi havada dönüp motorun önüne düşürmesin. Motor daima önünüzde kalsın.. Ayrıca performans motorlarda yarım boy elciklerde kullanılmaktadır. Tercih sizin.

Birçok spor motorda gaz aralığı çok kısadır ve motor devrini seyir süratine uydurmak için gaz kolunu fazla çevirmeğe gerek yoktur. Vites küçültmeyi yumuşak bir geçişle yaptıktan sonra frenleri devreye sokun. Vites küçültürken frenleri hafifçe sıkın. Pistlerde yapılan yüksek devir ve sert frenlemedir. Caddelerde ise bu daha evcilleştirilmiş tarzda olmalı ve bunu yapabilmek içinde yeterince talimle ustalaşmış olunmalıdır. Talimlere düz bir yolda ve orta devirlerde başlayın. Temel olarak vitesi küçültün ve debriyajı bırakırken ara gazı ile motor devrini uygun seviyeye yükseltin. Boş bir yol olsun.

Slipper debriyajı olan motorlarda ara gazı vermeyip debriyajı daha yavaş bırakmak da mümkündür. Bu frenlemeye de yardımcı olarak kullanılmaktır. Bilhassa son vites küçültmede bu teknik faydalıdır. Ön freni daha erken bırakmanızı sağlar. Önün üzerinden kritik bir noktada yük almış olursunuz. Fakat bu teknik pistlerde uygundur ve ara gazına göre çok daha fazla konsantrasyon ister. Şasenin nasıl etkilendiğini deneyip görmüş olmanız gerekmektedir. Bunun için ara gazı kullanmadan yapılan bu işlemi düz bir boş yolda talim yaparak deneyin. Uç durumlarda yarışçılar debriyajı arkayı dışa atmak için sert fren esnasında kullanırlar, bu motoru dönüş yayına önceden oturtmak içindir.

Kapanan dönüşlerde son vites küçültmenizi, girişteki süratiniz kapanan çıkışa göre fazla ise iz frenlemesi olarak kullanabilirsiniz. Sürücüler genellikle çıkışı girişte vites küçültme yapmamak için feda ederler. Vitesi çıkışa göre çok yüksek bırakırlar. Ama yeterince usta iseniz frenleme sırasında şaseyi rahatsız etmezsiniz ve iz frenlemesi esnasında vites küçültme yapabilirsiniz. Dönüşe yatmış vaziyette vites küçültmek kapanan dönüşlerde tek seçim gibi gözükse de bu durumdan kaçınmak elinizdedir. Hala dik konumdayken ve fren yapıyorken son küçültmenizi yapın. Bu noktada debriyajı tamamen bırakmak durumundaysanız motor hızı kırmızı hattı bulacaktır. Burada hile ara gazıdır. Ara gazı motor devrini daha sonra sizin virajda ihtiyacınız olan seviyeye çıkarmalıdır, sonra debriyajı düzgünce ve kademeli bırakın öyle ki motor devri sizin dönüş için yaptığınız frenlemeye uyumlu olsun. Bu çok iyi debriyaj talimi ister ve zaman alır fakat sizin iz frenlemeniz esnasında vites küçültmenize de olanak sağlar.

Her vites küçültmede ara gazı vermek şart olmasa da bunu o kadar sıkı talim edin ki artık düşünmeden yapar hale gelin.

18 Ocak 2010 Pazartesi

PERFORMANS MOTORLARDA ARKA FRENİN KULLANIMI

Performans Motorlarda Arka Fren ve Ağırlık Transferi İlişkisi

Belki de en çok yanlış anlaşılan ve kullanılan konulardan biri arka frendir. Arka fren bir çok fonksiyon için kullanılabilen bir mekanizmadır. Bazıları arka freni hiç kullanmazken bazıları da fazla kullanırlar. İdeal olan bu iki aşırı tutumun ortalarında bir yerde olmalıdır. Durmak açısından az bir kontrolü olan arka fren hassas bir tarzda size birçok avantajlar sağlar.

Bu hassas kullanım avantajlarını edinmek için önce arka freninizin tutuş şeklini, sertliğini veya yumuşaklığını iyi tanımış olmalısınız. Yine ağırlık transferinden ne kadar etkilendiğini de bilmek durumundasınız. Önce freninizin çalıştığından ve doğru ayarlanmış olduğundan emin olunuz. Fren pedalı ile ayağınızın altında rahat bir sürüş pozisyonunda oturtuyorken birkaç milimetre, açıklık olmalıdır. Bu ayağınızın farkında olmadan frene basar durumda kalmasını engelleyeceği gibi diğer taraftan kolay erişimini sağlar. Boş bir park yerinde sadece arka freni kullanmayı talim ediniz. Şayet teker kilitlenirse motosiklet durana kadar bırakmayınız(kilitli kalsın). Freni kayarken bırakırsanız-genellikle ön ve arka teker bir hat üzerinde değildir- motor sizi hızla yere vurabilir. Bu, sadece arka fren talimini hem debriyaj çekiliyken ve hem de bırakılı iken yapınız. Debriyaj bırakılıyken ve motor tekeri iterken kontrol daha fazla olur ve kilitlenme-kayma riski daha azdır. Arkanın nasıl çöktüğüne dikkat edin. Frenler sıkılıyken swingarmın geometrisi motoru aşağı çeker.

Şimdi eşitliğe birde ön freni ekleyelim, burada göreceksiniz ki ne kadar fazla ön fren uygularsanız o kadar arka frenin kontrolü zorlaşmaktadır. Arkanın kilitlenmesi bu durumda daha kolay olacaktır çünkü öne doğru olan ağırlık transferi arka teker üzerindeki yükü azaltacaktır. Bazı yarışçılar arkayı hiç kullanmaz öyle ki arka havadadır çoğu zaman ve tabi arka fren etkisizidir bu durumda. Caddelerdeki temel duruşlarda ise ön fren ağırlıklı olarak arka frende birlikte kullanılır. Arka freni hafifçe kullanmak çekim merkezini aşağı indirir, duruma bir denge getirir ve sizin panik duruşlarınızda frenlemenizi daha sert yapabilmenizi sağlar. Durum uygunsa arka frene ön oturmadan önce yarım saniye kadar dokunmak işlemi daha düzgün yapacaktır.

Kendinizi geniş bir dönüş yaparken süratiniz biraz fazla yada kapanan bir dönüşte buldunuz diyelim. Gazı kapamak ve ön freni uygulamak önü çok kolay yükleyecektir, muhtemelen yüklenme lastiğin yeri tutma gücünü aşacak ve kaza olacaktır. Halbuki aynı durumda gazı bir kararda tutup küçük bir miktar arka frene basmak yeterli sürati kesecek ve hattınızı kapatmanıza yardım edecektir. Arka fren, hızınızı ayarlamakta gazdan ve/veya ön frenden daha iyidir. Debriyaj bırakılmış ve gaz sabit tutulu sadece pedalla çok fazla kontrolünüz olduğunu göreceksiniz. Bu durum bilhassa yokuş aşağı dönüşlerde etkindir. Yokuş aşağı dönüşlerde gazın hafifçe muhafaza edilmesi bile motorun hızlanmasına sebep olacaktır. Arka fren kolayca bu durumu kontrol altına alır ve sizin önün aşırı yüklenmesini önlemede gazı rahat kullanmanızı sağlar.

17 Kasım 2009 Salı

PERFORMANS MOTORLARDA ALT BEDEN KULLANIMI

ALT BEDENİN KULLANIMI(PERFORMANS SÜRÜŞLER)

Performans sürüşlerde alt bedeninin kullanımı çok önemlidir. Spor motorlar esasen öne eğik pozisyonda oturuş stili ile bu durumu kaçınılmaz kılmaktadırlar. Yarış tipi böyle bir motorda öylece oturamazsınız. Alt beden devamlı sürüşün yönlendirilmesinde önemli rol oynamalıdır. Tembellik alt bedenin kullanımı çoğunlukla unuttur ama bu durum bizim birçok sürüş durumu karşısında zorlanmamız demektir. Bacakların ve karın kaslarının kullanımının birçok yolu vardır ki bu sayede sürüş daha hızlı, akıcı ve güvenli olmaktadır. Performans sürüş sizin takım çantanızdaki tüm aletlerin kullanılmasını gerektirir yani alt bedeniniz bir çok durumun anahtarıdır.

Alt bedenin en büyük ve zor görevi öncelikle üst bedenin taşınması/desteklenmesidir. Bu destekle üst beden gerekli yönlendirmeleri yapmak üzere serbest kalabilmektedir. Elcikler sadece yönlendirmek içindir. Sizi taşımak yada başka bir işlev için değillerdir. Bir darbe nasıl ki şaseyi etkilerse sizin ağılığınızı elciklere verip o şekilde bedeninizi taşımanızda şaseyi olumsuz etkiler. İdeal olan tankı bacaklarınızla tutup kendinizi desteklemenizdir. Burada karın ve sırt kaslarınız kullanılır. Bu destekleme ile kollarınız yük taşımayacak kadar serbest bir duruma ulaşmalıdır. Bu durum düzlükte olduğu kadar yatarak dönüşlerde de böyle olmalıdır. Bu konu iki kere önemlidir. Alt beden tutuşu ile üst bedenin desteklenip tutulması: Birincisi üst beden ağırlığınız yönlendirmeyi etkilemeyecektir, gidona yada kumandalara ufak ivmeler vermenizde sizi serbest halde tutacaktır. İkincisi gevşek kollar ön taraftan gelecek darbeden oluşacak bir etkiyi daha büyütme yönünde bir işlev görmeyeceklerdir. Bu darbelerden bazıları kafa salınışı(gidonun sağa sola artan hızda salınışının başlaması) denilen kaza türüne sebep olabilmektedir.

Motorunuz orta sehpada yada bir kaldıraç üzerinde iken yanınıza mutlaka bir arkadaşınızı alarak motorunuzun üzerine rahat bir sürüş pozisyonunda oturunuz. Tankı dizlerinizle tutunuz, karın kaslarınızı sıkınız ve elciklerden ellerinizi kaldırmaya çalışınız. Önce bunu yapmakta zorlanacaksınız, tankın üzerine düşme eğilimi göstereceksiniz. Bu durumda karın ve üst bacak kaslarınızı kuvvetlendirmeniz gereklidir. Mekik ve şınav çekme çalışmaları iyi gelir. Sonra bu çalışmaları ellerinizi geçekten elciklerden çekmeden kaldırmağa çalışınız, elciklerle temas kaybolmasın ancak neredeyse dokunur tarzda bir hareketle talimlerinizi düzlüklerde ve sonra dönüşlerde de yapınız.

Alt bedenin bir diğer işi de süspansiyon görevi görmesidir. Motokroslarda ayakta giden sürücüler dizlerini, izdüşümleri ayak uçlarını geçmeyecek oranda kırarlar. Bu bacakların yerden gelecek, engebelerden hasıl olacak darbeleri emmesine yardımcı olması içindir. Spor tip motorlarda çok aşırı durumlar hariç ayağa kalkma söz konusu değildir ancak burada da bir darbenin etkisi ayakla kalça arasında tutulmak suretiyle emilebilmelidir. Üst bedeninizi alt bedeninizle destekleyiniz ve böylelikle üst bedenin motorla birlikte hareket etmesini sağlayınız. Sürüşün yönüyle birlikte değil, motosikletinizle birlikte hareket. Bu durum sizin üzerinizdeki gerilimi ve süspansiyonlarınızın üzerindeki yükü azaltır.

Motosikletinizi döndürmeniz gerektiğinde alt bedeniniz yine yardımcıdır. Yana yatışta önce iç taraftaki ayağınıza ağırlık verirken dış taraftaki dizinizle de dönüş yönünde baskı uygulayabilir ve yine dış topuğunuzla motoru içe doğru çekebilirsiniz. Bu hareketler dönüşün eksenini oluştururken bedeninizin geri kalan kısımları da kontra basmak için bir dayanak oluşturur. Yarışçılara dikkat ederseniz, yarışçıların motorlarını bir yandan diğerine alırken sarkma esnasında ne kadar hassas olduklarını görürsünüz. Motor yatınca, sürücü motoruna göre(motorla birlikte) hareket ederken ve neticede ikisi birlikte hareket ederken inceliklerin çok hassas icra edilişini görebilirsiniz.

Tecrübe size uygun olanı belirleyecektir. Tüm bu konuların hep birlikte ele alınıp talim yapılmaya çalışılması sizi önce zorlayacaktır; üst bedenin yükten kurtarılması, darbelerin emilişi ve motorun döndürülmesi. Dönüşlerde sarkmak ve düzlükte tekrar toplanmak ve bu aynı zamanda zihinsel olarak birçok şeyi de düşünmeyi gerektirir. Öncelikle bacaklarınızla ve karnınızla motoru tutarak üst bedeninizi yükten arındırma çalışmaları yapınız. Burada şu ikilemi hiç unutmayalım. Performans demek rahatınızın bozulması demektir. Rahatlık istiyorsanız performansı feda edeceksiniz yada performans istiyorsanız rahatlık olmayacaktır. İkisi birden birlikte tam olmaz. Ancak biraz daha rahatlık ve biraz az performansı tercih edebilirsiniz. Kendi karışımınızı bulunuz. Çünkü birkaç dakika içinde bacak kaslarınız ağrımaya başlıyorsa o zaman sizin bu durumda ısrar etmeniz doğru değildir. Önce kaslarınızı istediğiniz kondisyona getiriniz. En önemlisi de tecrübedir. Aslında peglerden başka bastırılacak bir sürü bölüm vardır ve size nelerin yardımcı olabildiğini buldukça hayretler içinde kalacaksınız.

Talimler trafiğe kapalı alanlarda ve tam donanımlı olarak yapılırken bir kaza sırasında size müdahale edebilecek, gerekirse ambulans çağıracak bir arkadaşınızın sizinle olması şarttır.

04 Kasım 2009 Çarşamba

PERİFERİK GÖRÜŞ

Motosiklet Sürüşünde Geniş Görme Tekniği

Bakmakla görmek aynı şey değildir. Baktığını görmeyenlerde vardır. Bunun nedeni aslında gören organımızın beynimiz olmasıdır. Gözler ise sadece görüntüyü beynimizin ilgili bölümüne yansıtan merceklerdir. Ancak motosiklet sürüşünde bakmadan görmek diye bir olay vardır. Esasen tüm araç sürüşlerinde hatta basketbol yada futbol olsun tüm spor şekillerinde bu olay çok önemlidir. Sporda başarıya götüren bu teknik sürüşlerde hayat kurtarır.

Motosiklet sürerken başımızı dik tutarız ve gittiğimiz yöne doğru olabildiğince ileriye doğru bakarız. Dönüşlerde yatarken bile iki gözümüzün yatay doğrultularının ufuk hattına paralel olmaları gerekir. İleriye doğru hareket ettikçe de bakışlarımızı bir sonraki daha ileriye doğru çeviririz. Güvenlik açısından bu bizim bakışlarımızın hedefe kilitlenmesini engeller. Performans açısından ise etkin bir şekilde olayların akışını yavaşlatacak; olabildiğince ileriye doğru bakış sürücüye reaksiyon için çok daha fazla alan dolayısıyla da zaman tanıyacaktır. Burada soru şudur: Olabildiğince ileriye doğru bakarken yoldaki yakın bir referans noktasını nasıl göreceksiniz? Bunun cevabı geniş görme yeteneğinizi kullanmaktır. Periferik görüş.

Periferik görüş sizin direk bakış çizginiz içinde olmayan nesneleri ve hareketleri fark edebilme yeteneğidir. Birçok spor faaliyetinde başarı geniş görüş yeteneğimizi iyi kullanmamıza dayanır. Bir futbolcu topa bakarken aynı anda olabildiğince fazla sayıda etrafındaki diğer oyuncularıda görebilmelidir. Bir jonglör(hokkabaz) elinde çevirdiği nesnelere bakmaz, havadaki bir noktaya bakar. Burada birbiri ardından atıp tuttuğu nesnelerin zincirleme akışını bir bütün olarak geniş görüş yeteneğini kullanarak görür.

Bir şey hakkında detaylı bilgiyi ona direk bakarak elde ederiz. Nesneler direk bakış hattımızından ne kadar uzaklaşırsa bizim sezme(fark etme) alanımızdan da o kadar uzaklaşır. Otoyolda giderken yanınıza bir araba yanaştığında onun ne kadar yaklaştığını, hızını ve sürücüsünün olayın farkında olup olmadığı bilmek istersiniz. İdeal olanda bunun araca bakılmadan yapılabilmesidir. Yarış pistinde ise ön tekerinizin ideal olan hattınıza ne kadar yakın olduğunu ön tekerinize direk olarak bakmadan bilebilmenizdir.

Talimlerle geniş görüş yeteneği geliştirilebilir. Burada ilk önemli konu bilmeden görüş alanınızı sınırlıyor olmamanızdır. Mesela saçınız yada balaklavanızın kenarı görüş alanınızı kısıtlamasın. Kask alırken göz bölümünün genişliği önemlidir ki yanlara doğru ne kadar açıksa o kadar fazla geniş görüş imkanı verir. Gözlük yerine kontak lens kullanın, gözlük çerçevesi görüş alanınızı kısıtlar. Güneş gözlüğü yerine koyu kask vizörü kullanın. Astiğmatın en düşük derecesi bile işinizi zorlaştırır. Gözlükte kademeli camlar kullanılırken(sadece camın ortasından bakılırsa mesafeye göre değişen odaklanma yapan) size görüşde zorluk getirir çünkü sadece sadece camın merkezinden bakmakla net görebilirsiniz. Kontak lensler gözlerinizle beraber hareket eder. Bu sebeble de optik merkez devamlı ayarlanmaktadır. Spor faaliyetlerinde kontak lensler idealdir.

Göz doktorunuz sizin geniş görüş yeteneğinizi kontrol edebilir. Bu yeteneğinizi geliştirmeniz için size bazı çalışma teknikleri önerebilir. Burada bizim önerebileceğimiz bir çalışma; bakışlarınızı gevşemiş bir tarzda olarak önünüzdeki bir noktaya odaklayınız. Mesela duvardaki bir resime ve sonra gözlerinizi oynatmadan bu objenin hemen yanıbaşındaki bir nesneye konsantre olun. Mesela onun hemen yanındaki başka bir resime ve olabildiğince fazla detaylı fark etmeğe çalışın. Kademeli olarak daha da yanlara konsantre olarak bunlar hakkında olabildiğince detaylı bilgi toplamaya çalışın. Bu yana konsantre olma olayını sonuçta gözünüzün en kenarındaki nesnelere kadar bu talimi yaparak kendinizi geliştirin. Bu çalışmayı odaklandığınız nesnenin sağ tarafına olduğu kadar sol tarafı içinde yaparken sonraları aşağısına ve yukarısına doğru olarak tamamlayın. Talimler ilerledikçe geniş görüşünüz gelişecek ve yanlardaki nesneleri ve hareketleri direk bakmadan detaylı olarak fark etme yeteneğiniz iyileşecektir. Bu çalışmayı daha sonra her iki tarafa aynı anda konsantre olarak ve de yanlarda nesneleri yürüyerek de fark etme şeklinde yaparsınız. Sonra bunun sürüşte talimleri yapılır taki bu durum sizde doğal bir alışkanlık haline gelene kadar. Direk olarak bakmadan hızla ve kolayca görebilmelisiniz.

Geniş görüşün anlamı trafikde çok daha fazla önem kazanır. Yolunuza doğru kıran bir aracı anında fark edip direk önünüzde olanla irtibatınızı kesmeden gerekli reaksiyonu verebilirsiniz. Geniş görüşünüz içinde önünüzdeki motosiklet veya arabanın hareketlerinin farkında olarak yaklaşmakta olan dönemece bakışlarınızı direk olarak odaklayabilirisiniz. Pistte de referans noktalarını olabildiğince ileri bakarken bile seçersiniz. Burada anahtar sürekli olarak bu işin talimini yaparak gözlerinizi formda tutmaktır.

01 Kasım 2009 Pazar

SES SEVİYELERİ

Ne seviyede ses gürültüdür?

10dB Normal nefes alıp verme sesidir.

20dB Yaprak hışırtısı, sivrisineğin vızıltı sesidir.

30dB Fısıltı sesidir.

40dB Buzdolabının çalışma sesi, buhar sesi.

50-60dB Sessiz bir büro.

50-65dB Normal konuşma sesidir.

60-65dB Kahkaha sesi.(Normal insanların ki)

70dB Saç kurutma makinesi, vakumlu elektrik süpürgesinin çalışma sesidir.

75dB Bulaşık makinesinin çalışma sesidir.

78dB Çamaşır makinesinin çalışma sesidir.

80dB Çöp öğütme makinesinin sesi, şehir trafik polisinin siren sesi.

90dB in üzerindeki ses seviyelerine uzun zaman maruz kalmak geçici sağırlık yapabilir.

84dB Dizel kamyon.

70-90dB Dinlence taşıtları.

88dB Metro, motosiklet.

100dB Tren, çöp kamyonu.

97dB Gazete baskı makineleri.

98dB Traktör.

Düzenli olarak bir dakikadan fazla aşağıdaki ses seviyelerine maruz kalmak kalıcı duyma kaybına sebep olabilir.

103dB 35 metre yükseklikte tepemizde uçan bir jet motorunun sesi.

105dB Kar arabası.

110dB Elektrikli testere, senfoni orkestrası, kaya matkabı.

120dB Diskoteklerdeki ses seviyeleri, taşınabilir kaset yada cd çalarların sesleri.

110-125dB Stereo sistemler.

110-140dB Rock konserleri.

130dB Jet uçağının kalkış sesi, av tüfeği patlamasının sesi.