23 Mart 2008 Pazar

SUSPANSİYON 3

YAY SERTLİK ORANI

Tüm ayarları yaptığınız halde süspansiyonlar hala dibe vuruyorsa yayların değiştirilme zamanı gelmiştir. Ayarsız süspansiyonlarla motor kullanılabilir ama özelliğini kaybetmiş yaylarla yada ağırlığınıza göre sertlik oranı yetersiz kalan yaylarla motor kullanmak çok sakıncalıdır.

Photobucket

Her yayın bir oranı vardır. Yay sertliği olarak bilinen bu oran yayın belli mesafe sıkışması için gerekli gücü belirtir. Genellikle N/mm olarak ölçülen bu oran mesela sertlik oranı 10 N/mm olan bir yayın 10 mm sıkışması için ilave bir 100N güç istediğini gösterir. Bu oranı yayın yüklendiği toplam baskı ile karıştırmamak gerekmektedir.

Yayların bazılarının yay dilimlerinin aralıkları eşit olan ardışık tiplerdedir bazıları ise sıkışarak giden tiplerdedir. Birinci tipteki yaylar ardışık ikinciler progresif yaylardır. Sistem olarak gazlı ve mekanik tip yay sistemleri vardır. Birde gelecekte daha çok kullanılacak gibi gözüken yaprak sistemi yaylar vardır.

En çok kullanılan mekanik yaylar iki tiptir.

Birinci tip yaylar mekanik çelik yaylardır. Spiral şeklinde kıvrılmış esnek çelikten imal edilmiş bu yaylar bir çok motorun ön ve arka amortisörlerinde kullanılmaktadır. Eşit aralıklıdırlar bu da süspansiyonun çalışması esnasında yay çalışma oranının aynı kalacağı anlamına gelir.

İkinci tipte yay sıkışma oranı gittikçe sertleşerek çalışır. Burada yay aralıkları yayın altına doğru azalarak halkalar sıklaşır. Darbe esnasında birbirine bitişen alt yaylar otomatik olarak yayın daha sertleşmesine neden olurlar. Bu da yayın yüklendikçe daha sertleşmesi demektir.

Gazlı yayların çalışması daha basit ama daha etkilidir. Doğal olarak da oranları artan kademeli olarak çalışır. Bir bisiklet pompasını hava çıkışına parmağınızı koyup pompaya hava bastığınızda olan neyse gazlı yaylarda da çalışma sistemi odur. Önce pompanın kolu az bir güçle çalışır ancak parmağınızla çıkışını kapattığınız için içinde sıkışan hava nedeniyle gittikçe basmak zorlaşır İçerdeki hava ısındıkça da sertlik hızlanarak artar. Aynı hacim içinde sıkışan gaz ısındıkça genleşerek yayın sertliğini hacmin genleşmeye kıyasla küçülmesi oranında artırır. Buda aynı yayla daha fazla taşıma kapasitesinin sağlanması demektir.

Yaprak yaylar ilk olarak 1990 lar da denendi. Motorun altında ve salıncağın içinde olarak kullanılması düşünülmektedir. Bu sistem dış yayların varlığını gereksiz kılmaktadır. İlaveten ön yükleme, yay oranı ve sürüş yüksekliği ayarlarında tam bir ayarlanabilirlik imkanını sunmaktadırlar.

Motorda iki kısım vardır.

Birincisi yayların taşıdığı ağırlıkları oluşturan kısımlar. Bu kısımlar hareketlidir. Süspansiyonların yaylanmasına bağlı olarak yukarı aşağı hareket ederler.

İkincisi yayların taşımadığı ağırlıkları oluşturan bölümler. Bu kısımlar süspansiyonların hareketleri ile hareket etmeyen kısımlardır. Lastikler, fren diskleri, arka dişli, ön çatalların alt kısımları ve salıncak.

Hareketsiz kısımların ağırlıkları bir motorda ne kadar az ise o motorun yol tutuş kabiliyeti o kadar fazla olacaktır. Bir kasise gelen lastik düşük hareketsiz bölüm ağırlığı vasıtasıyla darbeye daha etkili olarak ve daha çabuk tepki gösterecek ve lastiğin yolla temasının kaybolduğu yada zayıfladığı süreyi kısaltacaktır. Bu yüzden yarış motorlarında hafif jant, kompakt kaliperler ve çok hafif süspansiyon malzemeleri kullanılır. Yine yanakları kısa lastik kullanımı da lastiklerin darbelerle deforme olup darbenin şokunu direk olarak süspansiyonlara vermesini engellemek içindir. Ama bunun bedeli de çok sert ve dolayısıyla rahatsız edici sürüş hissi veren bir motordur.

Her duruma uygun yada mükemmel diyebileceğimiz bir süspansiyon ayarı yoktur. Değişen yol, trafik ve yük durumuna göre süspansiyonların yeniden ayarlanması gerekir. Bunu elektronik sistemlerle bir düğmeye basarak yapan sistemler yeni model motorlara monte edilmeğe başlanmıştır.

Hiç yorum yok:

BİNİCİLİK DENEYİMİ

Yeni, deneyimsiz bir motosiklet sürücüsü, deneyimli bir sürücünün sahip olduğu dayanıklılığa sahip olmayacaktır. Motosiklete binme konusunda...